YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10143
KARAR NO : 2022/7168
KARAR TARİHİ : 20.09.2022
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, hükme karşı davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, davalı Hazine ve Orman İdaresinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma istemi değerden reddedilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili dava dilekçesi ile; Çayhisar Mahallesindeki üzerinde ev, tuvalet çukuru ve bahçe bulunan taşınmazın davacının dedesinden babasına, babasından da davacıya kaldığını, 100 yıldan beri tarım ve kültür arazisi olarak kullanıldığını, üzerinde orman bitki örtüsü bulunmadığını ve toprak yapısının da ormanla ilgisinin bulunmadığını, taşınmazın bulunduğu yerde orman tahdidinin 1943 yılında ve aplikasyonun 1999 yılında yapıldığını, 2/B uygulama haritasının da 27.05.2005 tarihinde ilan edildiğini, taşınmazın orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu halde orman tahdit haritasında orman sınırı içinde gösterildiğini belirterek öncelikle tahdit aplikasyonun iptaline, aksi halde 2/B uygulamasının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne; davacının kullanımında olduğu iddia edilen alanı kapsayan … İli Köyceğiz İlçesi Çayhisar Mahallesi Kavacık Mevkiindeki 3116 Sayılı Kanun kapsamında yapılan orman tahdit tutanaklarının iptali istemine yönelik talebinin reddine; dava konusu davacının kullanımında olduğu iddia edilen alanı kapsayan 6227-6226-6225 O.T.S. noktaları ile belirlenen hattın 2/B uygulamasının iptaline karar verilmiş; hükmün, davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, davalı … İdaresi vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf itirazlarıının kabulü ile Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.11.2017 tarihli ve 2015/92 Esas, 2017/344 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacı … tarafından açılan davanın reddine karar vermiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmişse de eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğu görülmektedir. Şöyle ki; davacı dava konusu taşınmazın 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırı dışında iken 2005 yılında ilan edilen aplikasyon ve 2/B uygulaması sırasında orman içinde bırakıldığını, bu sebeple aplikasyon işleminin iptalinin gerektiğini, taşınmazın 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışmada orman tahdidi içinde kaldığı saptandığı takdirde ise taşınmaz 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi gereğince orman niteliğini yitirdiğinden 2/B uygulamasına tabi tutulması gerektiğini ileri sürmektedir.
Dolayısıyla burada Mahkemece yapılması gereken iş, dava konusu taşınmazın 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışmada orman sınırları içinde kalıp kalmadığının orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması sureti ile belirlenmesi, aplikasyon ve 2/B uygulaması sırasında taşınmaz konumunun değişip değişmediğinin tespiti; bir başka ifadeyle aplikasyon ile ilk orman tahdidinin birbiri ile uyumlu olup olmadığının saptanmasıdır.
Buna karşılık Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi rapor ve ek raporunda; dava konusu taşınmazın ilk orman kadastrosu sırasında orman sınırı dışında bırakıldığı, aplikasyon ve 2/B tutanaklarının da ilk tahdit ile uyumlu olduğu, ancak 2/B haritasının çizimi sırasında 6226 nolu orman sınır noktasının yanlış yerde gösterilmesi nedeniyle taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı yönündedir. Ancak rapor eki haritada incelendiğinde, bilirkişilerce 3116 sayılı Kanun’a göre belirlenen orman sınırının dosya içerisinde bulunan orman tahdit haritası ile uyumlu olmadığı görülmektedir. Şöyle ki; 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdidi sonucu düzenlenen haritada; P.41 numaralı iç poligonunu çevreleyen 6217, 6218, 6219, 6220, 6221, 6222, 6223, 6224, 6225, 6226, 6227 numaralı orman sınır noktasına bakıldığında, 6226 orman sınır noktasından 6227 nolu orman sınır noktasına gidilirken güneydoğu yönde ilerlemesine rağmen, açı ve mesafelere göre bilirkişilerce çizilen hatta doğu yönde gidildiği görülmektedir. Bu durumda bilirkişilerce 3116 sayılı Kanun’a göre yapılan çalışmadaki açı mesafe ölçüler hesaplanarak çizilen harita ile orijinal harita arasındaki farklılık bulunduğu, dolayısıyla henüz ilk tahdit harita ve tutanaklarının birbiri ile uyumlu olup olmadığının dahi saptanamadığı görülmektedir.
Mahkemece, bu husus saptandıktan sonra aplikasyon sırasında bir hata yapılıp yapılmadığının irdelenmesi; aplikasyon çalışması sırasında düzenlenen taşınmazı ilgilendiren çalışma tutanakları getirtilmek sureti ile aplikasyonun ilk orman tahdide aykırı olup olmadığının, bir aykırılık varsa bunun tutanaklardan mı yoksa haritanın düzenlenmesinden mi kaynaklandığının belirlenmesi gerekirken bilirkişilerce bu hususlarda bir açıklama yapılmamış, Mahkemece de yetersiz raporlara dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Hal böyle olunca, Mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ve aplikasyon ve 2/B çalışmasına ilişkin işe başlama, çalışma (özellikle 6217, 6218, 6219, 6220, 6221, 6222, 6223, 6224, 6225, 6226, 6227 ve 6282, 6283, 6284, 6285 sayılı orman sınır noktalarına ilişkin çalışma tutanaklarının tümü) işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri ve yapılmışsa fenni hataları düzelme çalışmasına ilişkin harita ve tutanaklar dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte; 3116 sayılı Kanun’a göre düzenlenen orman kadastro haritası, 2005 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B çalışması ile yapılmış ise sınır düzeltme çalışmalarına ilişkin haritaların ölçeği, kadastro paftası ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, komşu ve yakın komşu parseller ve değişik açı ve uzaklıkta en az 10-12 OS noktası görülecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun her biri üzerinde ayrı ayrı renklerle gösterildiği, denetime elverişli, müşterek imzalı rapor alınarak dosya içine konulması; taşınmazın kısmen veya tamamen 3116 sayılı Kanun’a göre yapılan ilk orman sınırı içinde kaldığının anlaşılması halinde orman sınırı içinde kalan taşınmaza yönelik süresi içinde dava açılmadığından davanın reddine karar verilmesi, ancak dava konusu taşınmaz ilk orman tahdidinin dışında kalmasına rağmen hatalı aplikasyon ve 2/B uygulaması ile orman sınırı içinde kalmış ise aplikasyonun ilk tahdide aykırı olamayacağı düşünülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 29.11.2018 tarihli ve 2018/289 Esas, 2018/851 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 20.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.