Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/11165 E. 2023/137 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11165
KARAR NO : 2023/137
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/422 E., 2018/424 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacılar …, … ve … tarafından açılan davanın feragat nedeni ile reddine, … tarafından Hazine aleyhine açılan birleşen davanın husumet yönünden reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının reddine karar verilmiştir.

Kararın asli müdahil Orman İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve dahili davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil Orman İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Kadastro sırasında; Bursa ili … ilçesi … Mahallesi 123 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazların öncesinde bir parça halinde 23.03.1946 tarihli, 403 sıra, 128 cilt, 98 sıra numaralı 16542 m2 yüz ölçümlü tapu kaydı uyarınca seksen bir kişi adına hisseli olarak kayıtlı olduğu, 1946 yılında paydaşlarca yapılan rızai ve harici taksim uyarınca, 14 ve temyiz konusu 15 parsel sayılı taşınmazların paydaşlardan … ‘e isabet ettiği, …’ in 1974 yılında iki parça yerini … ve …’a sattığı, kardeşlerin aralarında yaptığı taksim uyarınca temyiz konusu 15 parsel sayılı taşınmazın … hissesine düştüğü açıklanarak 2331,82 m2 yüz ölçümü ve zeytinlik vasfı ile … adına; temyiz konusu 16 parsel sayılı taşınmazın ise 1946 yılında yapılan taksim uyarınca hissedarlardan … Gün hissesine isabet ettiği, 1974 yılında vefatı ile mirasçıları arasında yapılan taksimde oğlu İsmail’e isabet ettiği, taşınmazın 1985 yılında haricen …’a satıldığı açıklanarak, 6284,66 m2 yüzölçümü ve zeytinlik niteliği ile … adına; temyiz konusu 19 parsel sayılı taşınmazın ise 1946 yılında yapılan taksim uyarınca davacıların murisi … hissesine isabet ettiği açıklanarak 5040,37 m2 yüz ölçümü ve tarla niteliği ile … mirasçılarına adına; temyiz konusu 20 parsel sayılı taşınmazın 1946 yılında paydaşlarca yapılan rızai ve harici taksim uyarınca hissesine isabet eden maliklerce tapuda ayrı ayrı …’e satıldığı, … adına oluşan tedavüllü tapu kayıtlarının taşınmaza uyduğu açıklanarak 1161,34 m2 yüzölçümü ve tarla niteliği ile … adına; temyiz konusu 21 parsel sayılı taşınmazın 1946 yılında paydaşlarca yapılan rızai ve harici taksim uyarınca hissesine isabet eden malikleri tarafından kayıtsız ve şartsız olarak köye hibe edildiği açıkanarak 1678,02 m2 yüzölçümü ve tarla niteliği ile köy tüzel kişiliği adına tespit edilmiştir.

2.Davacılar …, … ve … vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; … olarak bilinen mevkide bulunan 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazlarda müvekkillerinin murisi …’ın da dayanak tapu kayıtları uyarınca hisse sahibi olmasına rağmen müvekkillerine bu hisse karşılığı hiçbir yer verilmediğini, 19,20 ve 21 parsel sayılı taşınmazların ise bütün halinde muris tarafından 25 yılı aşkın süredir kullanılmakta iken sadece 19 parselin muris adına tespit edildiğini öne sürerek tespitin iptali ile payları oranında müvekkileri adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; yargılamanın devamı esnasında davacı asıllar tarafından kendileri adına tespit edilen 19 parsel sayılı taşınmazın dava konusu olmadığını belirtmeleri üzerine mahkemece 13.10.2017 tarihli ara karar ile dava konusu olmayan bu taşınmaza ait kadastro tutanak aslı olağan usule göre tamamlanması için Mudanya Kadastro Müdürlüğüne gönderilmiş, yine yargılamanın devamı esnasında vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunan davacılar vekili 08.03.2010 tarihli dilekçesi ile asıl dava dosyası ve birleştirilen dava dosyalarından feragat ettiklerini bildirmiştir.

3.Asli müdahil Orman İdaresi vekili müdahale dilekçesinde, dava konusu 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazların 1991 yılında kesinleşen orman kadastro çalışmalarında kısmen orman olarak sınırlandırıldığını, taşınmazların 1957 tarihli memleket haritasında çalılık vasıfında olduklarını, diğer kısımlarının ise eylemli orman olduğunu öne sürerek tespitin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

4.Birleşen dosya davacısı … hasım olarak Hazineyi gösterdiği birleşen dava dilekçesinde, dayanak tapu kaydı ve tedavülleri uyarınca hak sahibi olduğunu öne sürerek 20 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak tespitin iptali ile, tapulu yerlerinin adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; yargılamanın devamı esnasında davadan feragat ettiğini bildirmiştir.

II. CEVAP
1.Dahili davalı … vekili, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen tarafın dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin olarak ise dava konusu taşınmazın niteliğinin göz önüne alınarak davanın reddini savunmuştur.

2.Davalılar …, … ve … duruşmadaki beyanlarında, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

3.Bir kısım davalılar vekili Av. … ve davalı Hazine vekili, duruşmadaki beyanlarında, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davacılar ana dosya ve birleşen dosya ile birlikte dava konusu taşınmazların ayrı ayrı davalılar adına olan tespitlerin iptali ile adlarına tescil isteği ile dava açmış iseler de yargılama aşamasında tüm davalarından feragat ettikleri, davacı … birleşen dava dilekçesinde her ne kadar Hazineye husumet yöneltmiş ise de 123 ada 20 parsel sayılı taşınmazın … adına tespit gördüğü, bu durumda Hazine aleyhine açılan bu davanın husumet yönüyle reddinin gerektiği, Orman İdaresinin müdahale talebi yönünden 123 ada 15 ve 16 parseller üzerinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu uyarınca dava konusu taşınmazların öncesinden beri tarım alanı olarak kullanıldığı, öncesinde bahçe tarımı, daha sonra da zeytinlik olarak kullanıldığı, orman bilirkişi raporunda incelenen hava fotoğraflarında taşınmazların tarım alanı olarak görüldüğü, memleket haritasında da meyve bahçesi işaretlerinin bulunduğu yeşile boyalı alan içinde kaldığı, taşınmazların orman ve tarım alanlarıyla komşu olduğu, orman kadastro çalışmalarının kesinleşmiş olduğu ve bu parsellerin orman sınırı dışında kaldığı, bu haliyle orman sayılmayan yerlerden olduğu, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davacılar …, … ve …’ın davalarının feragat nedeniyle reddine, Mudanya Kadastro Mahkemesinin birleşen 2002/6 Esas sayılı dosyası ile … tarafından açılan davanın husumet yönünden reddine, Orman İdaresinin subut bulmayan müdahalesinin reddine, dava konusu Bursa ili … ilçesi … Mahallesi 123 ada 15 parsel, 123 ada 16 parselin tespit gibi tescillerine, Kanun değişikliği gereği 123 ada 20 ve 21 parsellerin köy yerine Mudanya Belediyesi adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asli müdahil Orman İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve dahili davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Asli müdahil Orman İdaresi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu 123 ada 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünün orman tahdit sınırları içinde kaldığını, parsellerin 1957 tarihli memleket haritasında da çalılık vasfı ile orman içerisinde kaldığını, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edildiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; 123 ada 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazların Belediye adına tesciline karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, taşınmazların Hazine adına tescili gerekirken vasfının değiştirilerek Belediye adına tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

3.Dahili davalı … vekili istinaf başvuru dilekçesinde; birleşen 2001/183 Esas sayılı dosyada dava konusu olan 123 ada 19 parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm kurulmamasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asli müdahil Orman İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve dahili davalı … vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asli müdahil Orman İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve dahili davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Asli müdahil Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3.Dahili davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kesinleşen orman sınırları içerisinde bulunup bulunmadığı, orman sayılan yerlerden olup olmadıkları hususlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil Orman İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve dahili davalı … vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 144,00 TL’nin temyiz eden Mudanya Belediye Başkanlığından alınmasına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.