YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11168
KARAR NO : 2023/141
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan kısmen kabulü kısmen reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı … vekili, davalı … vekili ile davalı … İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı … vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı … İdaresi vekilinin başvurusunun süreden reddine, davalı … vekilinin başvurusunun kısmen esastan reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili ve davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında … İli … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 127 ada 1 parsel sayılı 2.878.121,58 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacılar …, … (… oğlu) …, … (… … oğlu), …, … ve … vekili ayrı ayrı dava dilekçelerinde; kadastro sırasında … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan ve orman vasfı ile Hazine adına tespit gören 127 ada 1 parsel sayılı taşınmaz sınırları içinde kalan kendilerine ait taşınmaz bölümlerinin adlarına tescilini talep etmişlerdir. Yargılama sırasında dava dosyaları birleştirilmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili ve davalı … İdaresi vekili davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile orman olmayan ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarını sağlayan bölümlere ilişkin davalılar Hazine ve Orman İdaresi yönünden davanın kabulüne, bu koşulları sağlamayan bölümlere ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
2. Dava konusu … ili … ilçesi … Mahallesi 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişileri M.A.S. ve H.A.’nın 02.08.2016 tarihli krokili raporuna göre;
a) Davacı … tarafından (2016/6 Esas) davalılar Hazine ve Orman İdaresi aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı … aleyhine açılan davasının reddine, A harfi ile gösterilen 6.050,91 metrekarelik bölmün tarım arazisi vasfıyla adına tapuya kayıt ve tesciline,
b) Davacı … tarafından (2016/14 Esas) davalılar Hazine ve Orman idaresi aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, A harfi ile gösterilen 5.814,62 metrekarelik ve A.1 harfi ile gösterilen 1.484,81 metrekarelik bölümlerin tarım arazisi vasfıyla adına tapuya kayıt ve tesciline, B harfi ile gösterilen bölüme yönelik davanın reddine,
c) Davacı … (… oğlu) tarafından (2016/16 Esas) davalılar Hazine ve Orman İdaresi aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, A harfi ile gösterilen 6.015,40 metrekarelik, B harfi ile gösterilen 4.400,56 metrekarelik ve C harfi ile gösterilen 2.489,65 metrekarelik bölümlerin tarım arazisi vasfıyla adına tapuya kayıt ve tesciline, D harfi ile gösterilen bölüme yönelik davanın reddine,
d) Davacı … ( … oğlu) tarafından (2016/7 Esas) davalılar Hazine ve Orman İdaresi aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, A harfi ile gösterilen 17.792,66 metrekarelik bölümün tarım arazisi vasfıyla adına tapuya kayıt ve tesciline, B harfi ile gösterilen bölüme yönelik davanın reddine,
e) Davacı … tarafından (2016/12 Esas) davalılar Hazine ve Orman İdaresi aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, A harfi ile gösterilen 11.737,09 metrekarelik bölümün tarım arazisi vasfıyla … adına tapuya kayıt ve tesciline, B harfi ile gösterilen bölüme yönelik davanın reddine,
f) Davacı … (2016/4 Esas) tarafından davalılar Hazine ve Orman İdaresi aleyhine açılan davanın kabulüne, A harfi ile gösterilen 7.505,33 metrekarelik ve B harfi ile gösterilen 10.490,85 metrekarelik bölümlerin tarım arazisi vasfıyla adına tapuya kayıt ve tesciline,
g) Davacı … tarafından davalılar Hazine ve Orman İdaresi aleyhine açılan davanın reddine,
3. Dava konusu 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazın geri kalan 2.804.339,7 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tespit gibi orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … vekili, davalı … İdaresi vekili ve davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı … vekili; çekişmeli taşınmazın mahalle genişleme alanı vasfıyla tescil dışı bırakılmasını talep etmiştir.
2. Davalı … vekili; davalı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, usulüne göre araştırma ve inceleme yapılmadığını açıklayarak, mahkeme kararının aleyhlerine olan kısmının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı … İdaresi vekili; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu açıklayarak, dilekçede izah ettikleri ve resen ele alınacak nedenlerle mahkeme kararının kabul kısmının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
1. … vekilinin istinaf talebinin esastan reddine,
2. Davalı … İdaresi vekilinin istinaf talebinin, davalı İdareye mahkeme gerekçeli kararının 25.07.2017 tarihinde tebliğ edildiği istinaf dilekçesinin ise 06.09.2017 tarihinde yani iki haftalık istinaf süresinden sonra mahkemeye sunulduğu anlaşıldığından, süresinde yapılmayan istinaf başvurusunun reddine,
3. Davalı … vekilinin istinaf talebinin, birleşen 2016/4-6-7-12-14-21 Esas sayılı dosyalar yönünden, Mahkeme tarafından kabul kararı verilen taşınmaz bölümlerinin usulüne uygun yapılan orman araştırmasına göre orman olmadıklarının tespit edildiği, davacılar bakımından zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine, birleşen 2016/16 esas sayılı dosyada ise davacının davasını koordinat ve yüzölçümü ile ayrıntılı belirten haritaya dayalı olarak açtığı halde yapılan keşif sonucu hazırlanan raporda davacı adına tesciline karar verilen A, B, C harfleri ile gösterilen alanların yüzölçümlerinin büyütüldüğü ve ayrıca dava dilekçesinde yer almayan D harfi ile gösterilen bölüm hakkında karar verildiği gerekçesiyle; davalı … vekilinin 2016/16 Esas sayılı dosya bakımından istinaf talebinin kabulü ile … Kadastro Mahkemesi’nin 2016/6 Esas, 2017156 Karar sayılı dosyada birleşen 2016/16 Esas sayılı dosya ile ilgili kurulan hükmün HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesi gereğince kaldırılarak, davanın kabulüne, dava konusu … ili … ilçesi … Mahallesi 127 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan ve fen bilirkişileri M.A.S. ve H.A.’nın 29.05.2018 tarihli krokili ek raporlarında A, B ve C harfleri ile gösterilen taşınmazların fıstık bahçesi vasfıyla davacı … (Hasan oğlu) adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve davalı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı … vekili, çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabı mümkün olan yerlerden olsa dahi zilyetlikle kazanma koşullarının davacılar yararına gerçekleşmediğini, yapılan araştırmaların ise karar vermeye yeterli olmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalı … İdaresi vekili, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, verilen kararın ise usul ve yasaya aykırı olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na (3402 sayılı Kanun)göre yapılan kadastro tespitine itiraza yönelik olup, çekişmeli taşınmazın itiraza konu bölümlerinin orman sayılan yerlerden olup olmadığı, orman sayılmayan bölümler yönünden ise davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının olup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353, 356, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun)17/2 nci maddesi, 7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1. Davalı … İdaresi vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hükme karşı davalı … İdaresi vekili tarafından süresinde istinaf başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Yeni sistemde temyiz edilen karar İlk Derece Mahkemesinin kararı değil, Bölge Adliye Mahkemesinin kararıdır. Artık İlk Derece Mahkemesi kararının doğrudan temyiz edilmesi mümkün değildir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı usulüne uygun istinaf başvurusunda bulunulmaması halinde karar kesinleşmektedir. Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesi kararını süresinde usulüne uygun istinaf etmeyen davalı … İdaresi vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını temyiz hakkı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı … vekilinin, davacı … oğlu … adına tarım arazisi vasfıyla tesciline karar verilen A harfi ile gösterilen 5.814,62 metrekare ve A.1 harfi ile gösterilen 1484,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, davacı … oğlu … adına tarım arazisi vasfıyla tesciline karar verilen B harfi ile gösterilen 4.400,56 metrekare ve C harfi ile gösterilen 2.489,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ile davacı … oğlu … adına tarım arazisi vasfıyla tesciline karar verilen A harfi ile gösterilen 7.505,33 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar yönünden; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeler usul ve kanuna uygun olup mahalli bilirkişi beyanları, ziraat bilirkişi raporu ve incelenen hava fotoğraflarının uyumlu olduğu taşınmazların orman vasfında olmadığı ve zilyetlikle mülk edinme koşulları gerçekleştiğine, HMK’nin 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olduğundan yukarıda belirtilen taşınmaz bölümleri yönünden temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3. Davalı … vekilinin, davacı … oğlu … adına tarım arazisi vasfıyla tesciline karar verilen A harfi ile gösterilen 6.050,91 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz; davacı Hasan oğlu … adına tarım arazisi vasfıyla tesciline karar verilen A harfi ile gösterilen 6.015,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz; davacı … oğlu … adına tarım arazisi vasfıyla tesciline karar verilen A harfi ile gösterilen 17.792,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz; davacı … oğlu … adına tarım arazisi vasfıyla tesciline karar verilen A harfi ile gösterilen 11.737,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz; davacı … oğlu … adına tarım arazisi vasfıyla tesciline karar verilen B harfi ile gösterilen 10.490,85 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz yönünden temyiz itirazlarına gelince; Bu taşınmaz bölümleri yönünden verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki, hükme dayanak yapılan ziraat ve orman bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmaz bölümlerinin niteliğinin saptanması bakımından taşınmazların bulunduğu yeri kapsayan en eski tarihli dahil stereoskopik hava fotoğraflarının tamamı üzerinde usulünce inceleme yapılmamış, 1956, 1973, 1985 ve 2011 tarihli hava fotoğrafları incelenmiş ve taşınmazların üzerinde 1973 yılında tarım yapıldığından bahsedilmiş ise de hava fotoğrafları denetime elverişli olacak şekilde rapora eklenmemiştir. Hava fotoğrafları mevcut şekliyle incelendiğinde ise taşınmazlar üzerinde 1973 yılında zilyetliğin olduğu sonucuna nasıl ulaşıldığı anlaşılamadığı gibi taşınmaz bölümlerine sınır orman parseli ile aralarında ki fark anlaşılamamış ve bilirkişi raporlarında da açıklanmamıştır. Ayrıca haricen yapılan incelemede yörede 1999 yılında çekilen hava fotoğraflarının incelenmediği anlaşılmıştır. Taşınmaz bölümleri üzerinde fıstık ağaçları olduğundan bahsedilmiş ancak dikilme suretiyle mi yoksa aşılı mı oldukları açıklanmamış, taşınmaz bölümleri üzerinde her yaştan fıstık ağaçlarının olduğu ancak taşınmazların hangi bölümünde hangi yaşta fıstık ağaçlarının olduğu haritasında gösterilmemiş, taşınmazlar üzerinde taşlık ve kayalık alanlar olduğundan bahsedilmiş ama yine taşlık ve kayalık bölümlerin taşınmazların neresine denk geldiği açıklanmamış, çekişmeli taşınmazlara ilişkin fotometrik ve fotogrametrik paftalar getirtilmemiş, keşif sırasında çekilecek yakın plan ve panoramik fotoğraflardan yararlanılmamıştır. Ayrıca davacı … oğlu … adına tarım arazisi vasfıyla tesciline karar verilen A harfi ile gösterilen 6.015,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın 6831 sayılı Kanun’un 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, dolayısıyla hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklar kazanılamayacağından, dava konusu taşınmazın bu bölümü yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması doğru olmamıştır.
4. Hâl böyle olunca doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı, zilyedlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli, toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli, keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli, yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazlar, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli, stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği, kullanım durumları ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, üzerilerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile imar-ihyaya konu olup olmadıkları, olmuş iseler imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğe ne zaman başlanıldığını ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadıklarını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
5. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadıkları, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmedikleri ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, fıstık ağaçlarının aşılı iseler aşı yaşları değilse dikilme tarihleri ile hangi yaşta ve sayıda oldukları taşınmaz bölümleri üzerinde gösterilmeli, varsa komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı, dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı, ziraatçi bilirkişiden taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadıkları, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun’un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden dava konusu taşınmaz bu bölümleri yönünden hükmün bozulması gerekir.
6. Kabule göre de;
a) Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebi kısmen kabul edildikten sonra HMK’nin 353 ve 356. maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılmak suretiyle yeniden hüküm kurulması gerekirken, önceki hükmün tamamı kaldırılmadan birleştirilen dosyaların tefrikine sonuç verecek şekilde sadece iş bu 2016/6 Esas, 2017/156 Karar sayılı dosya ile birleşen 2016/16 Esas sayılı dosya ile ilgili kurulan hükmün kaldırılarak sadece birleşen bu dosya ile ilgili hüküm kurulması doğru olmamıştır.
b) Ayrıca yargılama harçlarının davalı … İdaresinden alınmasına karar verilmiş ise de İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinden sonra, Bölge Adliye Mahkemesinin ise karar tarihinden önce 28.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7139 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile Orman Genel Müdürlüğü, 02.07.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’na göre alınan harçlardan, bu Kanunda belirtilen görevleri kapsamında düzenlenen kâğıtlar sebebiyle damga vergisinden ve tapu ve kadastro işlemlerinden kaynaklanan döner sermaye hizmet bedellerinden muaf bulunduğundan, Orman İdaresi aleyhine harçlara hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda değerlendirme bölümünün (1) No.lu bendinde açıklanan nedenlerle davalı … İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin reddine,
2. Yukarıda değerlendirme bölümünün (2) No.lu bendinde yazılı taşınmaz bölümleri yönünden davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
3. Yukarıda değerlendirme bölümünün (3), (4) ve (5) No.lu bentlerinde yazılı nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Hazine ve Orman İdaresi harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.