Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/11844 E. 2023/39 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11844
KARAR NO : 2023/39
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2012/1 E., 2018/5 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine ve müdahil davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı … ve arkadaşları, Asliye Hukuk Mahkemesine sundukları 13.11.2000 tarihli dava dilekçelerinde; … ili … İlçesi … Mahallesinde kain, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri toplam yedi parça taşınmazın, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adlarına tescilini talep etmişlerdir.

3. Müdahil davacı … İdaresi, 07.04.2004 tarihinde, dava konusu taşınmazlar yönünden davaya katılıp, taşınmazların kesinleşen tahdit içinde kaldığını ileri sürerek, davanın reddine, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

4. Yargılama devam ederken 2005 yılında yapılan kadastro sırasında, dava konusu edilen taşınmazlar, … Köyü 104 ada 4, 107 ada 1, 2 ve 13, 108 ada 9, 114 ada 1, 117 ada 2, 118 ada 1, 120 ada 1, 124 ada 1 parseller olarak, tarla niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacıların murisi … …’in kullanımında iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği ve kullanımlarında olduğu ve halen Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/366 Esas sayılı dosyasında dava konusu olduğu belirtilerek, malik haneleri açık olarak tespit edilmiş ve 3402 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi gereğince tutanak ve ekleri Kadastro Mahkemesine 30.12.2005 tarihinde devredilmiştir.

5. Dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle, Asliye Hukuk Mahkemesince, görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

6. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava ve tespit tarihinden önce 6831 sayılı Orman Kanunu’na (6831 sayılı Kanun) göre seri bazda 12.09.1970 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu mevcut olup, daha sonra 2005 yılında arazi kadastrosu, 2011 yılında 2/B madde uygulaması, 2/B işlemi sonrasında ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi çalışmaları yapılmıştır.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; tescil talep olunan taşınmazların çevresinde orman ve mera bulunduğunu, zilyetlikle edinilmelerinin mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2009 tarih ve 2007/1 Esas, 2009/3 Karar sayılı önceki kararıyla, dava dilekçesinin 7.sırasında yer alan taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemiş olup bu durumda kadastro mahkemesi görevli olmayacağından dilekçede bildirilen bu taşınmaz yönünden mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde talep halinde bu parsel ile ilgili dosya sureti çıkartılıp Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, davalı olarak tutanak düzenlenip malik hanesi boş bırakılan tescil davasında davacı tarafça tescil talebinde bulunulmadığı anlaşılan 120 ada 1 parsel sayılı 4475.72 m2 miktarlı ve 117 ada 2 parsel sayılı 6516.15 m2 miktarlı taşınmazların orman vasfı ile ayrı ayrı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava dilekçesinin 2. sırasında yer alan davalı olarak tutanak düzenlenip malik hanesi boş bırakılan fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen krokide 2. sırada gösterilen 124 ada 1 parsel sayılı 3298.26 m2 miktarlı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava dilekçesinin 1. sırasında yer alan davalı olarak tutanak düzenlenip malik hanesi boş bırakılan fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen rapor ve krokide 1. sırada yer alan 118 ada 1 parsel sayılı 2285,42 m2 miktarlı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava dilekçesinin 1. sırasında yer alan 104 ada 4 parsel numarası ile kadastro tutanağı düzenlenip davalı olduğundan malik hanesi boş bırakılan fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen rapor ve krokide 1. sırada yer alan 104 ada 4 parsel sayılı 593,05 m2 miktarlı taşınmazın tarla vasfı ile … Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/49 – 54 Eses, Karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında, 64/256 payının … kızı 1933 d.lu … , 24/120 payının … oğlu 1952 d.lu …, 24/120 payının … oğlu 1954 d.lu … , 24/120 payının … kızı 1958 d.lu …, 24/120 payının … kızı 1960 d.lu … , 24/120 payının … oğlu 1966 d.lu …’e ait ölmüş olmakla … 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/732 esas 664 karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında 12/120 payının … oğlu 1984 d.lu …, 12/120 payının … kızı 1990 d.lu … …, 24/256 payının … kızı 1965 d.lu …, 24/256 payının … kızı 1942 d.lu … ., 3/21 payının … kızı 1962 d.lu …, 3/21 payının … oğlu 1963 d.lu …, 3/21 payının … oğlu 1959 d.lu … …, 3/21 payının … oğlu 1966 d.lu … …, 3/21 payının … oğlu 1969 d.lu …, 3/21 payının … oğlu 1957 d.lu …,3/21 payının … kızı 1974 d.lu …, 1/21 payının … oğlu 1973 d.lu …, 1/21 payının … kızı 1975 d.lu …, 1/21 payının … oğlu 1988 d.lu … adına kayıt ve tesciline, dava dilekçesinin 4.sırasında yer alan 108 ada 9 parsel numarası ile kadastro tutanağı düzenlenip davalı olduğundan malik hanesi boş bırakılan fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen rapor ve krokide 4 sırasında yer alan 108 ada 9 parsel sayılı 3888.34 m2 miktarlı taşınmazın tarla vasfı ile … Sulh Hukuk Mah. 1999/ 49 esas 54 karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında, 64/256 payının … kızı 1933 d.lu … , 24/120 payının … oğlu 1952 d.lu …, 24/120 payının … oğlu 1954 d.lu …, 24/120 payının … kızı 1958 d.lu …, 24/120 payının … kızı 1960 d.lu … , 24/120 payının … oğlu 1966 d.lu …’e ait ölmüş olmakla … 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/732 esas 664 karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında 12/120 payının … oğlu 1984 d.lu …, 12/120 payının … kızı 1990 d.lu … …, 24/256 payının … kızı 1965 d.lu …, 24/256 payının … kızı 1942 d.lu …, 3/21 payının … kızı 1962 d.lu …, 3/21 payının … oğlu 1963 d.lu …, 3/21 payının … oğlu 1959 d.lu … …, 3/21 payının … oğlu 1966 d.lu … …, 3/21 payının … oğlu 1969 d.lu …, 3/21 payının … oğlu 1957 d.lu …,3/21 payının … kızı 1974 d.lu …, 1/21 payının … oğlu 1973 d.lu …, 1/21 payının … kızı 1975 d.lu …, 1/21 payının … oğlu 1988 d.lu … … adına kayıt ve tesciline, dava dilekçesinin 5.sırasında yer alan 107 ada 2 parsel numarası ile kadastro tutanağı düzenlenip davalı olduğundan malik hanesi boş bırakılan fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen rapor ve krokide 5 sırasında yer alan 107 ada 2 parsel sayılı 1423.27 m2 miktarlı taşınmazın tarla vasfı ile … Sulh Hukuk Mah. 1999/ 49 esas 54 karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında, 64/256 payının … kızı 1933 d.lu … , 24/120 payının … oğlu 1952 d.lu …, 24/120 payının … oğlu 1954 d.lu …, 24/120 payının … kızı 1958 d.lu … , 24/120 payının … kızı 1960 d.lu … , 24/120 payının … oğlu 1966 d.lu …’e ait ölmüş olmakla … 2 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/732 esas 664 karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında 12/120 payının … oğlu 1984 d.lu …, 12/120 payının … kızı 1990 d.lu … …, 24/256 payının … kızı 1965 d.lu …, 24/256 payının … kızı 1942 d.lu … , 3/21 payının … kızı 1962 d.lu …, 3/21 payının … oğlu 1963 d.lu …, 3/21 payının … oğlu 1959 d.lu … …, 3/21 payının … oğlu 1966 d.lu … …, 3/21 payının … oğlu 1969 d.lu …, 3/21 payının … oğlu 1957 d.lu …, 3/21 payının … kızı 1974 d.lu …, 1/21 payının … oğlu 1973 d.lu …, 1/21 payının … kızı 1975 d.lu …, 1/21 payının … oğlu 1988 d.lu … … adına kayıt ve tesciline, dava dilekçesinin 6.sırasında yer alan 114 ada 1 parsel numarası ile kadastro tutanağı düzenlenip davalı olduğundan malik hanesi boş bırakılan fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen rapor ve krokide 6 sırasında yer alan 114 ada 1 parsel sayılı 1816.30 m2 miktarlı taşınmazın tarla vasfı ile … Sulh hukuk mah. 1999/ 49 esas 54 karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında, 64/256 payının … kızı 1933 d.lu … , 24/120 payının … oğlu 952 d.lu …, 24/120 payının … oğlu 1954 d.lu …, 24/120 payının … kızı 1958 d.lu … , 24/120 payının … kızı 1960 d.lu … , 24/120 payının … oğlu 1966 d.lu …’e ait ölmüş olmakla … 2.Sulh Hukuk mahkemesinin 2008/732 esas 664 karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında 12/120 payının … oğlu 1984 d.lu …, 12/120 payının … kızı 1990 d.lu … …, 24/256 payının … kızı 1965 d.lu …, 24/256 payının … kızı 1942 d.lu … , 3/21 payının … kızı 1962 d.lu …, 3/21 payının … oğlu 1963 d.lu …, 3/21 payının … oğlu 1959 d.lu … …, 3/21 payının … oğlu 1966 d.lu … …, 3/21 payının … oğlu 1969 d.lu …, 3/21 payının … oğlu 1957 d.lu …,3/21 payının … kızı 1974 d.lu …, 1/21 payının … oğlu 1973 d.lu …, 1/21 payının … kızı 1975 d.lu …, 1/21 payının … oğlu 1988 d.lu … … adına kayıt ve tesciline, dava dilekçesinin 5 sırasında yer alan 107 ada 1 parsel numarası ile kadastro tutanağı düzenlenip davalı olduğundan malik hanesi boş bırakılan fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen rapor ve krokide 5 sırasında yer alan 107 ada 1 parsel sayılı 7811.55 m2 miktarlı taşınmazın tarla vasfı ile … Sulh hukuk mah. 1999/ 49 esas 54 karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında, 64/256 payının … kızı 1933 d.lu … , 24/120 payının … oğlu 1952 d.lu …, 24/120 payının … oğlu 1954 d.lu … , 24/120 payının … kızı 1958 d.lu … , 24/120 payının … kızı 1960 d.lu … , 24/120 payının … oğlu 1966 d.lu …’e ait ölmüş olmakla … 2 Sulh Hukuk mahkemesinin 2008/732 esas 664 karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında 12/120 payının … oğlu 1984 d.lu …, 12/120 payının … kızı 1990 d.lu … …, 24/256 payının … kızı 1965 d.lu …, 24/256 payının … kızı 1942 d.lu … , 3/21 payının … kızı 1962 d.lu …, 3/21 payının … oğlu 1963 d.lu …, 3/21 payının … oğlu 1959 d.lu … …, 3/21 payının … oğlu 1966 d.lu … …, 3/21 payının … oğlu 1969 d.lu …, 3/21 payının … oğlu 1957 d.lu …,3/21 payının … kızı 1974 d.lu …, 1/21 payının … oğlu 1973 d.lu …, 1/21 payının … kızı 1975 d.lu …, 1/21 payının … oğlu 1988 d.lu … … adına kayıt ve tesciline, dava dilekçesinin 3.sırasında yer alan davalı olarak tutanak düzenlenip malik hanesi boş bırakılan fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen krokide 3 sırasında gösterilen 107 ada 13 parsel sayılı taşınmazın krokide A harfi ile yeşil taralı olarak gösterilen 406.98 m2 miktarlı bölümünün ifrazı ile ayrı parsel numarası ve orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı parselin krokide B harfi ile 7749.00 m2 miktarlı ve sarı taralı olarak gösterilen bölümünün tarla vasfı ile 107 ada 13 parsel numarası ile … Sulh hukuk mah. 1999/ 49 esas 54 karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında, 64/256 payının … kızı 1933 d.lu … , 24/120 payının … oğlu 1952 d.lu …, 24/120 payının … oğlu 1954 d.lu …, 24/120 payının … kızı 1958 d.lu … , 24/120 payının … kızı 1960 d.lu … , 24/120 payının … oğlu 1966 d.lu …’e ait ölmüş olmakla … 2 .Sulh Hukuk mahkemesinin 2008/732 esas 664 karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında 12/120 payının … oğlu 1984 d.lu …, 12/120 payının … kızı 1990 d.lu … …, 24/256 payının … kızı 1965 d.lu …, 24/256 payının … kızı 1942 d.lu … ., 3/21 payının … kızı 1962 d.lu …, 3/21 payının … oğlu 1963 d.lu …, 3/21 payının … oğlu 1959 d.lu … …, 3/21 payının … oğlu 1966 d.lu … …, 3/21 payının … oğlu 1969 d.lu …, 3/21 payının … oğlu 1957 d.lu …,3/21 payının … kızı 1974 d.lu …, 1/21 payının … oğlu 1973 d.lu …, 1/21 payının … kızı 1975 d.lu …, 1/21 payının … oğlu 1988 d.lu … … adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2009 tarih ve 2007/1 Esas, 2009/3 Karar sayılı önceki kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.03.2011 tarih ve 2011/2054 Esas, 2011/3446 Karar sayılı ilamıyla; “Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun seri bazda yapıldığı, bu nedenle, seri dışında kalan taşınmaz yönünden kesinleşmiş orman kadastrosundan söz edilemeyeceği, ilk derece mahkemesince hükme dayanak alınan raporu düzenleyen orman bilirkişisi Sabahattin Yıldız tarafından yapılan araştırmada taşınmazların öncesinin resmi belgelere dayanılarak incelenmediği, seri bazda yapılan orman kadastrosunun esas alınarak rapor düzenlendiği, orman bilirkişisi … Kökçü ise, her ne kadar resmi belgelere dayalı olarak inceleme yapmış ise de raporun eki olan araştırma ve uygulamayı gösteren haritaların (A4) kağıt boyutunda düzenlenmediğinden denetime olanak vermediği, iade kararı ile aldırtılan ve eski tarihli memleket haritasi ve hava fotoğrafları esas alınarak usulüne uygun olarak düzenlenen ek raporun ise hükme dayanak alınan raporlarla kısmen de olsa çeliştiği, ayrıca davanın, öncesinde imar ihyaya dayalı olarak tescil davası şeklinde açıldığı, Hazine de taraf olduğuna göre mülkiyet sınırlarını belirleyen ve fotoğrametri yöntemi ile düzenlenen ve kadastro çalışmalarında esas alınan topoğrafik harita incelenerek taşınmazların öncesinin ve zilyetlik durumunun araştırılmasının ve belirlenmesinin gerektiği, tanık ve yerel bilirkişi anlatımlarına göre taşınmazların muris … Adıgüzelden ölümü ile mirasçıları olan davacılara kaldığı ve dava gününe kadar da taksim yapılmadığı anlaşıldığına göre, 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesindeki suluda 40, kuruda 100 dönüm kısıtlamalarının hem mirasbırakan hem de davacılar yönünden usulünce araştırılması gerektiği açıklanarak, en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritaları incelenerek taşınmazların orman veya orman içi açıklık olup olmadığının saptanması, orman sayılmayan yerlerden olması durumunda zilyetlikle kazanım koşullarının varlığına bakılması, taşınmazın niteliğinin, imar ihya edilip edilmediğinin, üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift hava fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi, daha önce orman olarak Hazine adına tescile karar verilen taşınmazlara ilişkin hükmü davacı gerçek kişilerin temyiz etmedikleri dikkate alınmak suretiyle, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gereğine ve ayrıca dava dilekçesinin 7. sırasında dava konusu edilen ve dava tarihinden önce 1970 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunması nedeniyle tespit tutanağı düzenlenmeyen yerin kadastro sırasında 3402 sayılı Kanun’un 22 inci maddesi gereğince tapu kütüğüne aktarılıp tapuya tescil edilip edilmediği belirlenerek Hazinenin tescil isteği konusunda olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmamış olmasının, yine davacı gerçek kişiler tarafından 2000 yılında açılan tescil davasında dava konusu olmayan ve muris … … ve mirasçıları lehine tespitleri yapılarak davalı olduklarından bahisle sehven tutanakları kadastro mahkemesine gönderilen 120 ada 1 parsel ile yine 117 ada 2 parsel hakında dava bulunmadığı ve katılan … İdaresinin de bu parseller hakkında bir davası bulunmadığı halde, tutanak ve eklerinin olağan usullerle kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken bu parseller hakkında da yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsizliğine” değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bilirkişi raporları, tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile doğrultusunda usûli müktesep hakkın da gözetildiği belirtilerek; davanın kısmen kabul ile kısmen reddine, müdahil davacı … idaresinin davasının kısmen kabulü ile kısmen reddine, 124 ada 1 nolu parsel ve 118 ada 1 nolu parselin tarla vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 104 ada 4 nolu parsel, 107 ada 1 ve 2 nolu parsel, 108 ada 9 nolu parsellerin … ’in mirasçıları adına … Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/49 esas 1999/54 karar, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/732 esas 2008/664 karar, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/824 esas 2012/1031 karar sayılı veraset ilamlarındaki payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, 107 ada 13 parselin 15/03/2018 havale tarihli bilirkişi ek raporuna ekli krokide A ile gösterilen 406,98 metrekarelik kısmının aynı ada yeni parsel numarası verilerek tarla vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, yine aynı krokide B harfi ile gösterilen 7749 metrekarelik kısmın aynı ada aynı parsel numarası ile … ’in mirasçıları adına … Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/49 esas 1999/54 karar, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/732 esas 2008/664 karar, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/824 esas 2012/1031 karar sayılı veraset ilamlarındaki payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, 114 ada 1 nolu parselin 13.11.2017 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 4204,80 metrekare’lik kısmının aynı ada devam eden parsel numaraları verilerek orman vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, B harfi ile gösterilen 2394,47 metrekare lik alanların aynı ada devam eden parsel numarası verilerek orman vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, C harfi ile gösterilen 25216,79 metrekarelik kısmın aynı ada ve aynı parsel numarası ile … …’in mirasçıları adına … Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/49 esas 1999/54 karar, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/732 esas 2008/664 karar, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/824 esas 2012/1031 karar sayılı veraset ilamlarındaki payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, dava dilekçesinin 7. sırasında yer alan taşınmaz 13.11.2017 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide 533 nolu orman parselinin içerisinde kaldığı anlaşılmakla aynı parsel numarası ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine ve müdahil davacı … İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmişti.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak olduğunu, hükme esas alınamayacağını, mahalli bilirkişi beyanlarının ise çelişkili olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.

2. Müdahil davacı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yerlerin tamamının orman olduğunu, tahdit sınırları içinde bulunduğunu, orman arazisi vasfında olduğunu açıklayarak, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların niteliği ve mülkiyetinin aidiyeti noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17.maddeleri,

3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesince, bozmaya ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmeden karar verilmiştir.

Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma ilamında, dava konusu taşınmazların öncesinin orman olup olmadığı noktasında en eski tarihli hava fotoğraflarının incelenmesi suretiyle bir sonuca varılması gerektiği belirtilmesine rağmen, temyiz incelemesine konu son hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, 1958 yılı hava fotoğrafında dava konusu taşınmazların ne şekilde göründükleri değerlendirilmesine rağmen, taşınmazların hava fotoğrafı üzerindeki konumları çakıştırma suretiyle gösterilmemiştir. Anılan rapor bu haliyle denetime elverişli bulunmamaktadır.

Öte yandan, yine hükmüne uyulan bozma ilamında, gerçek kişilerin imar ihya ile zilyetliklerinin bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi açısından; tescil davasının açıldığı tarihten geriye doğru 15 – 20 yıl önceki hava fotoğraflarının incelenmesi suretiyle sonuca ulaşılması gereğine işaret edilmesine rağmen, ilk derece mahkemesince, sadece tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarıyla yetinilerek hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.

2. Hal böyle olunca; ilk derece mahkemesince, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, öncelikle genel mahkemelerde açılan davanın yargılaması sırasında bölgede kadastro çalışması yapılması neticesinde dava konusu taşınmazlar hakkında malik haneleri açık olarak kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesine devredilen davalarda, 3402 sayılı Kanun’un 30/2 inci maddesi şartlarının mevcut olduğu, diğer bir deyişle 3402 sayılı Kanun’un 30/2 inci maddesi uyarınca gerçek hak sahibinin kadastro mahkemesince re’sen belirleneceği gözetilerek, taşınmazların bulunduğu ilgili İlçe Belediye ve Büyükşehir Belediye başkanlıklarının davaya katılımları sağlanmalı, ardından yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, üç ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

Yapılacak bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazlarla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildikleri belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumları saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal – renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra, komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazlar, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimleri, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; yine genel mahkemede tescil davasının açıldığı tarihten 15 – 20 – 25 yıl öncesi döneme ilişkin hava fotoğrafları getirtilip, stereoskop aliyle üç boyutlu incelemesi yaptırılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği hususları belirlenmeli; taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazların imar – ihyaya konu olup olmadıklarını, olmuşlarsa imar – ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar – ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.

Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldıkları, imar – ihya gerektiren yerlerden olup olmadıklar, böyle yerlerden iseler imar – ihyaya konu edilip edilmedikleri ve edilmişlerse imar – ihyalarının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanarak, dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı ve ayrıca bu yolla yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri denetlenmeli; yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisi heyetinden, taşınmazların evveliyatını, toprak yapılarını, niteliklerini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadıklarını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri, bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, bundan sonra, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, gerçek kişilerin önceki kararı temyiz etmedikleri dikkate alınmak suretiyle usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

3. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.