Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/11837 E. 2023/38 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11837
KARAR NO : 2023/38
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/102 E., 2017/47 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı … ve arkadaşları vekili 05.01.2006 havale tarihli dilekçesinde; Tekirdağ ili …. ilçesi, … köyü 126 adada bulunan, 15, 21, 22, 27, 48, 49 ve 77 nolu bağımsız bölümlerin ormanla ilgisi bulunmadığı halde, orman kadastro çalışmasında orman sınırı içinde bırakıldığını ileri sürerek, orman sınırlamasının iptaline karar verilmesini istemiştir.

2. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1968 yılında kesinleşen arazi kadastrosu ile 12.07.2005 tarihinde altı aylık askı ilânına çıkarılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışması bulunmakta olup, çekişmeli taşınmazın bir kısmı bu çalışmada orman sınırları içine alınmıştır.

II. CEVAP
Davalı … İdaresi vekili cevap dilekçesinde; yapılan orman kadastro çalışmasının usulüne uygun olduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.10.2014 tarih ve 2013/68 Esas, 2014/16 Karar sayılı önceki kararı ile, davanın reddine, 126 ada 31 parsel sayılı taşınmaza ait 12/07/2005 tarihinde ilân edilen Orman Kadastro Sınırlandırılmasına ilişkin 94 nolu Orman Kadastro Komisyonu kararının geçerli olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 23.10.2014 tarih ve 2013/68 Esas, 2014/16 Karar sayılı önceki kararı, davacı … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) (20). Hukuk Dairesinin 10.06.2015 tarih ve 2014/10716 Esas ve 2015/5582 Karar sayılı ilamıyla; “Dava konusu 126 ada 31 parsel sayılı ana taşınmazda, kat irtifakının kurularak bağımsız bölümler oluşturulduğu ve davacı dışında başkaca maliklerin bulunduğu, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri gereğince, kat irtifakı kurulan taşınmazlarda bağımsız bölümler kat irtifakı maliklerine ait olup ortak alanlarda ise bütün kat irtifakı maliklerinin payları bulunduğu, başka bir anlatımla; taşınmazlardaki ortak bölümlerin müşterek mülkiyet hükümlerine tâbi olduğu, müşterek mülkiyete tâbi taşınmazlar için müşterek menfaatlerin korunmasına yönelik davaların müşterek maliklerden biri tarafından açılabileceğinin 21.06.1944 gün ve 13/30-24 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile kabul edildiği, bu tür davalarda yargılama sonucu verilecek karar kat maliklerinin hukukunu da yakından ilgilendirdiğinden mahkemece usûl ekonomisi de gözetilerek ana taşınmazdaki tüm kat maliklerinin davaya dahil edilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek ana taşınmazların tamamı hakkında karar verilmesi gerektiği” belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bilirkişilerin raporuna göre dava konusu yerin öncesinin orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 126 ada 31 parselde kayıtlı taşınmazın dava konusu olan ve bilirkişi raporuna ekli krokilerde A2 ile gösterilen orman tahdit hattının içinde kalan 2.790 m2’lik bölümüne ilişkin olarak 94 nolu orman kadastro komisyonu tarafından yapılan orman kadastro tespitinin iptaline, dava konusu edilen bölümün orman sınırları dışında bırakılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu yerlerin orman sınırları içerisinde kaldığını, bu yerlerin menfaatlerinin umuma, idare ve işletmesinin devlete ait olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağı için zilyetlik, zamanaşımı ile imar veya ihya yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığını ve tapuların da geçerli olamayacağını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, orman kadastrosu sırasında orman sınırları içerisinde bırakılan 126 ada 31 parselin bir kısmının orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1, 7 ve 11 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 126 ada 31 parsel sayılı taşınmazın, hükme esas alınan bilirkişiler raporunda A2 ile gösterilen 2.790 m2’lik kısmının orman olmadığının belirlendiği gerekçesiyle, bu bölümün orman tahdidi içinde bırakılmasına ilişkin tespitin iptali ile orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak içine yeterli değildir.
Şöyle ki; hükme esas alınan bilirkişi kurul raporunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait en eski tarihli hava fotoğrafı olan 1939 yılı fotoğrafının incelenmesinde, bilirkişilerce çekişme konusu alan üzerinde münferit dağılımlı kapalılık teşkil etmeyen ağaçlar bulunduğu belirtilmiş olmasına rağmen, söz konusu açıklık – kapalılık durumunun, 20.11.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliği’nin 14 üncü maddesindeki kapalılık ve topluluk tanımları çerçevesinde irdelenmediği, kapalılık oranının açıkça belirtilmediği, anılan hava fotoğrafına bakıldığında açıklık – kapalılık konusunda da tereddüt oluştuğu, ayrıca dosyada bozma öncesi alınan bilirkişi raporunda, her ne kadar dava konusu 2.790 m2’lik yerin tamamı değerlendirilmemiş ise de, dava konusu alan içinde olan ve önceki bilirkişilerce değerlendirilen kısımların, ağaç ve ağaç topluluğu olarak görülen, bütünlük arz eden alan içinde kaldığının ve orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği de dikkate alındığında, çekişme konusu orman sınırları içinde bırakılan 126 ada 31 parselin 2.790 m2’lik kısmının öncesinin orman olup olmadığı konusunda net bir sonuca ulaşılamamaktadır.

2. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, dosya kapsamında bulunan memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı ile birlikte önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ile hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yapacak jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, dosya kapsamında yer alan harita ve fotoğraflar, çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 45 inci maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 1/6/1988 gün ve 31/13 E. K.; 14.03.1989 tarihli ve 35/13 E. K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E. K. sayılı kararlarıyla iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un (5304 sayılı Kanun) 14 üncü maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; klizimetre (eğimölçer) aletiyle ölçülmek ve memleket haritasındaki münhaniler de dikkate alınmak suretiyle, dava konusu taşınmazların gerçek eğimi kesin olarak belirlenmeli; hâkim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritasıyla irtibatlı, taşınmazların konumunu gösteren orijinal – renkli (renkli fotokopi) memleket haritası ölçeğinin kadastro paftası ölçeğine (kadastro paftası yok ise, çekişmeli taşınmazların ölçekli krokisi), yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aleti vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsünü oluşturan unsurlar tek tek sayı olarak tarif edilmeli, ağaçların cinsi, ortalama yaşı, kapalılık oranı, hakim ağaç türü ve kullanım şekli detaylı olarak incelenmeli ve bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

3. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.01.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.