YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10776
KARAR NO : 2023/54
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarıveliler Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, … ilçesi, … köyü çalışma alanında bulunan 225 ada 44 parsel sayılı taşınmazın orman olarak tespit ve tescil edildiğini; oysa ki bu taşınmazın içindeki bir bölümün tapuda kendisi adına kayıtlı 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazın devamı olduğunu belirterek, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, 3402 sayılı kanunun 12. maddesi ve diğer ilgili mevzuat gereği belirtilen süre içinde dava açılmayan taşınmazlarla ilgili 10 yıllık hak düşürücü süre nedeni ile dava açmanın mümkün olmadığını, 10 yıllık hak düşürücü sürenin çoktan dolduğunu, davacının davasının hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Sarıveliler Asliye Hukuk Mahkemesi 18.12.2018 tarihli ve 2018/46 Esas-2018/86 Karar sayılı kararında, hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur
B. İstinaf Nedenleri
Davacı istinaf dilekçesinde, Mahkemece verilen kararın usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davanın süresi içinde açıldığını, çekişmeli taşınmazın orman olarak tescil edilmesine rağmen bu durumdan kendisinin haberdar edilmediğini, bu bölümün orman vasfı taşımamakla beraber kendisinin uzun yıllardır zilyetliğinin bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2019/476 Esas-2019/485 Karar sayılı kararında, 6831 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile 3402 sayılı Kanun’un 12. maddesi gereğince kadastro öncesi sebebe dayanılarak dava açılabilecek 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğuna göre İlk Derece Mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin yukarıda sözü edilen kararına karşı yasal süresi içerisinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davacı temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde de belirtildiği üzere davanın süresi içinde açıldığını, çekişmeli taşınmazın orman olarak tescil edilmesine rağmen bu durumdan kendisinin haberdar edilmediğini, bu bölümün orman vasfı taşımamakla beraber kendisinin uzun yıllardır zilyetliğinin bulunduğunu, böylece, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak Yerel Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinde, kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı belirtilerek, mülkiyete ilişkin talepler yönünden hak düşürücü süre öngörülmüştür. Söz konusu Yasa maddesindeki hak düşürücü süre, dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilecektir.
3. Değerlendirme
1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca HMK’nın 370. maddesi gereğince ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL onama harcından peşin alınan 44,40 TL’nin mahsubu ile geriye kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 09.01.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.