Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/11975 E. 2023/954 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11975
KARAR NO : 2023/954
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/228 E., 2018/322 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1946 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu’na (3116 sayılı Kanun) göre yapılıp kesinleşen orman tahdidi, 11.03.1981 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Orman Kanunu’na (6831 sayılı Kanun) göre yapılan aplikasyon ve 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun ile değişik 2 nci madde uygulaması, 23.12.1988 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 2/B uygulaması vardır. 2010 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışması bulunmaktadır.

2. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu parselin yörede 1946 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman tahdidinde kısmen tahdit sınırları içerisinde bırakıldığını belirterek, bu bölümün tespitinin iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesin istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Kadastro Mahkemesi’nin 07.07.2014 tarihli ve 2014/7 Esas, 2014/306 Karar sayılı kararı ile 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesine göre yapılan çalışmaya yönelik davanın reddine, tapu iptali ve tescil yönünden Mahkeme’nin görevsizliğine karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeden kesinleşmiştir.

2. Davacı vekilinin süresinde gönderme talebi ile dosya Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilerek yargılamaya devam edilmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2014 tarihli ve 2014/500 Esas, 2014/573 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.03.2016 tarihli ve 2015/7778 Esas, 2016/3276 Karar sayılı kararıyla eksik belgeler getirtildikten sonra yerinde keşif yapılarak dava konusu taşınmazın orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde çalışmalarındaki durumu belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu parselin P.III blok numaralı 2/B parsel sahası içerisinde kaldığı, kesinleşmiş orman sahası içerisinde kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın toprak yapısı eğimi, bitki örtüsü gibi özellikleri ile devlet ormanı özelliklerine sahip olduğunu, komşu 7 ve 8 numaralı parsellere yönelik kesinleşen tahdide dayalı açtıkları tapu iptali ve tescil davalarının kabulüne karar verildiğini, 1946 yılında orman olarak sınırlandırılan sahanın halen devlet ormanı sınırları içerisinde bulunduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içerisinde kalıp kalmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun’un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresi’nden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.