YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10789
KARAR NO : 2023/971
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/107 E., 2019/329 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, … ilçesi, … mahallesi çalışma alanında bulunan 8338 ada 14 parsel sayılı 340 metrekarelik arazinin 20 yılı aşkın zamandır müvekkilinin tapulu maliki olduğunu ve uzun yıllardır kullandığını, kadastro müdürlüğü ekiplerince yapılan imar işlemleri sırasında hazr bulunmadığından 340 metrekare olan taşınmazının 297 metrekaresinin müvekkiline, 43 metrekaresinin ise Hazineye tescil edildiğini, 43 metrekarelik kısmı satın almak için Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığına başvuru yaparak ücretini yatırdığını ancak birkaç gün sonra ücretin iade edildiğini, bu kısmın tarafına tescili için başvurduğunda, hakkını asliye hukuk mahkemelerinde dava yoluyla araması gerektiğini bildirdiklerini açıklayarak, taşınmazın Hazine adına kayıtlı olan 43 metrekarelik hissesinin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, çekişmeli 8338 ada 14 parselin 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartıldığını, 43/340 hissesinin Hazine adına kayıtlı olup kullanımsız olarak tespit gördüğünü ve 10.10.2016 tarihinde kesinleştiğini, Milli Emlak Müdürlüğünce 30.11.2004 tarihinde yapılan tespitte taşınmazın boş olduğunu, zilyetlikle ilgili bir emareye rastlanılmadığını, dava konusu taşınmazla ilgili açılan tapu iptal ve tescil davası istemli davanın … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/203 Esas, 2006/388 Karar sayılı dosyasında görüldüğünü ve kesin karar verildiğini açıklayarak, davanın kesin hüküm nedeni ile reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen dava konusu taşınmazdaki “Hazine payı yönünden davacının herhangi bir zilyetliğinin söz konusu olmadığı ve bu anlamda davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesi Mahkeme kararının eksik inceleme, araştırma ve uygulamaya dayalı olduğunu, terditli taleplerinin karşılanmadığını, çekişmeli bölümün kullanımının uzun yıllardır davacıda olup bu kısmın Hazine ile bir ilgisinin bulunmadığını, böylece İlk Derece Mahkemesince usul ve kanuna aykırı karar verildiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile “dava konusu 43/340 payın bedeli karşılığında devri konusunda idarenin takdir hakkının bulunduğu, söz konusu 43/340 hissenin zemindeki yeri belli olmamakla birlikte, içerisinde bulunduğu parselin tamamının kullanım kadastrosu tespiti sırasında boş ve kullanımsız olduğu gerek bilirkişi raporlarıyla ve gerekse keşifte dinlenilenlerin beyanlarına göre belirlenmiş olunması karşısında davacının bu hissenin fiili kullanıcısı olduğuna yönelik iddiasını da ispatlayamaması nedeniyle Ek 4 üncü madde kapsamında da söz konusu pay üzerinde hak sahibi olmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve dolayısıyla davacı vekilinin istinaf isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda sözü edilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davalı Hazine adına tapuya kayıtlı olan hissesin tapusunun iptal edilerek davacı adına tescil edilip edilemeyeceğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) EK 4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.