Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/10338 E. 2023/46 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10338
KARAR NO : 2023/46
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/321 E., 2019/478 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Kadastro sırasında; Adana ili, … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 373 ada 1, 2, 3 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar tarla, bağ ve zeytinlik vasfı ile davalılar adına tespit edilmiştir.

2.Davacı, … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 373 ada 1, 2, 3 ve 6 parsel sayılı taşınmazların orman olduğu ve kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, dava konusu taşınmazların orman niteliğine haiz olduğunu, bu nedenle kesinleşmiş orman sınırı içinde bulunan kısımların orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek taşınmazların kesinleşmiş orman sınırı içinde bulunan kısımların tapusunun iptaline, davalıların taşınmazlara müdahalelerinin önlenmesine, orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 20.02.2017 tarihli ve 2014/449 Esas, 2017/129 Karar sayılı kararında, öncesi orman olan bir yerin orman dışına çıkarılmasının mümkün olmadığı ve orman toprağının zilyetlikle kazanılamayacağı, özel mülkiyete konu oluşturmasının hukuken mümkün olmadığı, bu suretle dava konusu taşınmaz bölümlerinin ilk orman tahdidinde devlet ormanında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; 18.10.2016 tarihli ve 25.12.2016 tarihli rapor ve ek raporunda 373 ada 1 parselde (A) harfi ile gösterilen 1.504,06 metrekare, 373 ada 2 parselde (A) harfi ile gösterilen 170,58 metrekare, (B) harfi ile gösterilen 469,42 metrekare, 373 ada 3 parsele tekabül eden 3.018,16 metrekare, 373 ada 6 parselde (A) harfi ile gösterilen 8.259,64 metrekarelik kısımların davalılar adına tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline, davacı vekilinin men’i müdahale talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
… Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2017/644 Esas, 2017/603 Karar sayılı kararında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 345 ve 352 nci maddeleri gereğince, davacı tarafın süresinde olmayan istinaf dilekçesinin reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; dava konusu taşınmazların 1953 yılında yapılan arazi kadastrosunda, senetsiz olarak tarla, bağ ve zeytinlik vasfıyla davalıların murisi … adına tespit edildiği, dava konusu taşınmazlar yönünden, 63 nolu Orman Kadastro Komisyonunca 1996 yılında yapılıp 1998 yılında ilan edilen tahdidin ikinci kadastro niteliğinde olup hükümsüz sayılması gerektiği belirtilerek yerel mahkeme kararının 6100 Sayılı Kanun’un 353/(1)-b.3 üncü maddesi gereğince kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarihli ve 2018/1522 Esas, 2019/811 Karar sayılı kararıyla, “çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp 10.07.1998 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının 1953 yılında yapılan genel arazi kadastrosuna karşı ikinci kadastro kabul edilemeyeceğinden işin esasına girilerek yöntemine uygun şekilde istinaf incelemesi yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, açılan tapu iptal ve tescil davasının Mahkemece kabulünün haklı ve yerinde olduğunu, ancak el atmanın önlenmesine dair verilen ret kararının hukuka aykırı olduğunu, öte yandan harçtan muaf olmasına rağmen aleyhlerine harca hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, mülkiyet haklarına yönelik idare ve Mahkeme tarafından ihlalde bulunulduğunu, taşınmazın kendi adlarına tapuda kayıtlı olduğu ve bilahare yapılan orman kadastrosunun geçersiz sayılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil ve müdahalenin men’i istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 353/1-b, 373/1, 2, 3 maddeleri.

3. Değerlendirme
Somut olayda; öncelikle İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2017 tarihli ve 2014/449 Esas, 2017/129 Karar sayılı kararı; Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli kararı ile düzeltilerek yeni bir hüküm kurulduğuna, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararı da Yargıtay (Kapatılan 20. Hukuk) Dairesince 11.02.2019 tarihinde bozulduğuna göre; Yargıtay bozma ilamından sonra Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf incelemesi yapılmayıp, yeniden hüküm oluşturulması gerekirken; bozma kararı öncesi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ortadan kaldırılan 20.02.2017 tarihli İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi yapılması hatalıdır.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,

Dosyanın kararı veren … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.