YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11669
KARAR NO : 2021/13050
KARAR TARİHİ : 28.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin hükmün, davalı Hazine ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.04.2021 tarih ve 2020/4204 Esas, 2021/3893 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş olup, davalı … İdaresi vekili tarafından süresi içerisinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı belirtilerek, mahallinde orman mühendisi, ziraat mühendisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılarak eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarının kadastro paftası ile çakıştırılması sonucu çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi, taşınmazın orman olmadığı belirlendiği takdirde zilyetlik araştırması yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 101 ada 45 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı … İdaresi ve Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 22.04.2021 tarihli ve 2020/4204 Esas, 2021/3893 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş ve davalı … İdaresi vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman vasfında olmadığı ve davacı lehine iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen bu karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; çekişmeli 101 ada 45 parsel sayılı taşınmaz, kadastro çalışmalarında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava dışı Delal Demirel adına tarla vasfıyla tespit edildikten sonra, Orman İdaresinin tespite itirazı üzerine Dargeçit Kadastro Mahkemesinin 2004/203 Esas, 2004/43 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında alınan orman bilirkişi raporunda, 1986 tarihli hava fotoğrafının cep stereoskobu ile yapılan incelemesinde taşınmaz üzerinde orman ağacına rastlanıldığı, bu hava fotoğrafından üretilen memleket haritasında ise dağınık halde meşe ağaçlarının bulunduğu ormanlık sahanın içinde kaldığı, halen üzerinde buğday ekili olmakla birlikte meşe ağaçlarına rastlanıldığı, klizimetre ile ölçülen eğiminin %14-17 arasında olup orman bütünlüğünü bozduğu ve orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmesi nedeniyle Mahkemece taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve orman olarak tesciline karar verilmiş ve hüküm temyiz edilmeksizin 11.02.2005 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı … ise, 15.01.2014 tarihinde zilyetlik hukuki nedenine dayanarak eldeki tapu iptali ve tescil istemli davayı açmıştır. Bu davada, bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırmada, orman ve jeodezi mühendisi bilirkişiler tarafından 1955 ve 1984 (tespitten 20 yıl önceki) tarihli hava fotoğrafları üzerinde inceleme yapılmış ve çekişmeli taşınmazın etrafındaki taşınmazlarla birlikte tarımsal bütünlük içinde, üzerinde tarımsal faaliyet yapılan alanda kaldığı belirlenmiştir. Her ne kadar, eldeki davanın davacısı, kadastro tespitine itiraz davasının tarafı olmadığından kesin hükmün varlığından söz edilemez ise de, eldeki dosyada alınan rapor ile kadastro tespitine itiraz dosyasında alınan rapor arasında çelişki mevcut olup, mahkemece bu çelişki üzerinde durulmaksızın ve söz konusu çelişki yöntemince giderilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, yöreye ait “en eski” tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişileri eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliğinin, üzerindeki bitki örtüsünün cinsinin, yaşının, dağılımının ve kapalılık oranının açıklandığı, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve böylelikle çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu husus gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken sehven onandığı anlaşıldığından, onama ilamının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … İdaresi vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 22.04.2021 tarihli ve 2020/4204 Esas, 2021/3893 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
28.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.