YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10792
KARAR NO : 2023/968
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/77 E., 2019/295 K.
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; … ili, … ilçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan 34 parsel sayılı 7483,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tarla vasfıyla davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu, taşınmazın 3116 sayılı Kanun’a göre yapılan orman kadastrosuna göre orman sınırları içinde iken makiye tefrik edildiğini ve 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca toprak tevzi komisyonu tarafından dağıtım yapıldığını, taşınmazın eylemli durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olduğunu ancak 22.04.2013 tarihinde ilan edilen aplikasyon, orman kadastrosu ve 2/B uygulaması çalışmasına göre orman sınırları dışında bırakıldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline, davalının müdahalesinin men’ine, beyanlar hanesinde yer alan şerhlerin terkinine karar verilmesi istemiyle kadastro mahkemesinde dava açmıştır.
II. CEVAP
1. Davalı … cevap dilekçesinde, çekişmeli taşınmazın orman vasfında olmadığını ve uzun yıllardır kendisi tarafından tarla vasfıyla kullanıldığını, üzerindeki ağaçların ise kendisine ait olduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı … Bakanlığı, açılan davayı kabul etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kadastro Mahkemesince, tahdide itiraz istemi yönünden davanın kabulüne ve taşınmazın A harfli 4.910,48 metrekare yüzölçümündeki bölümünün devlet ormanı sınırları içine alınmasına, tapu iptali ve tescil istemi yönünden davanın tefriki ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, tahdide itiraz istemine ilişkin hüküm Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş, tapu iptali ve tescil istemi yönünden verilen görevsizlik kararı uyarınca dava dosyasının gönderildiği Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın A harfli bölümünün tapu kaydının iptali ile eylemli orman olarak Hazine adına tesciline, tapu kaydında yer alan takyidatların terkinine, müdahalenin men’i istemine yönelik talebin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesinin kararının eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini, taşınmazın orman dışına çıkartılan ve şahıs lehine tapu kaydı oluşturulan yerlerden olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişmeli taşınmazın … Kadastro Mahkemesinin 2013/153 Esas, 2015/128 Karar sayılı dosyasında dava konusu olan taşınmaz ile aynı olduğu, eldeki dosyanın Kadastro Mahkemesinden tefrik edilerek gönderildiği, bekletici mesele yapılan söz konusu Kadastro Mahkemesi dosyasında keşfin icra edildiği, usulünce orman araştırmasının yapıldığı, Kadastro Mahkemesi tarafından verilen kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.07.2018 tarihli ve 2017/9695 Esas, 2018/5224 Karar sayılı ilamı ile incelemeden geçtiği, Dairenin Kadastro Mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bulduğu ve dosyanın kesinleştiği, Kadastro Mahkemesinin kararının kesin delil niteliğinde ve tarafları bağlayıcı olduğu, iş bu davamızda İlk Derece Mahkemesinin kesinleşen Kadastro Mahkemesindeki bilirkişi raporlarına göre parselin orman olduğu belirlenen bölümünün orman vasfıyla Hazine adına tesciline yönelik kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu, bu nedenle davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirtilen istinaf sebeplerinin gerçekleşmediği ve İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde de belirtildiği üzere İlk Derece Mahkemesi kararının eksik inceleme, araştırma ve uygulamaya dayalı olduğunu, taşınmazın davalıya ait tapulu bir taşınmaz olup, tapunun 55 yıl önce davalıya tevzi edildiğini açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümünün orman sayılan yerlerden olup olmadığı, tapu iptali ve tescile ilişkin koşulların oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6831 sayılı Orman Kanunu’nun 11 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17 nci maddeleri, 6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi hükmüne bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmü gereğince davalıdan harç alınmasına yer olmadığına, 27.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.