Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/11409 E. 2021/12136 K. 07.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11409
KARAR NO : 2021/12136
KARAR TARİHİ : 07.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Kullanıcı şerhinin iptaline yönelik davaların ilgilisi olan kayıt maliki Hazine ile gerçek hasım durumunda bulunan ve lehine şerh verilmiş bulunan kişi aleyhine açılmasının zorunlu olduğu, somut olayda, kadastro sonucu, çekişmeli taşınmazın “Hüseyin oğlu …’ın kullanımında bulunduğu” hususunun tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edildiği, ne var ki davacı tarafından, dava Hazine ile birlikte tapu kaydında lehine kullanıcı şerhi bulunmayan “… oğlu …” aleyhine açıldığı belirtilerek, davacıya, davasını taşınmazın beyanlar hanesinde adı yazılı … oğlu …’a yöneltmesi için imkan tanınması, taraf teşkili sağlandıktan sonra iddia ve savunmalar doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydındaki kullanıcı şerhinin iptali ile yerine taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğunun şerhine karar verilmiş; hüküm, davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz, 25.10.1990 tarihinde yapılan orman kadastrosu sonucu 2/B arazisi olarak orman sınırı dışına çıkartılmış, 16.11.1990 tarihinde davalıların murisi …’a ait tapu uygulanmak suretiyle kadastro tutanağı düzenlenmiş ve beyanlar hanesine … lehine şerh verilmiş olup, 13.04.2010 tarihinde yapılan güncelleme çalışmalarında ise taşınmazın kullanıcısının değişmediği tespit edilmiştir. Davacı …, dava konusu taşınmazın kullanım hakkını 2002 yılında …’ın yeğeni … ’tan satın aldığını ve bu tarihten itibaren kullandığını ileri sürerek dava açmıştır. Kullanıcı güncelleme çalışmalarına itiraza ilişkin davalarda, ancak güncelleme ile lehine şerh verilen kişiden satın alma veya başka bir nedenle devralma iddiasıyla açılacak davaların dinlenme olanağı bulunmaktadır. Davacı tarafın, zilyetliği devraldığını iddia ettiği …’ın, şerh sahibi …’ın yeğeni olduğunun ancak mirasçısı olmadığının anlaşılmasına ve davacı tarafından başka bir akdi ilişki iddia ve ispat edilmediğine göre Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.