YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10353
KARAR NO : 2023/51
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul, Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 172 ada 2 parsel sayılı taşınmazın murisine ait olduğunu, bu taşınmazın doğusunda tescil harici bırakılan çekişmeli bölüm üzerinde iki katlı ev ve 40-50 yaşlarında zeytin, badem, nar, asma, portakal ve limon ağaçlarının bulunduğunu, aynı zamanda bir kısmının da ekin tarlası olarak kullanıldığını, dava konusu yerin 1970 yılından beri kendi zilyetliklerinde olduğunu belirterek, çekişmeli taşınmaz bölümünün muris … adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine, davacıların imar ve ihya iddia ettiği yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bir yer olduğu, taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, imar ihyanın tamamlanmadığı, zilyetlik süresinin dolmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalı …, husumetin kendisine yöneltilemeyeceği, davanın süresinde açılmadığı, davanın zamanaşımına uğradığı, imar ihya koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 20.09.2018 tarihli ve 2016/606 Esas, 2018/480 Karar sayılı kararında, çekişmeli taşınmaz bölümünün devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılacak yerlerden olmadığı ve taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine eklemeli zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 07.02.2018 tarihli teknik krokide “A” harfi ile gösterilen 8.565,51 metrekarelik yerin; … mirasçıları adına Alanya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.11.2016 tarihli ve 2016/835 Esas, 2016/851 Karar sayılı kararında belirtilen miras payları oranında veraseten iştirak halinde tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı … Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Nedenleri
1. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının eksik incelemeye dayalı olup, usul ve yasa hükümlerine aykırılık bulundurduğunu, dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında ne sebeple tespit dışı bırakıldığının belirlenmediğini, öte yandan çekişmeli taşınmaz bölümünün zilyetlikle iktisap edilemeyecek yerlerden olmakla birlikte davacının taşınmaz üzerinde herhangi bir tasarrufunun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı … Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının hatalı ve eksik olduğunu, bu tür yerlerin orman vasfında olmakla beraber zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmadığını ve Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
… Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2019/96 Esas, 2019/284 Karar sayılı kararında, davacının dava konusu taşınmaz üzerinde aralıksız ve çekişmesiz tarım faaliyetinde bulunduğu, bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğu, taşınmaz bölümünün Devletin hüküm ve tasarrufu altında olmayan yerlerden olduğu, zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı lehine oluştuğu ve böylece İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle HMK’nin 353/1-(b). maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
… Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin yukarıda sözü edilen kararına karşı yasal süresi içerisinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde de belirtildiği üzere Mahkeme kararının eksik inceleme, araştırma ve uygulamaya dayalı olduğunu, çekişmeli bölümün uzun yıllardır kullanılmadığı ve bu kısmın Hazineye ait olduğunu, böylece, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak yerel Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yörede yapılan kadastro sırasında “çalılık” vasfıyla tespit harici bırakılan taşınmazın, davacı adına tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesi, “…Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir…”
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi, “…Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir…”
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ve 17. maddesi, “…– Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına tespit edilir…” hükümlerini içermektedir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370’inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.