YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10401
KARAR NO : 2023/2170
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’un (6292 sayılı Kanun) 11/10 uncu maddesi gereği orman kadastro haritalarında yapılan teknik hataların düzeltilmesi işlemine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında … ili, … ilçesi, … Balandere mevkii 127 parsel sayılı taşınmaz, fundalık vasfıyla 11.180 metrekare yüzölçümü ile Hazine adına tespit edilmiş iken, … tarafından açılan dava sonucunda Sarıyer Tapulama Mahkemesinin 1959/153 Esas, 2967/9 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın fen bilirkişi raporunda A ile gösterilen 859,2 metrekarelik bölümünün orman olmadığı, ancak raporda B, C ve D harfiyle belirtilen kısımlarının evveliyatı itibariyle orman sayılan yerlerden olması nedeniyle orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, karar temyiz edilmeksizin 14.08.1967 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; … ili … ilçesi .. … Mahallesi orman kadastro haritalarındaki teknik hataları tespit ve düzeltme raporunun hazırlandığını, hazırlanan raporun çalışma alanının Bahçeköy Yeni Mahalle olmasına rağmen bu mahalle muhtarlığınca değil sadece … Mahalle Muhtarlığında ilan edildiğini, bu çalışma ile orman tahdidinin bütünüyle değiştiğini, 3116 sayılı Orman Kanunu’na (3116 sayılı Kanun) göre yapılan orman tahdit çalışmalarının usulüne göre incelenmediğini, arazi incelemesi yapılmadığını, orman tahdidinin dışında kalmasına rağmen 127 numaralı parselin maddi hata ile orman sınırları içerisine alındığını, teknik raporda buna gerekçe olarak gösterilen Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/134 Esas, 2006/41 Karar sayılı kararın orman tahdit sınırlarına ilişkin bir dava olmadığını, 1938 yılında yapılan orman tahdid çalışmasına göre 44 numaralı orman sınır noktası ile 24 numaralı orman sınır noktalarının aynı olduğunu, ancak teknik raporda 24 numaralı orman sınır noktası ile 45 numaralı orman sınır noktasının aynı kabul edildiğini ileri sürerek, yapılan kadastro çalışmasının iptaline, tahdit hattının düzeltilerek aplike edilmesine, gerekirse taşınmaz hakkında önceden yapılan yargılamaların iadesine, orman dışında kalan kısmın ifrazı ile davacı lehine zilyetlik şerhi verilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz hakkındaki orman kadastro çalışmalarının, yürürlükteki kanunlara ve usule uygun olarak yapıldığını açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalı … vekili; dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit tutanak ve haritalarına göre Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığını, taşınmazın evvliyatının da orman olduğunu açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.09.2017 tarihli ve 2016/77 Esas, 2017/164 Karar sayılı kararı ile, 3116 sayılı Kanun kapsamında yapılan kesinleşen orman kadastrosunda, taşınmazın bir kısmının devlet orman sınırları içerisinde kaldığı, taşınmaz açısından kullanım kadastrosu çalışmasının yapılmadığı, taşınmazın tamamının 1967 senesinde, hükmen Hazine adına tescil edildiği, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro işlemlerinin de bu doğrultuda icra edilere, taşınmazın tamamının orman alanı içerisinde kaldığının belirlendiği, dava konusu taşınmaz açısından çalışmanın mevzuata ve usule uygun olduğu, düzeltilmesi gereken herhangi bir hatanın bulunmadığı, taşınmazın vasfında, konumunda veya yüzölçümünde herhangi bir değişikliğin yapılmadığı, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışmasında, kullanım şerhine yönelik işlem yapılmadığı, bu sebeple kullanım şerhine yönelik hüküm kurulamayacağı, ayrıca davacının yargılamanın iadesine dair yasal şartların oluştuğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçelerinde özetle; 1938 yılında yapılan ilk orman kadastrosunun dikkate alınmadığını, 1938 yılında yapılan tahdit çalışmaları ile orman sınırının dışında kalan dava konusu taşınmazın orman içerisinde dahil edildiğini, yasal hasımlara aleyhine açılan davada davanın reddi halinde vekalet ücretinde hükmedilmesinin hatalı olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.05.2019 tarihli ve 2018/992 Esas, 2019/1355 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun’un 11/10 uncu maddesi gereği orman kadastro haritalarında yapılan teknik hataların düzeltilmesi işlemine itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi, 6292 sayılı Kanunu’nun 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.