YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10591
KARAR NO : 2023/2490
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/426 E., 2019/722 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/460 E., 2019/270 K.
Taraflar arasındaki kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk kez 27 nolu orman kadastro komisyonuna bağlı 3 nolu ekip tarafından Yaylacık Serisi Devlet Ormanlarında 6831 sayılı Orman Kanununa (6831 sayılı Kanun) göre 1979 yılında yapılıp 1980 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 2 nci madde uygulama çalışmaları ile 109 nolu orman kadastro komisyonu tarafından 1990 yılında yapılıp 1992 yılında kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulama çalışmaları bulunmaktadır.
2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin 2-a bendi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında; … İli, … İlçesi, … … Mahallesi çalışma alanında bulunan 261 ada 32 parsel sayılı taşınmaz, 326 ada 28 parsel numarası altında, 1.360,23 m2 yüzölçümünde, ham toprak vasfı ile işlem görmüştür.
3. Davacı … İdaresi vekili, … İli, … İlçesi, … Beldesi, … Mahallesi sınırları içerisinde bulunan taşınmazın 3402 sayılı Kanunu’nun 22/2-a bendi hükümlerine göre yapılan kadastro çalışmaları neticesinde kısmen kesinleşen orman sınırları içerisinde kalan ve askı ilanına çıkan dava konusu 326 ada 28 parsel sayılı taşınmazın 29.06.1992 tarihinde kesinleşen orman sınır hattının içinde kalan kısmının tescilinin iptal edilerek taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescili ile bitişiğindeki Söbüçam Devlet Ormanı ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi vermemiş, aşamalarda davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Kadastro Mahkemesi’nce davanın yenileme kadastrosuna itiraz mahiyetinde olmayıp mülkiyete ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve bu karar kanun yoluna gidilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı vekilinin süresinde gönderme talebi üzerine dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve yargılamaya burada devam edilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 326 ada 28 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile bitişiğindeki Söbüçam Devlet Ormanı ile birleştirilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişilerin davacının istemi ve mahkemenin vermiş olduğu görev dışında eski belgeleri inceleyerek taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu belirttiklerini, bilirkişilerin davanın açılma sebebini irdelemeden vermiş oldukları raporun hatalı olduğunu, bilirkişi raporu ayrıntılı incelendiğinde dava konusu taşınmazın bulunduğu muhitte orman kadastro haritaları ve orman sınırlarında kayma olduğundan düzenlenen orman tahdit haritalarının teknik yeterlilikten uzak olduğunu, davaya konu alanın 2018 yılında yapılan tapulama kayıtlarında da mahalli bilirkişiler ve muhtarın müşterek beyanları ile orman dışında ham toprak olarak tespit edildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usulüne uygun yapılan keşif sonucu alınan rapor doğrultusunda verilen İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilen hususların isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırları içerisinde bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Kanunu’nun 1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince her ne kadar dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli değildir. 1979 yılında yapılan orman kadastro çalışmasına ilişkin işe başlama, işi bitirme, askı ilan, çalışma tutanakları, orijinalinden çekilmiş renkli orman kadastro haritası örneğinin dosyada yer almadığı, yapılan keşifte, alınan kök ve ek raporda ne zeminde orman tahdit hattı uygulaması yapıldığına ilişkin ne de çalışma tutanağında belirtilen ifadelerin değerlendirildiğine ilişkin herhangi bir ibareye yer verilmediği gibi, rapora ekli orman kadastro haritasında sadece dava konusu taşınmazın gösterildiği, komşu taşınmazlara yer verilmediği, kesinleşen orman kadastro haritasının yapımına esas hava fotoğrafının incelenmediği anlaşılmıştır. 27.11.2018 tarihli kök raporda yöntemince tahdit hattı uygulaması yapılmadan, taşınmazın tamamının kesinleşen tahdit hattı içerisinde kaldığının belirtildiği, 14.03.2019 tarihli ek raporda kesinleşmiş orman tahdit haritasındaki orman sınır noktalarının 1/5000 lik haritasına görüntülerden istifade edilmek suretiyle tahmini olarak tersimatının yapıldığının, yersel hiçbir ölçüm yapılmadığının dosya içindeki orman kadastro haritasındaki notlardan anlaşıldığı ve bu sebeple haritadaki orman sınır nokta ve hatlarının doğruluğunun teyide ihtiyacı bulunduğu belirtilerek, parselin bulunduğu yerdeki en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası ile orman kadastro haritasının aynı ölçekte çakıştırılarak birlikte değerlendirildiği ve bu değerlendirme sonucunda orman tahdit haritasına orman sınır noktalarının doğru işaretlendiğinin teyit edildiği bu nedenle kesinleşmiş orman tahdit haritasında belirlenen orman hat ve sınır noktalarına göre işlem yapılabileceği kanaatinin oluştuğu, kesinleşmiş orman tahdit hattı esas alınarak yapılan değerlendirmede taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamında usulüne uygun tahdit hattı uygulaması yapılmadan karar verildiği açıktır.
O halde Mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1979 yılında ve 1990 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, 1 jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.