YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11851
KARAR NO : 2023/136
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/51 E., 2018/13 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Yörede 1969 yılında yapılan kadastro sırasında Beykoz ilçesi, … Köyü, 127 sayılı parsel, tapu kaydına dayanarak davalılar murisleri adına tarla niteliğiyle 6850 m2 yüzölçümü ile tesbit edilmiştir.
2.Davacı … İdaresi vekili, kesinleşen orman tahdidine dayanarak Komisyona itirazda bulunmuş, Komisyonca itirazın reddedilmesi üzerine eldeki dava ile dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.09.1974 tarihli ve 1972/23 Esas, 1974/276 Karar sayılı ilk kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen ilk kararına karşı davacı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay ( Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 26.03.1976 tarihli ve 1976/3881 Esas, 1976/4674 Karar sayılı kararı ile ”orman tahdit haritasının uzman bilirkişi marifetiyle uygulanması” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 24.04.1984 tarihli ve 1980/4 Esas, 1984/3 Karar sayılı ikinci kararı ile “davanın kısmen kabul kısmen reddi ile orman tahdidi içinde kalan 1763 m2 lik kısmın orman tahdidine kayıtlı bulunduğu kütüğe aktarılmasına, tahdit dışında kaldığı anlaşılan 5087 m2 alanındaki kısmın ise, 127 parsel numarası ile davalılar adlarına tapuya tesciline” karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ikinci kararına karşı davacı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.09.1994 tarihli ve 1994/6218 Esas, 1994/10339 Karar sayılı ilamıyla ” dosya içeriğinden tahdidin 13.07.1945 tarihinden önce kesinleştiğinın anlaşıldığı, bu nedenle eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planının getirtilip, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi gereğine, kabule göre de davalılardan ölü olduğu anlaşılan Molla … ve …’nun mirasçılarının tesbit edilerek hisselerinin adlarına tesiciline karar verilmemesinin doğru görülmediğine” değinilerek İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararı bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 14.02.2005 tarihli ve 1995/5 Esas, 2005/4 Karar sayılı üçüncü kararı ile ” davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Alibahadır Köyü 127 sayılı parselin 1763 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 5087 m2’lik kısmın ise 127 parsel numarası ile davalılar Molla … mirasçıları, … mirasçıları, Hatice Makbule Metin, … ve … adlarına tapuya tesciline” karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen üçüncü kararına karşı davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.09.2005 tarihli ve 2005/6495 Esas, 2005/10892 Karar sayılı ilamıyla “3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosu 1945 yılından önce yapıldığından ve 1744 sayılı Kanuna göre yapılan aplikasyon ve 2896 ve 3302 sayılı Kanun uygulamaları da eldeki dava nedeniyle kesinleşmediğine göre hukukî sorunun çözümünün resmî belgelere göre belirleneceği; Mahkemece bu hususun gözardı edildiği, çekişmeli 127 sayılı parselin kadastro tesbit tutanağının edinme sütununda 128 sayılı parsel ile bir bütün olduğunın yazılı bulunduğu, çekişmeli 127 sayılı parsel ile birlikte 128 sayılı parsele de 27.02.1959 tarihli ve 6 no, 04.05.1930 tarihli ve 6 no ve T.evvel 1303 tarihli ve 4 nolu tapu kayıtlarının revizyon gördüğü, tapu kayıtlarının ‘Tarikiam’ ve ‘Dağ’ hudutlu olup değişir sınırlı bulunduğu, uyduğu takdirde kapsamlarının miktarıyla geçerli olduğu, bu durumda, 128 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağı davalı ise, dava dosyası getirtilerek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 45 inci maddesine göre hukukî ve fiili irtibat nedeniyle eldeki dosya ile birleştirilmesi gerektiği açıklanarak; usûlünce tahdit ve eski tarihli belgelere dayalı orman araştırması yapılması neticesinde 127 parsel numaralı taşınmaz ve bütünün teşkil eden 128 sayılı parsel çevresiyle orman sayılan ya da ormandan açma değil ise, tapu kaydının değişir sınırlı olması nedeniyle miktarı ile geçerli kapsamı tayin olunması, miktar fazlasının bulunması halinde bu bölümün sınırda bulunan ormandan açma yapılarak kazanıldığının kabul edilmesi” gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesinin üçüncü kararı bozulmuştur.
F. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 06.11.2012 tarihli ve 2005/10 Esas, 2012/1015 Karar sayılı dördüncü kararı ile, “davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; teknik bilirkişi … ‘ın 28.03.2012 tarihli krokili raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmın … Köyü 127 sayılı parselden ifrazı ile aynı köy en son parsel numarası verilmek sureti ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, bu alanda yapılan 2/B uygulamasının iptaline, bu alanın dışında kalan ve toplam 5483,52 m2 lik alanın 127 sayılı parsel olarak davalılar mirasçıları adlarına tapuya tesciline” karar verilmiştir.
G.Dördüncü Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen dördüncü kararına karşı davacı … İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.07.2014 tarihli ve 2014/3267 Esas, 2014/7057 Karar sayılı ilamıyla “Mahkemenin, 24.04.1984 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile taşınmazın 1763 m2 yüzölçümlü bölümünün orman olarak tesciline, kalan 5087 m2 yüzölçümlü bölümünün davalı gerçek kişiler adlarına tesciline karar verildiği, bu kararın sadece Orman İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, yapılan araştırmanın yetersiz olması nedeniyle bozulduğu, mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra bu kez 14.02.2005 tarihli karar ile, bir önceki kararla aynı şekilde davanın kısmen kabulü ile 1763 m2 lik bölümün orman niteliği ile tesciline, kalan 5087 m2 yüzölçümlü bölümünün davalı gerçek kişiler adlarına tesciline karar verildiği; bu hükmün sadece davalı … vekili tarafından temyiz edilmesine rağmen, dairece usûlî kazanılmış hak ihlal edilecek şekilde maddi hataya dayalı olarak, davacı … İdaresinin temyizi bulunmamasına rağmen, reddedilip davalı gerçek kişiler adına tesciline karar verilen 5087 m2 yüzölçümlü kısma yönelik olarak araştırmanın yetersiz olması nedeniyle bozulduğu, mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra bu kez, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile (B)=1359,91 m2 yüzölçümlü bölümün orman niteliği ile Hazine adına tesciline, kalan 5483,52 m2 yüzölçümlü bölümün ise davalı kişiler adına tesciline karar verilerek, 24.04.1984 tarihli kararın davalılarca temyiz edilmemesi nedeniyle orman niteliği ile tescil edilen 1763 m2 lik kısım yönünden davacı … Yönetimi lehine oluşan usûlî kazanılmış hakkın ihlal edildiği açıklanarak, mahkemece, daha önceden orman tahdidi içinde kaldığı belirtilen 1763 m2 yüzölçümlü ve tahdit dışında kalan 5087 m2 yüzölçümlü bölümler yönünden usûlî kazanılmış haklar gözönünde bulundurularak hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu biçimde usûlî kazanılmış hakkı ihlal edecek şekilde karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğuna” değinilerek İlk Derece Mahkemesinin dördüncü kararı bozulmuştur.
H. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararı ile “davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu … ili Beykoz ilçesi … Mahallesi 127 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, Orman Bilirkişisi T.A.’nın 14.12.1983 tarihli raporu doğrultusunda orman tahdidi içerisinde kalan 1763,00 m2’lik kısmın 127 parselden ifraz edilerek, mahallenin son parsel numarasından sonra oluşturulacak parsel numarası altında orman niteliği ile maliye hazinesi adına tespit ve tesciline, ormana bırakılan kısımdan sonra geri kalan 5087,00 m2 lik kısmın 127 parsel numarası altında kadastro tespitindeki niteliği ile bilirkişi Avukat B.K.’nın 03.01.2018 tarihli raporunda belirlediği hisseler oranında, raporda belirlenen tespit maliki mirasçıları adına tespit ve tesciline, bilirkişi raporunun karar eki sayılmasına” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen son kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı, yerel bilirkişi ve tanıkların soyut beyanları ile yetersiz bilirkişi raporunun taşınmazın kültür arazisi olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığın ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir..
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle:
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.