YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11412
KARAR NO : 2021/13154
KARAR TARİHİ : 29.12.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacının … yönelik davasının husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılara yönelik davasının ise kabulüne, karar verilmiş olup, hükmün davalı … vekili, davalı … vekili, davalı … vekili, davalı … Kuşçu ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Uygulama kadastrosu sırasında, … İlçesi … mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı … adına kayıtlı bulunan eski 901 parsel sayılı 2.060,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 165 ada 32 parsel numarasıyla ve 1.800,91 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 908 parsel sayılı 1.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 165 ada 39 parsel numarasıyla ve 1.557,10 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davacı … ve paydaşları adına kayıtlı bulunan eski 175 parsel sayılı 10.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 175 ada 4 parsel numarası ile 9.464,37 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalı … adına kayıtlı bulunan eski 902 parsel sayılı 2.400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 165 ada 33 parsel numarasıyla ve 2.405,11 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalı … adına kayıtlı bulunan eski 907 parsel sayılı 3.600,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 165 ada 38 parsel numarasıyla ve 3.390,34 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı …, uygulama kadastrosu sırasında maliki ve paydaşı olduğu 165 ada 32, 39 ve 175 ada 4 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün eksildiğini ve sınırlarının yanlış belirlendiğini, 165 ada 32 parsel sayılı taşınmazdaki eksikliğin komşu 165 ada 33 parsel sayılı taşınmazdan; 165 ada 39 parsel sayılı taşınmazdaki eksikliğin komşu 165 ada 38 parsel sayılı taşınmazdan ve 175 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki eksikliğin ise taşınmaza komşu olup, haritasında yol olarak gösterilen tescil harici bölümden kaynaklandığını ileri sürerek, eski hale getirilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının, davalı … yönelik davasının husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılara yönelik davasının ise kabulüne, 165 ada 32, 33, 38, 39 ile 175 ada 4 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespitlerinin iptaline, fen bilirkişilerinin 17/11/2015 tarihli raporu ve eki 5 nolu krokisinde (A) harfiyle gösterilen 162.88 m²’lik kısmın 165 ada 39 parselden ifrazı ile 165 ada 38 parsele eklenmesine; (B) harfiyle gösterilen 82.63 m²’lik kısmın 165 ada 38 parselden ifrazı ile 165 ada 39 parsele eklenmesine; (G) harfiyle gösterilen 351.09 m²’lik kısmın 165 ada 33 parselden ifrazı ile 165 ada 32 parsele eklenmesine; Ek 13 nolu krokide (A) harfiyle gösterilen 470.17 m²’lik yolda bırakılan kısmın 175 ada 4 parsele eklenmesine, 165 ada 32 parsel sayılı taşınmazın 2.152,00 m² olarak tapu kaydındaki malikleri adına ve tapu kaydındaki niteliği ile tapuya tesciline, 165 ada 33 parsel sayılı taşınmazın 2.054.02 m² olarak tapu kaydındaki malikleri adına ve tapu kaydındaki niteliği ile tapuya tesciline, 165 ada 38 parsel sayılı taşınmazın 3.390.34 m² olarak tapu kaydındaki malikleri adına ve tapu kaydındaki niteliği ile tapuya tesciline, 165 ada 39 parsel sayılı taşınmazın 1.557.10 m² olarak tapu kaydındaki malikleri adına ve tapu kaydındaki niteliği ile tapuya tesciline, 175 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 9.934.54 m² olarak tapu kaydındaki malikleri adına ve tapu kaydındaki niteliği ile tapuya tesciline karar verilmiş; davacı … tarafından 18.7.2016 tarihinde tavzih isteğinde bulunulması üzerine, 19.07.2016 tarihli “tashih şerhi” başlıklı karar ile hükmün 3. bendindeki “Fen bilirkişilerinin 17/11/2015 tarihli raporu ve eki 5 nolu krokisinde (A) harfiyle gösterilen 162.88 m²’lik kısmın 165 ada 39 parselden ifrazı ile 165 ada 38 parsele eklenmesine; (B) harfiyle gösterilen 82.63 m²’lik kısmın 165 ada 38 parselden ifrazı ile 165 ada 39 parsele eklenmesine.” ibaresinin kaldırılarak yerine “Fen bilirkişilerinin 17/11/2015 tarihli raporu ve eki 5 nolu krokisinde (A) harfiyle gösterilen 162.88 m²’lik kısmın 165 ada 38 parselden ifrazı ile 165 ada 39 parsele eklenmesine; (B) harfiyle gösterilen 82.63 m²’lik kısmın 165 ada 39 parselden ifrazı ile 165 ada 38 parsele eklenmesine” ibaresi yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve infazının bu şekilde yapılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili, davalı … vekili, davalı … vekili, davalı … ve davalı … tarafından tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davalı … vekili, tescil harici kısımdan 175 ada 4 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine karar verilen ve teknik bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölüme ilişkin hükmü temyiz etmiş ise de, çekişmeli taşınmaz bölümü tescil harici yer olup, bu gibi yerlere yönelik davalarda Hazine ile ilgili kamu tüzel kişilikleri yasal hasım olduklarına göre, davalının husumet ehliyeti bulunmadığı gibi, davalının sözü edilen bölüme yönelik açılmış bir davası ya da açılan davaya müdahalesi de bulunmamaktadır. Diğer taraftan Mahkemece verilen hüküm ile de sözü edilen kişi aleyhine hukuksal bir durum da yaratılmadığına göre, temyiz isteğinin hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, 165 ada 33 parselden ifraz edilerek 165 ada 32 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine karar verilen ve teknik bilirkişi raporunda (G) harfiyle gösterilen bölüme yönelik davalı … vekilinin; tescil harici kısımdan 175 ada 4 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine karar verilen ve teknik bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölüme yönelik davalı … vekili ile davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Davalı … çekişmeli 165 ada 38 ve 39 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a) Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, bilirkişi raporuna ekli (5) nolu krokide, (A) harfi ile gösterilen kısmın 165 ada 39 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek 165 ada 38 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, (B) harfi ile gösterilen kısmın ise 165 ada 38 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek 165 ada 39 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine karar verilmiş, davacının tavzih isteği üzerine ise, bu kez (A) harfi ile gösterilen kısmın 165 ada 38 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek 165 ada 39 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, (B) harfi ile gösterilen kısmın ise 165 ada 39 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek 165 ada 38 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine şeklinde hüküm tashih edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın “hükmün tashihi” başlıklı 304. maddesinde, tashihin koşulları açıklanmış olup, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların mahkemece re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebileceği ifade edilmiştir.
Ne var ki, Mahkemece yapılan tashih ile taraflara tanınan haklar değiştirildiği gibi, uygulama kadastrosu sonucunda 165 ada 39 parsel sayılı taşınmazın içerisinde tespit edildiği anlaşılan ve teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısım bu taşınmaza; 165 ada 38 parsel sayılı taşınmazın içerisinde tespit edildiği anlaşılan ve teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısım ise bu taşınmaza eklenmek suretiyle, çelişkiye de düşülmüştür.
Tashih veya tavzih, verilen hükmün hukuka uygunluğunu kontrol etmeye yarayan bir kanun yolu olmadığı gibi, yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça verilen hükmün değiştirilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Dolayısı ile tashih şerhinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
b) Mahkeme kararı tashih yapılmamış şekli ile incelendiğinde ise, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağı bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
c) 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Mahkemece, (A) harfi ile gösterilen kısmın 165 ada 39 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek 165 ada 38 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, (B) harfi ile gösterilen kısmın ise 165 ada 38 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek 165 ada 39 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine karar verildiğine göre, taşınmazların yüzölçümlerinin de bu bölümlerin eklenip çıkarılması suretiyle belirlenip, buna göre tescillerine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek taşınmazların uygulama kadastrosu sonucu oluşan yüzölçümleri ile tescillerine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz inceleme isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine, (3-a) bendinde yazılı nedenlerle tashih şerhinin kaldırılmasına, (3 – c) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (2) ve (3 – b) nolu bentlerde açıklanana nedenlerle davacı … vekili, davalı … ve davalı … vekilinin tüm, davalı … sair temyiz itirazlarının reddine, HUMK’un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 29.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.