Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/10689 E. 2023/2653 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10689
KARAR NO : 2023/2653
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı … İdaresi vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … İdaresi vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 6680 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığını, dava konusu taşınmazın evveliyatının da orman olduğunu, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesine göre orman sayılan yerlerin zamanaşımı ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, T.C.Anayasasının Devlet ormanlarını koruma altına aldığını, devlet ormanlarının daraltılamayacağını belirterek, dava konusu taşınmazın, tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, taşınmaza yönelik davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, açılan davayı kabul etmediklerini, 22.03.1999 tarihli ve 765 sayılı … Belediyesi İmar Müdürlüğü kararında belirtildiği üzere S.S … Oto Toplu İşyeri Yapı Kooperatif tarafından dava konusu taşınmazın Belediye Encümeninin 10.11.1998 tarihli ve 2550 sayılı kararı ile … Belediyesinden satın alındığını, işbu satın almaya ilişkin tüm işlemlerin usulüne uygun şekilde bedelinin de ödenerek gerçekleştirildiğini, müvekkilinin de aynı taşınmazın ferdileşme yolu ile sahibi olduğunu, öncelikle dava konusu taşınmazın öncesinde mera vasfında iken, mera vasfının İlk Derece Mahkeme kararı ile kaldırıldığını, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini, taşınmazın orman vasfında olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.İhbar olunan … vekili dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacı kurum tarafından orman sınırları içerisinde kaldığı iddia edilen dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgenin Oto Galericileri Hizmet Alanı içerisinde kaldığını, … Belediye Meclisinin 19.06.1997 tarihli ve 24 sayılı kararı ile bu alanda plan değişikliği yapılarak bu bölgenin Oto Galericiler Hizmet Alanı olarak ayrıldığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın orman sınırları içerisinde kalıp kalmadığına dair müvekkili Belediyede herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığını, kaldı ki taşınmazın orman sınırları içerisinde kalmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
… 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 05.07.2018 tarihli ve 2017/78 Esas – 2018/472 Karar sayılı kararında, çekişmeli 6680 ada 11 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına olan tapu kaydının iptali ile, orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının dava konusu taşınmaza davalının müdahalesinin önlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … İdaresi vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri
1.Davacı … İdaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; tapu iptali ve tescil taleplerinin kabul edilmesine rağmen meni müdahale taleplerinin reddine karar verilmesinin, davalarının kabul edilmesine rağmen, karar harcının taraflarına yükletilerek, müvekkili idareden eksik harcın tahsiline karar verilmesinin, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, 1993 yılında yapılan işlemler sırasında bölgenin mera alanı olduğunu, bu hali ile dava konusu taşınmaz tapuda kayıtlı iken, sonrasında … Belediyesine devredildiğini, bir taşınmazın orman vasfını kaybetmesinden sonra mera vasfını kazanabileceğini, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/175 Esas-1994/240 Karar sayılı dosyasında verilen hükümle dava konusu taşınmazın, hatta bölgenin mera vasfını yitirdiğinin tespit edildiğini, bu tespitlere ilaveten bölgenin 1993 yılı ve öncesinde dahi orman alanı olmadığının sabit olduğunu, hiç bir kayıt ve belgede bölgenin orman vasfında olduğu yönünde bir tespit bulunmadığını, dosyaya sunulan 2007/400 Esas sayılı dosyada dahi hiçbir kayıt sunulmadan bölgenin orman alanı olduğu yönünde tespit yapıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde hali hazırda faal olan oto pazarı bulunduğunu, 1994 yılında taşınmazın olduğu bölgenin Hazine tarafından, … Belediyesine devredildiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
… Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2019/1148 Esas – 2019/977 Karar sayılı kararında, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde ve orman sayılan yerde kaldığının anlaşılması karşısında; mahkemece verilen kararda, esas yönünden herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
… Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin yukarıda sözü edilen kararına karşı davacı … İdaresi vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri
1.Davacı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; tapu iptali ve tescil taleplerinin kabul edilmesine rağmen meni müdahale taleplerinin reddine karar verilmesinin, davalarının kabul edilmesine rağmen, karar harcının taraflarına yükletilerek, müvekkili idareden eksik harcın tahsiline karar verilmesinin, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, 1993 yılında yapılan işlemler sırasında bölgenin mera alanı olduğunu, bu hali ile dava konusu taşınmaz tapuda kayıtlı iken, sonrasında … Belediyesine devredildiğini, bir taşınmazın orman vasfını kaybetmesinden sonra mera vasfını kazanabileceğini, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1994/175 Esas-1994/240 Karar sayılı dosyasında verilen hükümle dava konusu taşınmazın, hatta bölgenin mera vasfını yitirdiğinin tespit edildiğini, bu tespitlere ilaveten bölgenin 1993 yılı ve öncesinde dahi orman alanı olmadığının sabit olduğunu, hiç bir kayıt ve belgede bölgenin orman vasfında olduğu yönünde bir tespit bulunmadığını, dosyaya sunulan 2007/400 Esas sayılı dosyada dahi hiçbir kayıt sunulmadan bölgenin orman alanı olduğu yönünde tespit yapıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde hali hazırda faal olan oto pazarı bulunduğunu, 1994 yılında taşınmazın olduğu bölgenin Hazine tarafından, … Belediyesine devredildiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri,

6831 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi, “Orman kadastro komisyonlarınca alınan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar askı suretiyle otuz … süre ile ilan edilir. Bu ilan ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak ve haritalara karşı itirazı olanlar; askı tarihinden itibaren otuz … içinde kadastro mahkemelerinde, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemelerde dava açabilirler. İlan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar kesinleşir. Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak Hazine hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz.
” hükmüne haizdir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) ve 17 inci maddesi, “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir.” hükümlerini içermektedir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, çekişmeli taşınmazın 1972 yılında seri bazda yapılıp 02.07.1973 tarihinde ilan edilerek kesinleşen Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı dosya kapsamıyla sabit olduğundan ve 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 11.01.2011 tarihli 6099 Sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 16 ncı maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz” şeklindeki 36/A maddesi ve 17 nci maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır” şeklindeki Geçici 11 inci maddesi hükümleri gereğince davacı … İdaresi ve davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Davacı … İdaresi harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince davalı …’dan harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2023 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.