YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11085
KARAR NO : 2023/2429
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın
kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı … İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; tapuda davalı adına kayıtlı bulunan … ili … ilçesi … Köyü 157 ada 22 parsel sayılı taşınmazın kısmen orman olduğunu ve kısmen kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, taşınmazın orman olan kısmının öncesi itibariyle orman olduğu gibi eylemli durumu itibariyle de orman niteliğine haiz olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre orman sınırlarında daraltma yapılamayacağını belirterek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman olarak tespit edilecek kısmının orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın öteden beri özel mülkiyete konu arazi olduğunu, hiçbir zaman orman niteliği kazanmadığını, tahdidin hatalı yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın 3116 sayılı kanun uyarınca yapılan ilk tahdit çalışmalarındaki tutanaklarla açı mesafe değerlerinin ve sabit noktaların haritada bulunarak sayısallaştırılması neticesinde, taşınmazın 1152 m²’ sinin kesinleşmiş devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığının, orman sınırı içinde kaldığı tespit edilen kısmının ilk orman tahdidine yakın 1943 ve 1958 yıllarına ait hava fotoğrafları ve memleket haritalarında taşınmazın iki orman parçası arasında kalan ve orman örtüsünün devamı niteliğine olmayan bir örtüye sahip ve fiilen de bu yapısını koruduğunun, taşınmazın ilk tahdidin yapıldığı tarihte 100 yaşının üzerinde zeytin ağaçlarının sıralı bir şekilde dikilmiş olduğunun ve taşınmazın bu niteliği itibariyle tamamının bahçe olarak kullanıldığının, taşınmazın üzerinde eski tarihli bahçe duvarı kalıntılarının taşınmazın bir bütün olarak kullanıldığını gösterdiğinin, taşınmazın ihtilaflı kısmı üzerinde sonradan açma ve orman örtüsünün tahrip edildiğine dair bir bulguya rastlanmadığının belirtildiği gözetilerek, ilk tahdidinin yapıldığı tarihte 100 yaşın üzerinde zeytin ağaçlarının sıralı bir şekilde dikilmiş olduğu, eski tarihli bahçe duvarı kalıntılarının taşınmazı bir bütün olarak kullanıldığını gösterdiği, taşınmazın ihtilaflı kısmı üzerinde sonradan açma ve orman örtüsünün tahrip edildiğine dair bir bulguya rastlanmadığı, bu haliyle de taşınmazın eski tarihten itibaren orman niteliğine haiz olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı … İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı … İdaresi vekili istinaf dilekçelerinde; dava konusu taşınmazı içerir alanda 1947 yılında 3116 sayılı kanuna göre yapılmış kesinleşmiş orman kadastrosunun mevcut olduğunu, dava konusu taşınmazın ilk orman tahdidinde kısmen devlet ormanında olduğunu ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu durumun tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın 1947 yılında Orman Tahdit Komisyonlarınca devlet adına tahdit edilen Köyüstü Devlet Ormanı içinde olduğunu, İlk Derece Mahkemesi delillerin hukuki takdirinde ve değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, kısmen devlet ormanı olduğu anlaşılan ve 3116 sayılı Kanun’a göre yapılan orman kadastrosuna itiraz süresinin çoktan geçtiğini, davanın reddine dair verilen kararın yasaya ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davacı idarece açılan davanın kabulüne, davaya konu Yalova ili … ilçesi … Köyünde bulunan 157 ada 22 parsel sayılı orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmazın orman olan kısımlarının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya içeriğine, dava dilekçesine, mahkemece yapılan her iki keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarına, istinaf talep dilekçesi içeriğine göre davanın tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olduğu, ilk derece mahkemesince yapılan keşif ve inceleme, uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma neticesinde, dava konusu taşınmazın 17.02.2018 tarihli raporda B harfi ile gösterilen 1151,59 m²’lik kısmının 1948 yılında yapılan ilk orman tahdidinde orman sınırları içinde kaldığı, 1990 yılında 3302 Sayılı Yasa uyarınca yapılan 2B uygulaması ve kesinleşmiş orman sınırı aplikasyonu çalışmaları sırasında da orman olarak sınırlandırılan kesimde bir değişikliğe gidilmediği, 25.12.2018 tarihli raporda belirtildiği üzere taşınmazın davalı kısmını orman sınırları içine alan poligonun 3516 numaralı OS noktasının kapanışında 30 metre hata bulunmasının taşınmazın mülkiyet durumunu etkilemediği belirlendiğine göre, davanın kabulüne karar vermek gerekirken, tahdide karşı hak düşürücü dava açma süresinin çoktan geçtiği gözetilmeden, taşınmazın öncesinin orman olmadığı ve tahdidin hatalı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle, davacı … İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 3 mahalli bilirkişisi tarafından yapılan tespit sonrasında katılan tüm bilirkişiler tarafından dava konusu kısmın orman olmadığının, ormanın tahribi sonrası açılan arazi olmadığının tespit edildiğini, orman yüksek mühendisi bilirkişiler tarafından 1943 yılı hava fotoğraflarında dahi 100 yıllık zeytin ağaçları görülmüş olup orman olduğu iddia edilen kısmın 1800’lü yıllardan bu yana bir bütün olarak zeytin bahçesi olarak kullanıldığı tespitinin yapıldığını, dava konusu arazide ilk orman tespitinin 1947 yılında yapıldığını, orman yüksek mühendisleri bilirkişilerinin incelediği hava fotoğraflarının ise 1943 yılına ait olduğunu belirterek, bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu’ nun 1, 9 ve 11 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.