YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11078
KARAR NO : 2023/2560
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
KARAR :İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro çalışma alanına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. … ili, … ilçesi, … Köyü 199 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na (3402 sayılı Kanun) göre yapılan orman kadastrosu çalışmaları sırasında Hazine adına orman vasfı ile, … ili … ilçesi … Köyü 203 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 3402 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci maddesine göre yapılan kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına ham toprak vasfı ile … ili, … ilçesi, … Köyü 154 ada 3 parsel sayılı taşınmazın evveliyatı olan 154 ada 1 parsel taşınmaz ise 3402 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci maddesine göre yapılan kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına ham toprak vasfı ile tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı köylere ait hudutların çok eskiden beri sabit olduğunu, buna rağmen kadastro çalışmaları sırasında çizilen yeni sınırlar nedeniyle sınır ihtilafları oluştuğunu, kadastro çalışmalarının idari sınırlar dikkate alınmaksızın yapıldığını bu şekilde davacı köylerin haklarının zedelendiğini, davacı köylere ait sınırların kadastro çalışmalarından önceki sınırlara çekilmesi için iş bu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu, 199 ada 1 parsel, 203 ada 1 parsel, 154 ada 3 parsel ve 120 ada 3 parsel sayılı taşınmazların nizalı olduğunu açıklayarak, davalılar adına yapılan tespitlerin iptali ile nizalı parsellerin davacı köyler adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalılardan … vekili cevap dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasında kadim sınırların dikkate alındığını, nizalı taşınmazların kadastro çalışmaları öncesinde de vekil edeni köy tüzel kişiliği tarafından kullanıldığını, 3402 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinde belirtilen şekilde bir itirazın yapılmadığını, dava konusu taşınmazların vekil edeni köy tüzel kişiliği tarafından ağaçlandırıldığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalılardan Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Hazine adına kayıtlı olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
3. Davalılardan … davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıların talebinin mülkiyete ilişkin olmadığı, bir ayni hak talebi bulunmadığı, kadastro çalışma alanına itiraz edildiği, kadastro tutanakları kesinleştikten sonra çalışma alanına itiraz davalarının dinlenme olanağının olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacı köylere ait hudutların çok eskiden beri sabit olduğunu, buna rağmen kadastro çalışmaları sırasında çizilen yeni sınırlar nedeniyle sınır ihtilafları oluştuğunu, kadastro çalışmalarının idari sınırlar dikkate alınmaksızın yapıldığını bu şekilde davacı köylerin haklarının zedelendiğini, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini, kadastro çalışma alanının idari sınırlara uygun olarak düzeltilmesinde zorunluluk bulunduğunu, dava konusu taşınmazların öteden beri davacı köylerin tasarrufunda bulunduğunu açıklayarak kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kadastro sınırı çalışma alanına itiraz niteliğinde olduğu, 3402 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinde çalışma alanının ne şekilde belirleneceğinin belirtildiği, Kadastro Müdürlüğü’nün 29.11.2019 tarihli yazısında çalışma alanı sınırına yönelik itirazda bulunulmadığının belirtildiği, sınırın kesinleşerek kadastro tespit çalışmalarına başlanıp tamamlandığı, buna göre eldeki davanın açılmasında davacı köylerin hukuki yararının bulunmadığı, orman vasıflı alanlarda yer alan sahalardan yararlanma şekli ve bölgelerini belirleme görev ve yetkisinin orman idaresine ait olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacı köylere ait hudutların çok eskiden beri sabit olduğunu, buna rağmen kadastro çalışmaları sırasında çizilen yeni sınırlar nedeniyle sınır ihtilafları oluştuğunu, kadastro çalışmalarının idari sınırlar dikkate alınmaksızın yapıldığını, bu şekilde davacı köylerin haklarının zedelendiğini, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini, kadastro çalışma alanının idari sınırlara uygun olarak düzeltilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların öteden beri davacı köylerin tasarrufunda bulunduğunu açıklayarak. kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro sınırı çalışma alanına itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.