YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11509
KARAR NO : 2021/10197
KARAR TARİHİ : 07.10.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sonucu, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 177 ada 8 parsel sayılı 7461.44 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tutanağın beyanlar hanesine, krokisinde (A) harfi ile gösterilen iki katlı kargir ev, samanlık ve fırının …’e, (B) harfi ile gösterilen iki katlı kargir evin …’e ait olduğu ve maliklerden …, … ve …’ ün ölü olduğu şerhi yazılarak, iştiraken …, …, …, …, … ve … adına tespit edilmiştir.
Davacılar …, … ve … tarafından, … Köyü Tüzel Kişiliği ile … ve arkadaşları aleyhine, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan müdahalenin men’i davası, davaya konu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Mahkemece, kadastro tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, davalı Köy Tüzel Kişiliği ve …’in 15.12.2014 tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide (47, 48, 49, M1) noktalarının birleştirdiği yeşil renkle gösterilen hattın sağ tarafında (parsel içine doğru kısım) kalan kısma yönelik müdahalelerinin menine, hattın sol tarafına (yola doğru kısım) yönelik talebin reddine, çekişmeli 177 Ada 9 parsel sayılı taşınmazın aynı raporun 2. maddesinde tespit olunan (47, 48, 49, M1) kırık noktalarının takip ettiği ve yeşil renkle gösterilen sınırın esas alınarak toplam 7448.11 metrekare olarak payları oranında … ve müşterekleri adına tesciline, tutanağın beyanlar hanesinde belirtilen muhdesat şerhlerinin aynen korunmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, uyuşmazlığın, aktarılan dava niteliğinde olmasına rağmen mülkiyete ilişkin olmadığı, parsel sınırına ilişkin olduğundan ayrıca malik araştırması yapılmasına gerek görülmediği ve kadastro tespitindeki maliklere itibar edildiği belirtilerek, hükme esas bilirkişi raporunda yeşil hatla gösterilen ve 49 no.lu kırık ile M1 kırığının birleştiği hat eski yol kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulü yönünde yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Şöyle ki; nüfus kayıtlarının incelenmesinde, davacılardan …’ün karar tarihinden önce 12.09.2015 tarihinde öldüğü, kendisiyle birlikte davacı olan mirasçıları … ve … dışındaki mirasçılarına davetiye çıkartılarak davadan haberdar edilmedikleri, bu nedenle taraf teşkilinin sağlanmadığı anlaşılmaktadır. Oysa ki, taraf teşkilinin sağlanması, yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde bulundurulması gereken dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Öte yandan; eldeki dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27. maddesi gereğince Kadastro Mahkemesine aktarılmış olup, aynı Yasa’nın 30/2. maddesi gereğince mahkeme, delilleri toplayarak resen taşınmazın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlüdür. Kadastro sırasında çekişmeli taşınmazın malik hanesinin doldurulmuş olması davanın niteliğini değiştirmez. O halde, mahkemece gerekli araştırma yapılıp deliller toplanarak davaya konu 177 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kimin adına tescil edileceğine karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmadan davanın sınır ihtilafına yönelik olduğundan bahisle, kadastro sırasında belirlenen malikler adına tescil hükmü kurulmuş olması doğru olmadığı değildir.
Kabule göre de; 177 ada 8 parsel yerine 177 ada 9 parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm kurulması hatalı olduğu gibi kurulan hükümle 177 ada 8 parsel sayılı taşınmazın sınırı çizilmiş ise de taşınmazdan artakalan kısım hakkında hüküm kurulmadığından hükmün infaz kabiliyeti de bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle, davacı …’ün tüm mirasçılarına usulünce duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmek suretiyle yöntemine uygun şekilde taraf teşkili sağlanmalı, bundan sonra işin esasına girilerek davanın niteliği göz önünde bulundurulmak suretiyle, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılıp, deliller toplandıktan sonra çekişmeli taşınmazın kimin adına tescil edileceğine dair infazı kabil hüküm kurulmalıdır. Belirtilen hususlar yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 31,60 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 07.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.