Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/10592 E. 2023/2545 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10592
KARAR NO : 2023/2545
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı gerçek kişiler vekili ve dahili davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.3 maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı gerçek kişiler vekili ve dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca Antalya ili Konyaaltı ilçesi Doyran Köyü çalışma alanında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davalılar adına kayıtlı eski 1356 parsel sayılı 4.500 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 20622 ada 433 parsel sayısı ile 4.503,84 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiş ve 3402 sayılı Kanun’un 11 inci maddesine göre 23.03.2011 ilâ 21.04.2011 tarihleri arasında askı ilanı yapılmıştır.

2.Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında parsel sınırlarının yanlış belirlendiği ve çekişmeli parselin bir bölümünün yörede 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, bu bölümün tesbitinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.

3.Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesine ve teknik ölçülere uygun olarak yapıldığı anlaşılan uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin davanın reddine, dava konusu eski 1356, yeni 20622 ada 433 parsel sayılı taşınmazın uygulama tutanağı gibi tapuya tesciline; Orman İdaresinin mülkiyete yönelik davasında, mülkiyete ilişkin ihtilafların uygulama kadastrosu kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, bu karar, davacı … İdaresi vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.03.2015 tarihli ve 2014/8683 Esas, 2015/1662 Karar sayılı ilamıyla; ” İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulamanın ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde yapıldığı belirlenmiş olduğuna; tapu iptali ve tescil davasına bakma görevinin ise asliye hukuk mahkemelerine ait bulunduğuna,” değinilerek onanmıştır.

4. Onama ilamı sonrası Kadastro Mahkemesince, tapu iptali ve tescil istemi yönünden görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.

II. CEVAP
Davalı gerçek kişiler vekili ve dahili davalı … vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve denetime elverişli görülen teknik bilirkişi raporu uyarınca dava konusu taşınmazın rapor ekindeki krokide B harfi ile gösterilen 3985,07 m2lik kısmının orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın fen bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda B harfi ile işaretlenin 3985,07 m2lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla hazine adına tesciline, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı gerçek kişiler vekili ve dahili davalı … vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı gerçek kişiler vekili istinaf başvuru dilekçelerinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, taşınmaz için yapılmış olan tapulama tespitinin geçerli olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Dahili davalı … vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konsu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan tarım arazisi niteliğine sahip olduğunu, mahkmece yargılama süresi içerisinde alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 6292 ve 4999 sayılı Kanun uygulamalarının yapılıp yapılmadığının İlk derece Mahkemesince araştırılmadığı, dosyada bulunulan eksikliklerin giderilerek bu belirlemeler üzerine ek rapor tanzim etmek üzere bilirkişilere tevdii edildiği, bilirkişilerin ek raporlarında; 3116 sayılı Mülga Orman Kanunu uyarınca yapılan orman tahdidine ait O.T.S noktalarının 1744 sayılı Kanun uygulaması ile yenilenen dava konusu parselin krokisi … eşitlemesinin yapıldığı, bunun yanı sıra 3302 sayılı Kanun uygulama haritası üzerindeki konumu gösterir krokinin sunulduğu, taşınmazın B harfi ile işaretli 3985,07m2’lik kısmının orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı sübuta erdiğinden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, eksikliklerin toplanan kanıtlarla duruşma yapılmaksızın giderilmiş olması nedeniyle yeniden davanın esası hakkında kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile; dahili davalı … vekili ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esasına ilişkin olarak, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın fen bilirkişi tarafından hazırlanan raporda B harfi ile işaretlenen 3985,07 m2 lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile hazine adına tesciline, geri kalan kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı gerçek kişiler vekili ve dahili davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı gerçek kişiler vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Dahili davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırları içerisinde bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı gerçek kişiler vekili ve davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

1.538,28 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4.614,82 TL’nin temyiz eden davalılardan alınmasına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.