Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/1195 E. 2022/10259 K. 14.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1195
KARAR NO : 2022/10259
KARAR TARİHİ : 14.12.2022

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Galle Fazlasına Müstehak Vakıf Evladı Olduğunun Tespiti
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 17. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında … 17. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, davacılar … ve …’nün Hazine-i Amire Katibi … … Vakfı ile Defterdar Atıf … … Vakfı’nın galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduklarının tespiti istenmiştir.
Mahkemece, dava konusu vakıflarda sadece birinci neslin galle fazlası alabilecekleri, davacıların dava konusu vakıfların galle fazlasına müstehak vakıf evladı olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 3 üncü maddesinde, mülhak vakıf mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin yürürlük tarihinden önce kurulan, yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilen ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise bu Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin yürürlük tarihinden önce kurulan ve 2762 sayılı Vakıflar Kanun’u gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıflar olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanun’un 6 ve 7 inci maddelerinde ise mazbut vakıfların … tarafından yönetilip temsil edileceği, Kanun’un (5737 sayılı Vakıflar Kanunu) yürürlüğe girmesinden önce mazbut vakıflar arasına alınan vakıflarla, bu Kanuna göre mazbut vakıflar arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.
743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin yürürlük tarihinden önce kurulan vakıflar, amaçları çerçevesinde vakıftan yararlananlar bakımından, “hayrî vakıf” ve “zürrî vakıf” olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Bunlardan zürri vakıflarda, vakıf gelirlerinden (galleden) vakıfın evlatlarının yararlanması amaçlanmıştır. ……., vakıf denilen bu vakıflarda vakfiyede belirtilen hayri koşulların ifasından sonra vakfın gelirinden (galle) fazlasının vakfiyede belirtilen evlatlara ya da hısımlara verilmesi öngörülmüştür. Vakfeden, vakfın gelir fazlasından sadece belirli bir kişi ya da kişilerin yararlanmasını mümkün kılabileceği gibi, çocuklarının, usul ve/veya füruunun ya da diğer akrabalarının yararlanmasını mümkün kılabilir (Akipek, Ş./ Altaş, H.: “Vakıflarda Evladiye Davaları”, … Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 47, S. 1-4, s. 145-151, … 1998, s. 145-146; Uluç, Y.:Vakıflar Hukuku ve Mevzuatı, … 2008, s. 49).
Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Yönetmeliğine göre, galle fazlası evlada veya üçüncü bir kişiye şart kılınan mazbut ve mülhak vakıflarda vakfedenin veya lehine galle fazlası şart kılınanın soyundan gelen ve bu nedenle vakfın gelirinden (gallesinden) yararlanma hakkına sahip olan kişiler için öncelikle dava açılması ve bu haklarının dava ile tespit edilmesi aranmıştır. Uygulamada bu dava, vakıflarda evladiye davaları, vakıf evladı ya da galleye müstehak evlat olduğunun tespiti davası şeklinde isimlendirilmiştir.
Vakfın geliri üzerinde hak sahibi olduğuna ilişkin davayı, vakfiye uyarınca galleden yararlanma hakkı olan, yani vakfeden ile soy bağı olan ya da soy bağı olmasa bile galleden kendisine pay özgülenen diğer kişiler açabilir.
Galle fazlası evlada veya lehine galle fazlası şart kılınan vakıflarda galle fazlasının alınabilmesi için açılan davada öncelikle vakfeden veya lehine galle fazlası şart kılınan ile soybağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacılar ile galle fazlası vakıfın evladlarına şart kılınmış ise vakfeden ile evlad dışındaki üçüncü kişiye şart kılınmış ise galle fazlası şart kılınan kişi arasında iddia edildiği üzere kan bağı yolu ile soybağı mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada vakfiyelerde galle fazlası için öngörülen şartların somut olayda davacılar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır.
Vakfiyeler, vakıf davalarında birinci derecede delil olup (….,, …; İslam Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi, 1996, Sh. 428), kadimden beri uygulandığı bilinmedikçe vakıf davalarında yazılı delil olarak kullanılamazlar. (Mecelle md.1739) Vakfiyelerin uygulanma şartı, bunların ifade ettikleri maddelerin sabit ve meşhur olmasıdır.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacılar vekili dava dilekçesinde davacıların dava konusu vakfın evladı olduklarını, vakfeden ile davacılar arasındaki soybağını da her iki vakıfta mütevellilik yaptığını ileri sürdükleri ….., üzerinden kurulduğunu ileri sürdüklerine göre, öncelikle vakfedenler ile davacılar arasında kanbağı yolu ile soybağı bulunup bulunmadığının tespiti açısından her iki vakfa ait şahsiyet kayıt örnekleri ile varsa vakıflardan galle ödemesi alan evlat listeleri getirtilerek şahsiyet kayıt örneği ile vakıf evladı olanlar ile davacıların gidebildiği kadar üst soyunu gösterir açıklamalı nüfus kaydının nüfus müdürlüğünden, daha sonra galle fazlasına dair vakfiyelerdeki ıstılah ve tabirlerin sağlıklı bir şekilde yorumlanabilmeleri için dava konusu vakıflarla ilgili daha önce görülen … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ( İst. 9. Asliye Hukuk Mahkemesi) 1988/652 Esas, 1989/782 Karar sayılı dosyası, … 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1973/290-1975/237 sayılı dosyası, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1968/948 Esas, 1971/796 Karar sayılı dosyası, … 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/823 Esas sayılı dosyası (dosyalar mevcut değil ise kesinleşmiş ilam örneği ile varsa iş bu dosyaya ait bilirkişi raporları) getirtildikten sonra davacılar ile vakfedenler arasında kanbağına dayalı soybağı mevcut olup olmadığı ile galle fazlasına dair daha önce görülen dosyalar ile vakfiyelerdeki ibarelerin birlikte değerlendirilmesi için eski vakıf hukukunda uzman farklı bir bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davacılar vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi (4.) Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarihli ve 2019/18 Esas, 2021/47 Karar sayılı istinaf isteminin esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nin 373/1 inci maddesi gereği kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi (4.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise ilk derece mahkemesi … (17.) Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 14.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.