Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/10646 E. 2023/1734 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10646
KARAR NO : 2023/1734
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1245 E., 2019/1665 K.
KARAR : İstinaf Başvuru Talebinin Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şereflikoçhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/101 E., 2017/479 K.

Taraflar arasındaki kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil, elatmanın önlenmesi ve yıkım davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı-karşı davalı … İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca yapılıp 19.02.1997 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır. Arazi kadastrosu ise 1960 yılında yapılmıştır.

2. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 2011 yılında yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesi çalışmasında, dava konusu 132 ada 124 parsel sayılı taşınmaz 6.800 m2 yüzölçümüyle ve tarla niteliği ile davalı adına tespit ve tescil edilmiştir.

3. Davacı ve karşı davalı … İdaresi vekili dava dilekçesinde; … İli, …. İlçesi … Mahallesi 132 ada 124 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalının dava konusu taşınmaza elatmasının önlenmesine ve var ise taşınmazın üzerindeki yapıların yıkımına karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Karşı davacı ve davalı … vekili; çekişmeli taşınmazın orman olmadığını, tapu kaydının kısmen veya tamamen iptal edilmesi halinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1007 nci maddesi uyarınca tazminat ödenmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutup şimdilik 5.000,00 TL tazminatın 09.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Orman İdaresinden tahsiline karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve kanuna uygun, hüküm vermeye yeterli bilirkişi raporları doğrultusunda, taşınmazın 453,80 m2’lik kısmının orman sınırları içerisinde bulunduğu gerekçesiyle davacı-karşı davalı vekilinin davasının kısmen kabulü ile 132 ada 124 parsel sayılı taşınmazın 453,80 m2’lik kısmının orman sayılan yerlerden olduğunun tespiti ile bu kısmın tapu kaydının iptaline, Hazine adına orman vasfı ile tesciline; davalı-karşı davacı vekilinin davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı-karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı … Yönetimi vekili istinaf dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığını, harca esas değerin resen belirlenmesi, var ise eksik harcın tamamlatılması gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilen hususların isabetli olduğu, keşfin usule uygun yapıldığı, alınan raporların da hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bulunduğu ancak davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde infazda tereddüt yaratacak şekilde fen bilirkişi raporuna gönderme yapılmaksızın çekişmeli taşınmazın hangi bölümünün orman yapıldığının hükümde yazılmamasının ve davacı … İdaresinin tüm istekleri hakkında hüküm kurulmamasının ve harçtan muaf olan Orman İdaresi aleyhine karar ve ilam harcına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp, … İli, … İlçesi, … Mahallesi 132 ada 124 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi …. tarafından düzenlenen 09.05.2017 tarihli rapor ve krokide “A” ile işaretlenen 453,80m2 yüzölçümlü kesiminin tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin isteğin reddine; çekişmeli taşınmaz davalı adına tapuda kayıtlı olduğundan dava tarihi itibariyle haksız el atmadan söz edilemeyeceğinden davacı … İdaresinin elatmanın önlenmesi isteğinin reddine, çekişmeli taşınmaz üzerinde davalıya ait yapı ve muhdesat bulunmadığından yıkım isteği hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı-karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın tamamının veya bir kısmının kesinleşen orman sınırları içerisinde bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.