Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/10372 E. 2022/9882 K. 06.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10372
KARAR NO : 2022/9882
KARAR TARİHİ : 06.12.2022

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
İLK DERECE MAHKEMESİ : …Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında …Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez taraf vekilleri tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı Hazine vekili; … İli …İlçesi…Köyünde 3402 sayılı Kanun’un Geçici 8.maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında 109 ada 2 parsel sayılı taşınmazın senetsizden bahçe niteliğiyle 1.444,38 m2 olarak davalı … adına tespit gördüğü, Orman Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 2001 tarihli müfettiş raporuna göre kesinleşmiş orman sınırları dışında kalan ve tescil edilmemiş olan eylemli orman alanlarının tespiti için …Asliye Hukuk Mahkemesi’ne müracaat edildiği, anılan Mahkemenin 2004/18-19 değişik sayılı tespit dosyasında dava konusu taşınmazın 964 m2’lik kısmının eylemli orman vasfında bulunduğunun belirlendiği, bu nitelikteki bir taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tescilinin sağlanması gerektiği, 2003 ve 2008 tarihli uydu görüntülerinde de bu kısmın orman örtüsü ile kaplı olduğu, daha sonra orman örtüsü tahrip edilerek tarım arazisi vasfına dönüştürüldüğü belirtilerek, tespitin iptali ile 964 m2’lik kısmın ayrı bir parsel numarası altında orman vasfı ile … adına tespit ve tesciline, bunun mümkün olmaması halinde davalı tarafın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği için gerekli şartları taşımadığından tespitteki vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 109 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, teknik bilirkişilerin 02.01.2017 tarihli ek raporunda (2) rakamı ile gösterilen 480,14 m2’lik kısmın 109 ada 2 parsel numarası altında bahçe niteliğiyle … adına tespit ve tesciline, aynı ek raporda (A) harfi ile gösterilen 964,24 m2’lik kısmın 109 adanın son parsel numarasından sonra oluşturulacak parsel numarası altında orman niteliği ile … adına tespit ve tesciline karar verilmiş, hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; “İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm vermek için yeterli olmadığı, kadastro tespit tutanağının edinme sütununda önceki tapulama çalışmaları sırasında taşınmazın orman olduğu gerekçesiyle tapulama harici bırakıldığı, daha sonra kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sınırı dışında kaldığı belirtildiği halde kadastro müdürlüğünden yörede yapılan tesis tapulama çalışmaları sırasında dava konusu parselin tespit harici bırakılma nedeninin sorularak, paftasının istenilmediği, komşu parsellerin (109 ada 2 ve 759 sayılı parseller) kadastro tutanaklarının ve varsa dayanaklarının getirtilip mahallinde uygulanarak dava konusu yeri ne okuduğunun belirlenmediği, bilirkişi kurulu raporunda yörede 3116 sayılı Kanun’a göre yapılan ve 1940 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu yerin orman sınırları dışında kaldığının bildirilmesine rağmen, bu çalışmaya ilişkin çalışma tutanağı, askı ilanı ve tahdit haritalarının getirtilmediği, keza 2896 ve 3302 sayılı Kanunlar’la değişik 6831 sayılı Kanun’un 2/B uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalarının getirtilip bilirkişi kurulunun uygulamasının denetlenmediği, …Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/18-19 D.İş sayılı dosyasının getirtilerek bu dosyada toplanan delillerin değerlendirilmediği, dosyaya zamanında getirtilen ancak keşifte tatbik edilmeyen 1987, 1990 ve 1997 yılına ait hava fotoğraflarının değerlendirilmesi yönünde keşif gününden itibaren bir yılı aşan süreden sonra bilirkişi kurulundan büro çalışmasına dayalı ilk raporla çelişkili ek rapor alınmış olduğu, çelişkinin giderilmediği, o halde bahsedilen deliller toplandıktan sonra önceki bilirkişiler dışında refakate alınacak serbest çalışan birer orman yüksek mühendisi, toprak bölüm mezunu ziraat mühendisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişi eşliğinde yapılacak keşifte kadastro paftası, orman tahdit haritası, memleket haritası ölçekleri eşitlenerek birbiri üzerine çakıştırma yapmak suretiyle dava konusu yerin konumunun belirlenmesi, dava konusu yerin orman sayılmayan yerlerden olması halinde dosyada mevcut hava fotoğraflarının tatbik edilerek stereoskop aletiyle 3 boyutlu incelenerek taşınmazda imar ve ihya olgusunun bulunup bulunmadığının ve tamamlanma tarihinin tespit edilmesi, taşınmazın kazanmaya elverişli kültür arazisi olup olmadığı, davalının zilyetlik durumunun mahalli bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanması, bilirkişilerden dava konusu 964,24 m2’lik kısmın dört bir yönden renkli fotoğrafları ekli bilimsel, objektif ve gerekçeli rapor alınması” gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
Mahkemece, yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, 109 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişilerinin 22.05.2017 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 687,07 m2’lik kısmın 109 adanın son parsel numarasından sonra oluşturulacak parsel numarası altında orman niteliği ile … adına tespit ve tesciline, (B) ile gösterilen kısım ifraz edildikten sonra geri kalan 757,31 m2’lik kısmın 109 ada 2 parsel numarası altında bahçe niteliğiyle … adına tespit ve tesciline karar verilmiş, hükmün davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm bu defa davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Geçici 8.maddesi uyarınca yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişme konusu taşınmazın bulunduğu yerde; 1940 yılında ilan edilerek kesinleşen orman tahdidi, 1976 yılında 1744 sayılı Kanun’la değişik 2.madde uygulaması, 1985 yılında ilan edilerek kesinleşen 2896 sayılı Kanun’la değişik 2/B madde uygulaması ve 1988 yılında ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ile evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 3302 sayılı Kanun’la değişik 2/B madde uygulaması ve 2006 yılında 4999 sayılı Kanun’la değişik 9. madde çalışmaları bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu ise 1971 yılında yapılmış, dava konusu yer orman olarak tapulama harici bırakılmıştır. 2014 yılında ise Geçici 8.madde çalışması yapılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, 06.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.