Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/11041 E. 2023/2832 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11041
KARAR NO : 2023/2832
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ile davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunun esastan reddine, davalı vekillerinin başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. 3116 sayılı Orman Kanunu’na (3116 sayılı Kanun) göre yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde kalan Antalya ili, Kemer ilçesi, Ulupınar Mahallesinde bulunan 397 parsel sayılı taşınmaz orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmiştir.

2. Davacı …, dava dilekçesinde hudutlarını bildirdiği, 397 sayılı orman parseli içinde kalan 966,74 m2’lik alanı 25 yılı aşkın zamandır kendisinin kullandığını açıklayarak bu kısmın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalılardan Hazine vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2. Davalılardan Orman İdaresi vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu 397 parsel sayılı taşınmazın 3116 sayılı Kanun kapsamında yapılmış orman tahdidinde “orman sayılan alanlar” içerisinde kaldığı, 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 6831 sayılı Kanun kapsamında yapılan orman kadastro çalışmalarında bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirdiği gerekçesiyle 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkarılmış P.CXI sayılı parsel içinde kaldığı, P.CXI, P.CXII ve P.CXIII numaralı 2/B parsellerinin Kemer Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas ve 2002/16 Karar sayılı ve Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.06.2005 tarihli ve 2005/4122 Esas, 2005/7921 Karar sayılı ilamı ile onanan hükmü gereğince 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun kapsamında yapılan 2/B uygulamasının iptal edildiği, devlet ormanı olarak belirlenen dava konusu yerin özel mülkiyet konusu olamayacağı gibi zilyetliğe de konu edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … ile davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Dava … istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazı 25 yılı aşkın süredir nizasız fasılasız kendisinin kullandığını, orman ya da Hazinenin taşınmazla bir ilgisinin bulunmadığını açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Davalılardan Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince vekil edeni İdare lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını açıklayarak, hükmün düzeltilmesini istemiştir.

3. Davalılardan Orman İdaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince vekil edeni İdare lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını açıklayarak, hükmün düzeltilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu, ancak 31.12.1981 tarihinden önce nitelik yitirdiği gerekçesiyle orman dışına Hazine adına çıkarılmış ise de Kadastro Mahkemesinin 17.07.2002 tarihli ve 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı hükmü ile orman olduğu belirlenerek orman sınırı dışına çıkarma işleminin iptal edildiği, orman kadastrosunun kesinleştiği tarihen itibaren 6831 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin başvuruları yönünden; davacı tarafından tapu iptali ve tescil davası açıldığı, mülkiyete yönelik açılan bu davanın taşınmazın aynına ilişkin olup, nispi vekalet ücretine tabi bulunduğu ve davanın reddine karar verilmesi karşısında hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi gereğince red sebebi aynı olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile hükmün vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına ancak bu durumun kanunun olaya uygulanmasında hata niteliğinde olması ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemesi nedeniyle hükmün vekalet ücretine yönelik kısım yönünden düzeltilerek yeniden davanın reddi yönünde hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 maddeleri, 3116 sayılı Kanun, 6831 sayılı Kanun.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı …’ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.