Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/10418 E. 2023/3016 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10418
KARAR NO : 2023/3016
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
KARAR : Davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı … İdaresi vekili 07.09.2016 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; … ili, … ilçesi, eski 941 parsel yeni … Mahallesi 28100 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığı, devlet ormanlarının Anayasa’nın güvencesi altında bulunduğu, devlet ormanı olan bir yere tapu verilemeyeceği ve orman sınırları içerisinde kalan tapuların hukuki geçerliliğini yitireceği iddiasıyla taşınmazın orman sınırları içerisinde kalan tarla vasfının orman olarak düzeltilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/484 Esas, 1998/690 Karar sayılı kararıyla dava konusu 941 parselin ormandan Hazine adına çıkarılan yer olması nedeniyle şahıs adına olan tapusunun iptali ile Hazine adına tescil edildiği ve kesin hüküm olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, çekişmeli eski 941 parsel iken 22/a ile 28100 ada 1 parselde fen bilirkişi S.K.nin 22.05.2017 tarihli raporunda A harfi ile gösterilen 410,80 m²’lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur

B. İstinaf Nedenleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/484 Esas, 1998/690 Karar sayılı kararının dava konusu taşınmazda kesin hüküm oluşturduğu, davanın kabulüne ilişkin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 410,80 m²’lik kısmının kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığı belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 36/A maddesi uyarınca davalı Hazine aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri K’anunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin yukarıda sözü edilen kararına karşı yasal süresi içerisinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde de belirtildiği üzere Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/484 Esas, 1998/690 Karar sayılı kararıyla dava konusu taşınmazda kesin hüküm oluştuğunu, davanın kabulüne ilişkin verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 11 inci maddesi, “Orman kadastro komisyonlarınca alınan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar askı suretiyle otuz … süre ile ilan edilir. Bu ilan ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak ve haritalara karşı itirazı olanlar; askı tarihinden itibaren otuz … içinde kadastro mahkemelerinde, Kadastro Mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemelerde dava açabilirler. İlan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar kesinleşir. Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak Hazine hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” hükmünü haizdir.

3402 sayılı Kanun’un 17 nci maddesi, “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir.” hükümlerini içermektedir.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, çekişmeli taşınmazın kesinleşen devlet ormanı sınırları içinde kaldığı dosya kapsamıyla sabit olduğundan ve 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Tebliğat Kanunu’nun (6099 sayılı Kanun) 16 ncı maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz” şeklindeki 36/A maddesi ve 17 nci maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır” şeklindeki Geçici 11 inci maddesi hükümleri gereğince davalı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

3402 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi hükmüne bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmü gereğince davalıdan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.