YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10833
KARAR NO : 2023/836
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1127 E., 2019/425 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı … vekili 28.01.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; Kahramanmaraş ili … ilçesi … mevkiinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında tapulama harici bırakılan ve dava dilekçesinde sınırları belirtilen yaklaşık 20.000 m² lik taşınmazın müvekkili olan davacı tarafından malik sıfatı ile bağ olarak kullanıldığını ve tarıma uygun hale getirildiğini belirterek, imar-ihya ve zilyetliğe dayalı olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri uyarınca davacı adına tescilini talep etmiştir.
2. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde tesis kadastro çalışmasının 1975 tarihinde yapılıp kesinleştiği anlaşılmaktadır.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bağ vasfındaki taşınmazın davacı tarafından malik sıfatıyla kullanıldığını, DSİ tarafından verilen cevapta arazinin dere yatağı olduğu belirtilmiş ise de arazinin topografik yapısı dikkate alındığında dere görünümü arz etmesinin aktif ya da pasif dere vasfı taşıdığını göstermeyeceğini, tanık beyanları ve bilirkişi raporunun da bunu teyit ettiğini, orman bilirkişi raporunda taşınmazın orman olmadığının tespit edildiğini, taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçlarının yaş ve cinsi itibari ile imar ihyanın arazi üzerinde tamamlanmış olduğunu gösterdiğini, (B) harfi ile gösterilen taşınmaz üzerindeki 20 ağacın 20 yaşını geçkin olduğunun tespit edildiğini, bu durumun imar ihyanın gerçekleşmediği iddiasını çürüttüğünü, tescilin gerçekleştirilmemesinin yasaya uygun olsa dahi ziraat bilirkişi raporunda belirlenen 60 kök ağacın zilyetliği ve aidiyeti hakkında uyuşmazlık bulunmaması karşısında bu 60 kök ağacın bedellerinin davacıya iade olunması gerektiğini, taşınmazın 1961-2017 yılları arası 56 yıllık zilyetlik devir senetleri ile sahipli olarak fiilen kullanıldığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, ancak yanılgı ile kanunun olaya uygulanmasında hata edilerek taşınmazların dere yatağı vasfı ile Hazine adına tesciline karar verdiği görülmekle 6100 sayılı Kanun’un 353/(1)-b.2 maddesi gereğince taşınmazların Hazine adına tescili kısmının karardan çıkarılması suretiyle mahkeme kararının düzeltilmesine, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Tapusuz taşınmazın tescili istemli davada taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olup olmadığı ve böyle yerlerden ise kazanım koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’ nun 713 üncü maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.