Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/10375 E. 2023/2958 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10375
KARAR NO : 2023/2958
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar ve asli müdahiller vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar ve asli müdahiller vekili dava ve müdahale dilekçelerinde, 02.09.1930 tarihli Cilt No: 24, sayfa No: 7, Sıra No:1’de, … oğlu … ve … oğlu … ve … oğlu … adına kayıtlı, toplam 13.500 dönümlük eski tapu kaydına dayalı olarak, öncelikle bu eski tapu kaydı kapsamında kalıp da sonradan orman olarak sınırlandırılan veya devlet ve davalıların hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve 2/B mahiyetinde olan yerlerin 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) kapsamında davacılar adına miras payları oranında tesciline, orman vasfında olan yerlerin özel orman olarak tesciline karar verilmesi, bu mümkün olmadığı takdirde bu yerlerin bedellerinin kamulaştırmasız el atma hükümleri kapsamında belirlenerek müvekkillerine ödenmesini istemiştir.

II. CEVAP
1.Davalı DSİ vekili cevap dilekçesinde; kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açılabilmesi için öncelikle tapuda malik olunması gerektiğini, hem tapu iptali ve tescil hem de kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açılamayacağını, böyle bir durumda dosyaların ayrılması gerektiğini, davacıların öncelikle dava konusu taşınmazların maliki olduklarını ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafça sunulan taşınmaz bilgileri ile sağlıklı bir cevap verilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2.Davalı … İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların parsel numarası ve koordinatları belli olmadığından haritada tespitinin mümkün olmadığını, davacı tarafça dava konusu yerin açıkca belirlenmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

3.Davalı … vekili cevap dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının fiilen el atan İdareye yöneltilmesi gerektiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, 6487 sayılı Kanun gereği öncelikle idareyle uzlaşma yoluna gidilmesi gerektiğini, 2942 Kamulaştırma Kanunu’na 5999 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 6 ncı maddeye göre de bu davanın açılmasından önce uzlaşma yolunun denenmesi gerektiğini, davanın esası bakımından da iddia edilen haksız el atmanın kimin tarafından ne zaman yapıldığının davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, buna ilişkin olarak 1982 yılı ve öncesine ilişkin hava fotoğraflarının getirtilmesi gerektiğini, değer hesabı yapılırken kadastro parseli ve imar parseli hususlarının dikkate alınması gerektiğini, dava konusu taşınmaz kadastral parsel ise İmar Kanunu’nun 18 inci maddesi uyarınca DOP payı içinde kalıp kalmadığının belirlenmesi gerektiğin, taşınmazın değerini arttırıcı ve azaltıcı hususların belirlenmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

4. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın ada, parsel numaraları bildirilmediğinden ayrıntılı inceleme yapılamadığını, davacı tarafın kök murisine ait veraset belgelerini ve tapu kayıtlarını sunması gerektiğini, ayrıca hangi taşınmazla ilgili dava açtığını da net olarak ortaya koyması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ” dosyaya getirtilen davacı tarafça dayanılan eski tapu kayıtları incelendiğinde; 02.09.1930 tarihli Cilt No: 24, Sayfa No: 7, Sıra No:1’de, … oğlu … ve … oğlu … ve … oğlu … adına kayıtlı, toplam 13.500 dönümlük tapunun 28.03.1931 tarih Cilt No: 24, Sayfa No: 44, Sıra No: 1 ve 02.03.1939 tarih Cilt No:28, Sayfa No: 18, Sıra No:1’de kayıtlı tapulara gittiği, 28.03.1931 tarih Cilt No: 24, Sayfa No: 44, Sıra No:1 nolu tapu kaydının; 5.700 dönüm tarla, 7.800 dönüm orman olmak üzere toplam 13.500 dönümlük tarla ve orman olarak … ve … ve … ağaların uhdelerinde iken borç aldıkları 25.000 Lira mukabilinde 1 inci derecede Ziraat Bankasına ve yine borç alacakları 28.000 Lira mukabilinde … Beye 2 inci derecede ipotek edildiği, ikinci derecede alacaklı olan … Bey’in bu alacağını ticaret hariciye mümessiliği namına mükim ciro ve temlik etmekle tapu kaydının ticaret mümessilliği adına tescil edildiği ve bu kaydın 02.03.1939 tarih Cilt No: 28, Sayfa No: 18, Sıra No: 1 tapu kaydına gittiği, 02.03.1939 tarih Cilt No: 28, Sayfa No: 18, Sıra No:1’de kayıtlı tapu kaydının iktisap hanesinde; işbu gayrimenkulun … oğlu … Erdem ve … oğlu … ve … oğlu … Tunalı’nın müştereken uhdelerinde iken Ziraat Bankasından istikraz eylemiş oldukları 25.000 liraya karşılık olarak birinci derece ve birinci sırada banka namına ipotek tesis edilmiş ve yine sevyet ticaret müesseseliği namına müessel muavinliğine 28.000 liraya istikrazlarına karşı ikinci derece ve ikinci sırada ipotek tesis edilmiş olup Ziraat Bankası mezkur borçlarını tediye etmediklerinden Tahsil Emval Kanununa Tevfikan … İdare Heyetinin 23.02.1939 … ve 193/60 numaralı kararı ile açık arttırma sonunda 20.000 liraya Ziraat Bankası üzerine ihale katiyesi icra kılındığı ve sahiplerinin takdirlerine lüzum olmadan banka namına tescil kılındığı, söz konusu tapu kaydının miktarının ise 719 hektar, 8200 m2 orman, 523 hektar 8300m2 tarla olmak üzere toplam 12400 hektar, 6500 m2 olduğu, bu açıklama ve kayıtlara göre, davacıların ve asli müdahillerin dayanak yaptıkları tapu kayıtlarının tamamının 28.03.1931 tarih 1 sıra no ve 02.03.1939 tarih 1 sıra nolu tapu kayıtlarıya Ziraat Bankasına geçmiş ve murisleri adına herhangi bir kayıt kalmadığı, gerek … 2 inci Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/183 Esas sayılı dosyasına sunulan raporun son sayfasında değinilen Orman İşletme Müdürlüğünce düzenlenen 07.05.2003 tarihli inceleme raporu, gerekse … Tapu Müdürlüğünün mahkemeye verdiği 10.11.2015 tarihli cevaba göre bu eski tapuların 02.05.1940 tarihinde yapılan ifraz işlemi sonucunda Cumhuriyet Köyünün tamamını kapsadığı, davacılar ve müdahiller vekili tarafından tapu kayıtlarının tamamının değil bir kısmının Ziraat Bankasına geçtiği ileri sürülmüş ise de, tapu kayıtlarının incelenmesinde; murisler adına kayıtlı tapu kaydının toplam 13.500 dönüm olduğu, tedavül gören tapu kaydında ise toplam 1240 hektar 6500 m2 olduğu, bilindiği gibi 1 atik dönümün 919 m2′ ye tekabül ettiği, müdahillerin dayanağı 1930 tarihli tapu kaydındaki miktarın 13500 atik dönüm olduğu, bunun metrekareye çevrilmesinde (13.500 x 919= 12.406.500 m2 ) 1240 hektar 6500 m2 miktarın bulunduğu, bu haliyle gitti kaydı olan 02.03.1939 tarih 1 Sıra Nolu tapu kaydı miktarı ile davacılar ve müdahillerin dayanağı olan 02.09.1930 tarih 1 sıra nolu tapu kayıt miktarının aynı olduğu ve buna göre tüm tapunun Ziraat Bankasına devredildiği ve davacıların ve müdahillerin murisleri adına herhangi bir tapu kaydı kalmadığı, davacıların müdahil oldukları … Kadastro Mahkemesinin 2013/80 Esas 2017/205 Karar sayılı dosyasında da aynı eski tapuya dayalı olarak talepte bulunulduğu, o davadaki talebin sarı alanda kalan kısımlara, bu davaya konu talebin ise Orman ve 2/B kapsamında kalan kısımlara ilişkin olduğu, o davada da davacıların taleplerinin aynı gerekçelerle reddedildiği, davacılar tarafından eski tapu kaydındaki kişilerin davacıların murisleri olduğunun tespitine dair açılan davanın kabulüne dair verilen … 2 inci Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/183 Esas – 2017/29 Karar sayılı kararının sadece eski tapu kaydındaki kişilerin davacıların murisleri olduğunun tespitine ilişkin olduğu, bu açıklamalar doğrultusunda davalıların dava konusu taşınmazlara haksız bir el atmalarının olup olmadığı, bu bakımdan Maliye Hazinesi dışındaki davalılara husumet yöneltilip yönetilemeyeceği hususunda usul ekonomisi gözetilerek ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmediği ” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ve asli müdahiller vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar ve asli müdahiller vekili istinaf başvuru dilekçelerinde; mahkemece mevcut tapuların karara hatalı yansıtıldığını, dava devam ederken tapuda muris tespiti için … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/183 Esas, 2014/29 Karar sayılı kesinleşen kararı ile kök tapu maliklerinin müvekkillerinin murisi olduğuna karar verildiğini, mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadığını, eksik inceleme ile hatalı hüküm kurulduğunu, tapu kaydı ile tapudan gelen hudut haritası ile gayrimenkul keşifle hudutları ve miktarı belirlenebilecekken bunun yapılmadığını, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar ve asli müdahiller vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ve asli müdahiller vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar ve asli müdahiller vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi eski tapu kaydına dayalı tapu iptal ve tescil, terditli olarak da tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile ilk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ve asli müdahiller vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davacılar ve asli müdahillerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.