Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/10821 E. 2023/193 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10821
KARAR NO : 2023/193
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemine dayalı olarak açılan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar, … ilçesi, … köyü çalışma alanında bulunan 371 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman sınırları dışında olduğunu, taşınmazın kendilerine iskanen verilen yerlerden olduğunu, yapılan kadastro çalışmasının hatalı olduğunu belirterek, 6292 sayılı Yasa uyarınca yapılan kadastro çalışmasının iptali ile taşınmazın adlarına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı …, davaya konu taşınmaza ilişkin güncel ada parsel numarasının belirtilmediğini, bu durumun dava şartlarından olduğundan davanın esasa girilmeden reddini talep etiklerini, ayrıca dava konusu parselin ada parsel numarasının bildirilmesi halinde geçen süre içerisinde kadastro tutanakları kesinleşmiş ve kadastro mahkemesinin görevinin sona erdiğini, yapılan kadastro çalışması ilk kadastro çalışması olmayıp düzeltme çalışması olduğunu, düzeltme çalışmalarında yeni bir hukuki durum yaratılmasının düşünülmeyeceğini, davacıların ellerinde herhangi bir kayıt varsa bu kayıt da yasa gereği hukuki durum yaratılmasının düşünülmeyeceğini, davacıların ellerinde herhangi bir kayıt varsa bu kayıt da yasa gereği hukuki geçerliliğini kaybettiğini, zaman aşımına uğradığını, Yargıtayın emsal kararları uyarınca evveliyatı orman olan yerlerin 2510 veya 4753 sayılı yasalar gereğince tevziye tabii tutulmasının geçerli olmadığını, böyle bir yer için tesis edilen tapu kayıtlarının bir hüküm ifade etmeyeceğini, devlet ormanı olan yer için tapu kaydı alınmış ise bu tapu kaydının hukuki değerinin olmadığını beyan ederek yürürlükteki yasalara ve usule uygun olarak yapılmış kadastro çalışmalarına yapılan itirazın reddini talep etmiştir.
Davalı …, davanın öncelikle husumet, zaman aşımı, hak düşürücü süre dava şartlarının bulunmaması nedeniyle usul yönünden reddi gerektiğini, idare tarafından yapılan gerekli teknik incelemenin devam ettiğini, haksız ve mesnetsiz açılan davanın esas yönünden reddi gerektiğini ifade etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
… Kadastro Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli ve 2016/87 Esas – 2018/105 Karar sayılı kararında, 6292 sayılı Yasa gereğince yapılan kadastro çalışmasının düzeltilmesi davasının reddine, taşınmazın davacı taraf adına tescil talebi açısından ise, 6100 sayılı Yasa m.114/1-c ve m.115 uyarınca görev yönünden usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde, talep halinde “davacı adına tescil” açısından dosyanın görevli ve yetkili … Asliye Hukuk Nöbetçi Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur

B.İstinaf Nedenleri
Davacılar istinaf dilekçesinde; mahkemece tanıklarının dinlenmeksizin kadastro tespitine ilişkin taleplerinin reddedildiğini, bir aylık kesin süre içerisinde tanık isim ve adreslerini masrafları ile birlikte UYAP sistemi üzerinden gönderilmesine rağmen mahkemece tanıklarına keşif gününü bildirir davetiye çıkarılmadan yapılan keşif ve işbu keşif neticesinde bilirkişi raporu hazırlandığını, eksik delillerle yapılan keşif neticesinde kadastro tespitine ilişkin itirazımızı reddedildiğini, bilirkişi raporu ile davaya konu taşınmazın iskanen verilen yerlerden olup olmadığı dahi tespit edilememişken dava konusu taşınmaz için düzeltilmesi gereken bir husus bulunmadığına ilişkin kararın kabulü mümkün olmadığını, bilirkişiler bizzat kendileri davaya konu yerlerin tarım arazisi vasfında olduğunu belirtmişlerse de bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne yargılama masrafları ve vakalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
… Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2018/2795 Esas – 2019/1553 Karar sayılı kararında, dava konusu 371 parsel orman niteliği ile … adına tapuda kayıtlı olduğundan, 6292 sayılı yasanın 11. Maddesine göre yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemi sırasında da kesinleşen mahkeme kararı ve tapudaki bilgiler doğrultusunda dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları içerisine alındığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının dayandığı gerekçeye göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından başvurunun esastan reddine; dava konusu taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmesi talebi yönünden ise, davanın 6292 sayılı Yasanın 11. Maddesine göre yapılan işleme karşı askı ilan süresi içerisinde açıldığı, bu çalışmada sadece orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemi yapılabileceği, mülkiyet değişikliğine yönelik bir işlem yapılamayacağı, bu nedenle mahkemece davacıların taşınmazın adlarına tesciline yönelik talepleri bakımından verilen görevsizlik kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
… Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin yukarıda sözü edilen kararına karşı yasal süresi içerisinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, delillerin takdiri ve olaya uygulamasında hataya düşüldüğünü, çekişmeli taşınmazların evvelden beri tarım arazisi olarak kullanıldığı ve orman ile bir ilgisinin bulunmadığını, davanın görevli Mahkemede açıldığını ve verilen ret kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6292 sayılı Yasanın 11. maddesine göre yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemine karşı açılan itiraz davasına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6292 sayılı Yasa’nın 11. maddesinin 10. Bendinde, “6831 sayılı Kanuna göre kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiş orman haritalarında düzeltmeyi gerektiren tutanak, pafta ve zemin uyumsuzluğunun tespiti hâlinde, orman işletme müdürlüğünce görevlendirilecek en az bir orman yüksek mühendisi ya da orman mühendisi ile kadastro müdürlüğünce görevlendirilecek kontrol mühendisi veya mühendisin iştirak ettirildiği, 3402 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre oluşturulacak kadastro ekibince orman sınır nokta ve hatları orman kadastro tutanakları esas alınmak suretiyle zemine aplike edilir. Tespit edilen uyumsuzluk yukarıda oluşturulan kadastro ekibince teknik mevzuata uygun hale getirilir. Çalışma sonucunda bir zabıt düzenlenir ve bu zabıt ekip görevlileri ile orman ve kadastro mühendisleri tarafından birlikte imzalanır. Düzeltme işlemi 3402 sayılı Kanunun 11 inci maddesine göre yapılacak askı ilanı ile kesinleşir.” hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 1. Maddesi ve 3402 sayılı Yasa’nın 11 ve 26. maddeleri uyarınca, askı ilan süresi içinde açılacak davalarda Kadastro Mahkemeleri, askı ilan süresi sona erdikten sonra ve tutanağı kesinleşen taşınmazlara karşı açılacak davalarda ise genel mahkemeler görevlidir. 6100 sayılı Yasa’nın m.114/1-c ve m.115/1 uyarınca da dava şartları arasında sayılan görev hususu, yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen araştırılabilir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL onama harcından peşin alınan 44,40 TL’nin mahsubu ile geriye kalan 135,50 TL’nin davacılardan alınmasına, 23.01.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.