Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/10811 E. 2023/53 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10811
KARAR NO : 2023/53
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, … ilçesi, … mahallesi çalışma alanında bulunan 155 (yeni 110 ada 44) parsel sayılı taşınmazın orman olduğu ve kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, dava konusu taşınmazın öncesi itibari ile orman olduğu gibi eylemli durumu itibari ile orman niteliğine haiz olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı ve diğer yollarla özel mülkiyete konu edilmesi ve zilyetlik hükümleri doğrultusunda kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek dava konusu davalılar adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile Orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, üzerindeki şerhlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 06.11.2018 tarihli ve 2014/142 Esas – 2018/383 Karar sayılı kararında, öncesi orman olan bir yerin orman dışına çıkarılmasının mümkün olmadığı ve orman toprağının zilyetlikle kazanılamayacağı, özel mülkiyete konu oluşturmasının hukuken mümkün olmadığı, bu suretle dava konusu taşınmazın ilk orman tahdidinde devlet ormanında kaldığı ve eylemli orman olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapusunun iptal edilerek Orman Vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan şerhlerin terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Nedenleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde, dava konusu taşınmazda mülkiyet hakkı kurulduğunda taşınmazın orman olduğuna dair tapu kaydında bir şerh bulunmadığını, dava konusu taşınmaz hazine adına kayıtlı olduğundan taşınmazdaki vasıf değişikliği talebinin kurumlar arasındaki tahsis işlemi ile mümkün olduğundan davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davanın açılmasına Hazinenin sebebiyet vermediğini, bu nedenle Hazine lehine vekalet ücreti tayin edilmemesinin usule aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 2019/175 Esas – 2019/388 Karar sayılı kararında, çekişmeli taşınmazın 1944 yılında kesinleşen orman tahdidine göre orman tahdit sınırları içinde kaldığı, her ne kadar tapulama çalışmaları sırasında davalıların murisleri adına tapuya kaydedilmiş, daha sonra bir kısım paylar istimlak sureti ile Hazine adına tescil edilmiş ise de öncesi orman olan taşınmazda tapu kaydının hukuki değerinin bulunmadığı, kaldı ki davalı tarafından orman tahdidine karşı açılmış bir dava yada itirazın olduğu yönünde bir iddia da ileri sürülmediği, böylece ilk derece mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin yukarıda sözü edilen kararına karşı yasal süresi içerisinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde de belirtildiği üzere Mahkeme kararının eksik inceleme, araştırma ve uygulamaya dayalı olduğunu, Hazinenin dava açılmasına sebebiyet vermediğini ve bu sebeple Hazine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğini, böylece mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak yerel Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalılar adına tapuda kayıtlı olup kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı öne sürülen taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman olarak tescil edilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6831 sayılı Kanunun 11. maddesi; “Orman kadastro komisyonlarınca alınan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar askı suretiyle otuz gün süre ile ilan edilir. Bu ilan ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak ve haritalara karşı itirazı olanlar; askı tarihinden itibaren otuz gün içinde kadastro mahkemelerinde, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemelerde dava açabilirler. İlan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar kesinleşir. Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak Hazine hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz.

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ve 17. Maddesi; – Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına tespit edilir.”
A.A.Ü.T 7. maddesi; “Görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, Tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunur.”

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, çekişmeli taşınmazın 1944 yılında kesinleşen orman tahdidine göre orman tahdit sınırları içinde kaldığı dosya kapsamıyla sabit olduğundan, davalı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;

Davalı Hazine vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunuun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 09.01.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.