YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11407
KARAR NO : 2021/12972
KARAR TARİHİ : 27.12.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; “çekişmeli 510 parsel sayılı taşınmaza tespitte uygulanan 16.11.1950 tarihli ve 176 sıra numaralı tapu kaydı ve tesisinden itibaren tüm tedavüllerinin ve çekişmeli tüm taşınmazlara komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgelerin getirtilmesi, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulunun katılımıyla keşif yapılması, keşif sırasında 510 ve 636 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan 16.11.1950 tarihli ve 138 ve 176 sıra numaralı tapu kayıtlarının uygulanıp kapsamlarının yöntemince belirlenmesi, tapu kayıtlarının uygulanmasında komşu parsel tutanaklarından ve dayanağı belgelerden yararlanılması, 636 parsel sayılı taşınmaza komşu 805 parsel sayılı taşınmazın kadim mera olup olmadığının araştırılması, komşu 805 parselin kadim mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde tapu kayıt miktar fazlasının meradan kazanılamayacağı hususunun gözetilmesi, bilirkişi ve tanıklardan, tüm taşınmazların ilk maliki, intikali ve tasarrufu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, tüm taşınmazlar yönünden öncesinin mer’a, yaylak veya kışlak olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, ayrıca çekişmeli 370, 374, 376, 378, 379 ve 581 parsel sayılı taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığının sorulması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, teknik bilirkişiye, 510 ve 636 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan 16.11.1950 tarihli ve 138 ve 176 sıra numaralı tapu kayıtlarının kapsamını belirtir ve keşif takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi, ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan, tüm taşınmazların niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, her bir taşınmaz yönünden kim tarafından dava edildiği gözetilerek dava açanların talepleri ile bağlı kalınması gerektiği hususu üzerinde önemle durulması, 575 parsel sayılı taşınmazın hiçbir davacı tarafından dava konusu edilmediği ve 575 parsel sayılı taşınmazın tutanağının itiraz edilmeyerek kesinleştiği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sırasında çekişmeli 445 parsel yönünden dava tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydı yapılmış ve yargılamaya bu esas üzerinden devam olunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, çekişmeli 445 parsel için düzenlenen kadastro tespitinin iptaline, davacı müteveffa …’ın mirasçıları adına hükümde gösterilen paylar ile kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazda davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki, ziraat bilirkişi kurulundan alınan raporda, taşınmazın iki kısıma ayrıldığı, birinci kısımda tarım yapıldığına dair her hangi bir kültür bitkisine rastlanılmadığı, ikinci kısmın ise doğal çayırlık olarak hayvan otlatmak amacıyla kullanıldığı belirtilmiş olup, raporlara ekli fotoğrafların da bu durumu doğruladığı, hayvan otlatmak ve ot biçmek şeklinde sürdürülen zilyetliğin, ekonomik amaca uygun zilyetlik olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla; Mahkemece, dosya kapsamındaki tüm bu bilgi ve belgeler gözönünde bulundurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamımn tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.