YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10396
KARAR NO : 2023/437
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1864 E., 2019/242 K. (Ek Karar Tarihi) 14.05.2019
KARAR : Temyiz başvurusunun kesinlik yönünden reddine, istinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Niksar Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki Kadastro Tespitine İtiraz itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemece kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, ek kararla, miktar itibariyle verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesinin bu ek kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Tokat ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında, 512 ada 6 ve 7 parsel sayılı sırasıyla 554,12 ve 2.089,08 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde; daha önce yapılan kadastro tespit çalışmalarında orman olduğu gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarılan ve tescil harici bırakılan yerlerin Hazine adına tespit edilmeyip kişi adına tespit edilmesinin hukuka uygun olmadığını, taşınmazın evveliyatının orman veya devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, taşınmazların imar sınırları içinde kaldığını, bu nedenle imar ihya yolu ile kazanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek … ilçesi … Kasabası 512 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 512 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı yararına edinme koşullarının oluştuğu, 512 ada 7 parselin ise ham toprak niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, çekişmeli 512 ada 6 parselin tespit gibi tesciline, 512 ada 7 parselin ise ham toprak niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararını usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazın evveliyatının orman olup tespitin Hazine adına yapılması gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilen hususların isabetli olduğu, keşfin usule uygun yapıldığı, alınan raporların da hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle ve ilaveten resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1.Dava, Kadastro Tespitine İtiraz davasıdır.
2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, temyize konu taşınmaz üzerinde davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri ile 3402 sayılı Kanun 14, 17 ve Geçici 8 inci maddesi,
3. Değerlendirme
1. Anayasa’nın 36 ncı maddesinin 1 nci fıkrası uyarınca; herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36 ncı maddesinde güvence altına alman hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
2. 28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6 ıncı maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
3. Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6 ncı maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde, Niksar Kadastro Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli kararına karşı istinaf yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir.
4. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin, verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine ilişkin 14.05.2019 tarihli ek kararı usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
5. Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılması suretiyle istinaf talebinin esastan reddine ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesinin, temyiz isteminin reddine dair 14.05.2019 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,
Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair 13.02.2019 tarihli kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.