YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10380
KARAR NO : 2023/55
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair karar verilmiştir.
Kararın taraflar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, … ilçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan 270 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmalar esnasında Hazine adına tespit ve hükmen tescil edildiğini, taşınmazın murisleri … tarafından Hazineden satın alındığını, vefatı sebebiyle 2011 yılında … mirasçıları olan kendileri adına tapuya tescil olunduğunu, Hazine tarafından murislerine satılan bu taşınmazın bilahare mahaldeki ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulaması sonucu orman sahası içinde bırakılarak orman olarak sınırlandırıldığını, bu parselin de dahil olduğu 94 Numaralı Orman Kadastro Komisyon Başkanlığı kararının 23.12.2005 tarihinde ilan olunduğunu, taşınmazın ne şimdi ne de daha öncesinde orman ile bir ilişiğinin olmadığını, konumu ve toprak yapısı itibariyle orman vasfında değil tarla vasfında olduğunu ve tarla olarak kullanıldığını belirterek taşınmazın 94 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca orman sayılan yerlerden sayılarak orman olarak sınırlandırılması işleminin iptaline, kendilerine ait bu tarlanın adlarına payları oranında tapuya tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde dava konusu taşınmazın evvelce Maliye Hazinesinden bedeli ödenmek sureti ile satın alındığı gözetilerek taşınmazın güncel bedelinin yasal faizi ile birlikte Maliye Hazinesinden alınarak payları oranında kendilerine ödenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı … Başkanlığı, hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılacak sınırlamaya itiraz davalarında husumetin Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü olduğunu, Bakanlıklarının işbu davada hasım olmadığından Bakanlıkları yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini gerektiğini savunmuştur.
Davalı Hazine, davanın Hazine yönünden husumet yokluğundan (pasif husumet) reddine karar verilmesini, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesini, Orman Kadastrosu nedeniyle davacının uğradığı zararın da Hazineden talep edilmesinin mümkün olmadığını, zira Hazineye yöneltilen dava ve tazminat talebinin Borçlar Kanunu’nda düzenlenen kusursuz sorumluluk halleri arasında yer almadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı-davacı … Genel Müdürlüğüne izafeten Tekirdağ Orman İşletme Müdürlüğü, davacılar tarafından açılan işbu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, idarelerince kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazların bulunduğu Ferhadanlı Mahallesinde orman kadastro çalışmalarının 94 no.lu orman kadastro komisyonunca tamamlandığını ve 23.02.2005 tarihinde ilan edilerek itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, buna göre dava konusu taşınmazın orman olarak sınırlandırıldığını, bir yerin orman olup olmadığının Orman Kanun’u hükümlerine göre belirlendiğini, buna göre orman kadastrosu tamamlanan ve kesinleşen yerlerde, harita ve tutanakların kapsamı dahilinde kalan yerlerin orman sayıldığı ve bu yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını, dava konusu taşınmazın en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarında dahi orman sayılan yer olarak göründüğünü, evveliyatı orman olan bir yerin üzerindeki orman örtüsü tamamen yok edilmiş olsa da salt orman toprağının dahi orman mefhumuna dahil olduğunu, ormanlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukuken korunmasının söz konusu olmadığını, bilakis bu durumun 6831 sayılı Orman Kanunun’un ilgili maddelerinde tanımlanan suçların konusunu oluşturduğunu, bu nedenlerle açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini savunmuş; karşı dava ile ilgili olarak; dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu çalışmalarının tamamlandığını ve kesinleştiğini, buna göre dava konusu taşınmazın orman olarak sınırlandırıldığını, dava konusu taşınmazın tapuda halen davacılar adına kayıtlı bulunduğu anlaşıldığından çekişmeli 270 parsel sayılı taşınmazın hukuken geçerliliğini yitirmiş bulunan tapusunun iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Tekirdağ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 20.03.2018 tarihli ve 2014/597 Esas, 2018/115 Karar sayılı kararında, taşınmazın orman vasfında olmadığı, eskiden beri kültür tarımı yapılan tarım arazisi vasfında olduğu, eski harita ve hava fotoğraflarında da orman olarak görülmediği, üzerinde orman bitkisi olmayan açık alanda kaldığı, eskiden beri tarımsal faaliyet yapılan alanlardan olarak görüldüğü, devlet ormanı ile ilgisinin olmadığı, taşınmazın orman tanımına girmediği, mevcut orman alanı içinde ya da ağaçlandırmaya ayrılmış olarak belirtilen alan içerisinde olmadığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla mevcut tapu maliklerinin Orman Genel Müdürlüğüne izafeten Tekirdağ Orman İşletme Müdürlüğüne karşı açmış olduğu davanın kabulü ile, dava konusu 270 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 94 numaralı Orman Kadastro Komisyonu’nun 29.08.2003 tarihli Tahirçeşme Devlet Ormanı sınırlarına alınmasına ilişkin komisyon kararının bu taşınmaz yönünden iptaline, taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılmasına, taşınmazın mevcut tapu kaydının aynen korunmasına; davacıların …’na yönelik açmış oldukları davanın reddine, davacıların davalı … aleyhine açmış oldukları tazminat davası bakımından karar verilmesine yer olmadığına, karşı davacı … Genel Müdürlüğü’ne İzafeten Tekirdağ Orman İşletme Müdürlüğü’nce açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı … ve … vekili, davalı Hazine vekili ve davalı-davacı … Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur
B.İstinaf Nedenleri
Davacı-davalılar vekili istinaf dilekçesinde, kabul edilen davaları yönünden lehlerine nispi vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasının eksiklik, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmün vekalet ücreti yönü ile düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde, Mahkeme kararının eksik inceleme, araştırma ve uygulamaya dayalı olduğunu, Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine ve Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-davacı … Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazların bulunduğu Ferhadanlı Mahallesinde orman kadastro çalışmalarının 94 no.lu orman kadastro komisyonunca tamamlandığını ve 23.02.2005 tarihinde ilan edilerek itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, buna göre dava konusu taşınmazın orman olarak sınırlandırıldığını, Anayasanın koruması altında bulunan ormanların sınırlarının daraltılması ve şahıslar adına tapuya tescilinin mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle idarelerine karşı açılan asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın şahıslar adına olan tapusunun iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmaza müdahalenin önlenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
… Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2018/2102 Esas, 2019/1515 Karar sayılı kararında yapılan keşif ve alınan uzman orman bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın 1939, 1654, 1965, 1973, 1986, 1997, 2006 ve 2013 yılı hava fotoğraflarının tamamında açık arazi olarak gösterildiği ve tarla niteliğinde olduğu, 1973 yılında yapılan tapulama çalışmalarında da 1940 yılından itibaren tarla olarak kullanıldığının belirtildiği, keşif sırasında da taşınmazın tarla olarak kullanıldığı ve üzerinde orman bitki ve ağaç türlerinin yer almadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle HMK’nin 353/(1)-b.1’inci maddesi gereğince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
… Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin yukarıda sözü edilen kararına karşı yasal süresi içerisinde davalı Hazine ve davalı-davacı … Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde de belirtildiği üzere Mahkeme kararının eksik inceleme, araştırma ve uygulamaya dayalı olduğunu, Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak yerel Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-davacı … Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde de belirtildiği üzere dava konusu taşınmazın bulunduğu Ferhadanlı Mahallesinde orman kadastro çalışmalarının 94 nolu orman kadastro komisyonunca tamamlandığını ve 23.02.2005 tarihinde ilan edilerek itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, buna göre dava konusu taşınmazın orman olarak sınırlandırıldığını, Anayasanın koruması altında bulunan ormanların sınırlarının daraltılması ve şahıslar adına tapuya tescilinin mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle idarelerine karşı açılan asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın şahıslar adına olan tapusunun iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmaza müdahalenin önlenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak yerel Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, orman kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6831 sayılı Kanun’un 11’inci maddesi, “Orman kadastro komisyonlarınca alınan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar askı suretiyle otuz gün süre ile ilan edilir. Bu ilan ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak ve haritalara karşı itirazı olanlar; askı tarihinden itibaren otuz gün içinde kadastro mahkemelerinde, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemelerde dava açabilirler. İlan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar kesinleşir. Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak Hazine hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz.
” hükmüne haizdir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ve 17’inci maddesi, “– Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına tespit edilir.” hükümlerini içermektedir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, çekişmeli taşınmazın orman vasfında olmadığı ve zilyetlikle iktisap koşullarının şahıslar lehine oluştuğu dosya kapsamıyla sabit olduğundan, davalı Hazine ve davalı-davacı … Genel Müdürlüğü vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davalı Hazine vekili ve davalı-davacı … Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun’un 33’üncü maddesi uyarınca Orman İdaresi’nden harç alınmasına yer olmadığına, 09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.