Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/10501 E. 2023/889 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10501
KARAR NO : 2023/889
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2112 E., 2019/622 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ve tazminat talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; … ili, … ilçesi, … çalışma alanında bulunan 434 parselde kayıtlı taşınmazın davacıların murislerinden geldiği halde intikali yapılmadan Hazine adına tescil edildiğini açıklayarak, Hazine adına tespit ve tescilin iptali ile davacılar adına tescilinin sağlanmasını ve iadesini, intikalden tescilini ya da emsal yer verilmesini, dava konusu taşınmazın orman vasfında kabul edilmesi durumunda 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanuna (5658 sayılı Kanun) göre malikine iadesini, özel orman olarak davacılar adına miras payı oranında tescilini, tüm tapu tescil taleplerinin kamu yararı ve kamu hizmetine tahsisli yerlerin tespiti halinde kamulaştırmasız el atma hükümlerine göre kamuya terk edilmiş gayrimenkulün rayiç bedelinin mahkemece tespiti ile tazminat ve gayrimenkul bedeli olarak davacılara ödenmesini, fazlaya ve ecrimisile yönelik taleplerinin saklı tutulması kaydıyla, tapu iptali ve tescil ile tazminata yönelik terditli davalarının kabulünü, hali hazır tapu kaydının Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ile Osmanlı Sicil kayıtlarının celp edilmesini, dava sürecinde tapu kaydına dayalı kök tapu sebebi ile tescile ilişkin olduğu için, iyi niyetli üçüncü kişilerin korunması ve müvekkillerin telafisi güç durumlarla karşılaşmaması için toplanacak tapu kayıtlarına ihtiyati tedbir veya davalıdır şerhi konulmasını istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar cevaplarında, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların mülkiyete dayalı tapu iptali tescil ve özel orman olarak tescil talepleri bakımından dayandıkları kök tapu kaydına ilişkin olarak bir bilgi dosyaya sunamadıkları, terditli olarak ileri sürülen tazminat talebi bakımından ise, yine eski kök tapu kaydına ilişkin bir bilgi sunulamadığından ve dava konusu edilen … Köyü 434 no.lu parselin 26.05.1970 tarihinde tapulama yoluyla Hazine adına orman vasfı ile tescil edilmiş olması, onun da öncesinde bu yerin 1940 yılında kesinleşen orman tahdidi ile … Devlet Ormanı içerisinde kalması dikkate alındığında 10 yıllık zamanaşımı süresi geçmiş olduğundan, tazminat talebi bakımından muhatap olması gereken davalı … vekilince sunulan süresindeki cevap dilekçesi ile de zamanaşımı def’inde bulunulduğundan, davanın tapu iptali ve tescil talebi bakımından reddine, tazminat talebi bakımından zamanaşımı def’i nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, açılan davada zamanaşımının sözkonusu olmadığını, davacıların kök tapu kaydına dayalı hak sahipliğinden kaynaklanan ve murislerine ait olup da idareye geçen bu yerlerin davalı … İdaresi adına kaydedilmesinin mülkiyet hakkına haksız müdahale olduğunu, mülkiyet hakkı “mutlak haklar”dan kabul edilmiş bir hak olduğundan, ilgilisinin rızası dışında elinden alınmasının tazminatı gerektirdiğini, kaldı ki gerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun), gerekse 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) kapsamında daha önce tapulu olup hükmen ya da başka yollarla taşınmazları orman olarak kaydedilen veya Hazine adına tescil edilen yerlerin ilgililere iadesinin hüküm altına alındığını, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ile alelacele karar verildiğini, davada Orman İdaresinin sunduğu kadastro tutanaklarında; “7 sıra numarasına kayıtlı (müvekkil) Mehmet Yıldız’ın 21.10.1981 tarihli ve yine 75 nolu tapulama parseli ile ilgili” ifadesinin hak sahibi olduğunu belirtmekle, dava konusu kök tapu kaydının celbi ile incelenmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince keşif yapılmadan ve tanık dinlenmeden kanuna ve usule aykırı karar verildiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı taraf eldeki davayı murisler adına var olduğunu iddia ettiği tapu kaydına dayanarak açmış olup ne dava dilekçesinde ne de İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kesin süre içerisinde dayandıkları tapu kaydı hakkında herhangi bir bilgi sunulmadığı, adlarına kayıtlı tapu kaydının İlk Derece Mahkemesince araştırılmasını istedikleri, davacı tarafça somut herhangi bir bilgi ve belgeye dayanmayan, sadece murisleri adına tapu olduğunu öğrendiklerini içeren soyut bir iddia ile eldeki davanın açıldığı, verilen kesin süreye rağmen delillerini bildirmediklerinin anlaşıldığı gerekçesiyle, eski tapu iddiasına dayanarak açılan tapu iptali ve tescil ile terditli olarak tazminat istemli davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, dosya içeriğine, dayanılan gerekçeye göre usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil ile tazminat isteminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.