YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10803
KARAR NO : 2023/878
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2657 E., 2019/1071 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanıcı şerhi verilmesi talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. … İli .. İlçesi … Mahallesi çalışma alanında 3116 sayılı Kanun’a göre orman tahdidi 1939 yılında yapılmış ve dava konusu taşınmaz orman sınırları içine alınmıştır. 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 3302 ve 3373 sayılı Kanunlarla değişik 2/B madde uygulama çalışmaları ise 1988 yılında yapılmış ve dava konusu taşınmaz Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış, 2010 yılında 5831 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesine göre yapılan çalışmalara ise konu olmamıştır.
2. Davacı vekili, müvekkilinin fiili tasarrufunda olan … ili, … ilçesi,.mahallesi, 1901 ada 1 parsel, 1835 ada 4 parsel ve 1834 ada 9 parseller arasında yer alan, krokide de “A” ile gösterilen 192,435 metrekarelik kısmın yeni bir parsel oluşturularak, bu parselin 2/B parseli olarak belirlenmesini, tespite ve tapuya tescile esas teşkil edecek şekilde kullanıcı kısmına müvekkilinin adının yazılmasına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile dava konusu taşınmazda davacı tarafın kullanımı olmadığı ve taşınmazın tarıma elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu sonunda Bölge Adliye Mahkemesince davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinden davanın yeniden görülmesi için dava dosyası mahkemesine iade edilmiş, bunun üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, kullanım kadastrosu tespiti esnasında taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğunu ve halen müvekkili tarafından sebze ekilmek suretiyle kullanıldığını, bilirkişilerce bunun tespitinin yapılmadığını, mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu açıklayarak, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu yer hakkında kullanım kadastrosuna ilişkin çalışma yapılmadığı, 2/B alanlarında kullanım kadastrosu yapılması işleminin idari bir tasarruf olup, bu konuda idareyi zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağı gibi mahkemece idare yerine geçilerek işlem yapılmasının da mümkün olmadığı, davacının idareye başvurmak suretiyle talep ettiği idari işlemin yapılmasını isteyerek idarece verilecek cevaba karşı gerek gördüğü takdirde idari işlemin iptali yönünde idari yargı yerinde dava açma hakkı bulunduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, taleplerinin eksik ölçülen 1834 ada 9 parselin ölçümünün düzeltilmesine ilişkin olduğunu, yeniden kadastro tutanağı düzenlenmesi yönünde taleplerinin olmadığını, ayrıca bölgede zaten kullanım kadastrosu yapıldığını, tanık beyanlarının lehlerine olduğunu, bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak soyut verilere dayandığını, kullanım kadastrosu sırasında taşınmazın kullanım durumunun araştırılmadığını açıklayarak, usul ve kanuna aykırı verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların 2/B parseli olarak belirlenip belirlenemeyeceği, sonucuna göre davacı lehine kullanıcı şerhi verilip verilemeyeceğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında yazılı gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemece davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu esastan ret edilmiş ise de dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında zaten kullanım kadastrosu yapıldığına göre davanın esası yönünden yapılan incelemeye değer verilmesi gerekeceği, nitekim bu yönde yapılan keşif ve bilirkişi raporları sonucunda dava konusu taşınmazın yollar arasında kaldığı ve eğiminin %70 olduğu, tarıma elverişli olmadığı ve kullanım bulunmadığı belirlendiğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, hükmün aşağıda belirtilen kısmının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (V.C.3.1) nolu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE,
2. (V.C.3.2) nolu bentte yazılı nedenlerle, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “yargı yolu nedeniyle” ibaresinin çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.