Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/11050 E. 2023/3416 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11050
KARAR NO : 2023/3416
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Dava ilk olarak … Kadastro Mahkemesinde 2010/2624 Esas sayılı dosya ile görülmüş olup mahkemece hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan bahisle dosyanın Mahkemenin 2010/2626 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 13.10.2011 tarihinde yapılan duruşmada Mahkemece bu defa dava konusu yerlerin farklı yerler olduğundan bahisle 2010/2624 Esas sayılı dosyanın tefrikine karar verilmiş ve dosya Kadastro Mahkemesinin 2011/75 Esas numarasını almıştır. Mahkemece 05.11.2013 tarihinde taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 5831 sayılı Kanun ile eklenen Ek 4 üncü maddesi kapsamında çalışma yapılmadığı gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.10.2017 tarihli ve 2016/2000 Esas, 2017/7822 Karar sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verilmiştir. Kararın kesinleşmesi ve süresinde talep edilmesi üzerine dosya Asliye Hukuk Mahkemesinde şimdi ki esasını almıştır.

2. Davanın konusu; İstanbul ili … ilçesi … Köyü 132 ada 1 parsel civarındaki yere ilişkindir.

3. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu yerin 132 ada 1 parsel civarında olduğunu, taşınmazın orman tahdit sınırları dışında orman olmayan yer olduğunu ve üzerindeki muhdesat ile davacı taafından kullanıldığını, dava konusu yerin de içerisinde bulunduğu alanın 2010 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca 5831 sayılı Kanunla 3402 sayılı Kadastro Kanununa eklenen maddeler uyarınca kullanıcı, muhdesat ve sair sınırlandırmalar yapıldığını, 03.08.2010 tarihinde de ilan edildiğini, taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılara davacının zilyetliğinde olması ve davacı adına tespit ve tescil edilmesi gerekirken orman / eylemli orman alanında bırakıldığını, bu tespite itirazla dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında davacı zilyetliğinde olduğundan davacı adına tespit ve tescilini, olmadığı takdirde mevcut yerin 2/B olarak tespiti ile davacı adına kullanıcı ve muhdesat tespitinin yapılmasını istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin fiilen orman olduğu ve eylemli orman olduğunun tespit ediliğini davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile … Kadastro Mahkemesinin 2011/75 Esas 2013/112 Karar sayılı dosyası, toplanan deliller, tapu kayıt ve kadastro tutanakları, krokileri, orman kadastro tutanak ve haritaları ile ekleri, görevsiz mahkemece yerinde yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre; dava konusu yer orman olup özel zilyetlik ve mülkiyete konu olamayacağından açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; imar ihya ve zilyetliğe dayalı olarak talepte bulunulduğunu ve taşınmazın 20 yılı aşkın süredir tarım arazisi olarak kullanıldığını, taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasından itibaren kazanmaya elverişli hale geldiğini mahkemece bu yönde tetkikat yapılmadığını, gıyaplarında görülmüş davalar varsa bu davaların davacıyı bağlayıp bağlamayacağının belitilmesine rağmen mahkemece talebin karşılıksız bırakıldığını, görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporuna istinaden karar verildiğini, mahkemece eksik araştırma inceleme ile karar verildiğini, delillerin toplanmadığını, sair nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre davaya konu (A) harfi ile gösterilen taşınmazın 2/B vasfında olmadığı, orman alanında kaldığı, her ne kadar taşınmazın bulunduğu alan 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2896 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması ile … Devlet Ormanı sınırları dışına çıkarılmış ise de bu uygulamanın mahkeme kararı ile iptal edildiği, dava konusu yerin tamamının orman alanında kaldığı anlaşıldığından … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/120 Esas, 2018/451 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun ) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.