Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/11989 E. 2023/868 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11989
KARAR NO : 2023/868
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/446 E., 2019/228 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, elatmanın önlenmesi ve kal davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … İdaresi vekili ve davalı … vekili
tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 137 ada 307 parsel sayılı 651,75 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmıştır”, “…’ın kullanımındadır” şerhleri yazılmak suretiyle tarla niteliğinde Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

2. Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde; … Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı ilamı ile … ili … ilçesi … Mahallesi 397 sayılı parselin tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına hükmen tescil edildiğini, mahkeme kararı uyarınca 137 ada 307 parsel sayılı taşınmazın anılan orman parseli içinde kaldığını, ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun)
Ek 4 üncü maddesi kapsamında yapılan çalışmalar sonucu 397 parselin içerisinde yer alan 137 ada 307 parsel sayılı taşınmazın kullanıcı tespitinin yapılarak Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek, 137 ada 307 sayılı parselin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, davalıların müdahalelerinin men’ine, muarazanıın giderilmesine, parsel üzerindeki muhdesatların kal’ine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinden feragat etmiştir.

3. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman tahdidinin 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleştiği, daha sonra 1976 yılında aplikasyon, orman kadastrosu ve 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanunla (1744 sayılı Kanun) değişik 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2 nci maddesi uygulamasının, 1981 yılında arazi kadastrosunun, 1989 yılında aplikasyon ve 3302 sayılı 31.08.1956 Tarihli Ve 6831 Sayılı Orman Kanunun’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uygulamasının, 2007 yılında 4999 Sayılı 6831 Sayılı Kanun’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla (4999 sayılı Kanun ) Değişik 6831 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca fennî hataların düzeltilmesi işleminin ve 2010 yılında da 3402 sayılı Kanun’un Ek 4 üncü maddesi gereğince kullanım kadastrosu çalışmalarının yapıldığı anlaşılmaktadır.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 137 ada 307 parsel numaralı taşınmazın 2/B vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğunu, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi ve 11 inci maddesi gereği fiilen orman olduğu tespit edilen yerlerin talep üzerine Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edileceğini, davanın 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2012/408 Esas, 2015/312 Karar sayılı önceki kararı ile, davacının tapu iptali ve tescil talebine yönelik davasının kabulüne, 337 ada 307 parsel (28.05.2015 tarihinde tashih şerhi ile 137 ada 307 parsel olarak düzeltilmiştir) sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline, beyanlar hanesindeki “6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmıştır.” şerhi ile muhtesat bilgilerindeki “… oğlu 1947 doğumlu …’ın 1989 yılından beri kullanımındadır” kayıtlarının terkinine ve kaldırılmasına, davacının meni müdahale ve kal talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen önceki kararına karşı, davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.06.2017 tarihli ve 2015/13694 Esas, 2017/5164 Karar sayılı ilamıyla; “yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, mahkemece yapılan ilk keşif sonrası düzenlenen orman bilirkişi raporunda taşınmazın tamamının Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı kararı ile orman olarak teciline karar verilen alanda kaldığı belirtildiği halde hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurul raporunda; çekişmeli taşınmazın 3116 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan orman tahdidi içinde iken 1976 yılında yapılıp kesinleşen 2 inci madde uygulaması sırasında IV poligon numarasıyla Hazine adına çıkarılan alan dışında, orman alanı içinde kaldığının, 6831 sayılı Kanun’un 4999 sayılı Kanunla değişik 9 uncu maddesi uyarınca yapılan düzeltilme işlemleriyle IV nolu poligon alanının genişletildiğinin ve bu çalışma ile taşınmazın aslında orman alanında iken 2/B alanındaymış gibi gösterildiğinin, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ait düzeltme işlemine Orman Yönetimi tarafından itiraz edildiğinin ve … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/216 Esas, 2008/84 Karar sayılı ilamı ile düzeltme işleminin iptal edildiğinin, bu kararın kesinleşmesi ile taşınmazın orman sınırı içinde kaldığının, … Kadastro Mahkemesinin 17.07.2002 tarihli ve 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı kararının çekişmeli yerle ilgili olmadığının belirtildiği, mahkemece raporlar arasındaki bu çelişkinin giderilmediği, çekişmeli taşınmazın anılan mahkeme kararlarının kapsamı içinde kalıp kalmadığının belirlenmediği açıklanarak, 397 sayılı parselin tamamına ilişkin kadastro paftası, Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 E. – 2002/16 K. sayılı dosyası, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/216 E. – 2008/84 K., 2007/213 E. – 2008/82 K. ve 2007/217 E. – 2008/85K. sayılı dosyaları, yörede 3116, 1744, 3302 ve 4999 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan çalışmalara ilişkin tüm belgeler ve haritalar, eski tarihli memleket haritası ile 31.12.1981 tarihine yakın memleket haritası ve anılan memleket haritalarının yapımında kullanılan hava fotoğrafları bulundukları yerlerden getirtildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, aynı iddiayla çekişmeli 397 sayılı parselde orman rejimi dışına çıkarıldığına ilişkin çok sayıda dava olduğundan, tüm taşınmazlar ile Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı dosyası, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/216 Esas, 2008/84 Karar, 2007/213 Esas, 2008/82 Karar ve 2007/217 Esas, 2008/85 Karar sayılı dosyalarına konu taşınmaz bölümlerinin kadastro paftası, orman kadastrosu, aplikasyon, 2 nci madde, 2/B madde uygulamasına ilişkin haritalar, düzeltme haritası, memleket haritaları ve hava fotoğrafları ölçekleri (1/5000, 1/10000 ve 1/25000) eşitlenmek suretiyle ayrı renkli kalemler ile birbirleri üzerinde denetime elverişli şekilde müşterek imzalı rapor ve eki krokide gösterilmesi, 4999 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminin, tutanaklarla tahdit haritasının çelişmesi hâlinde, haritanın tutanaklara göre düzeltilmesi işleminden ibaret olduğu ve düzeltme işleminin kesinleşen tahdide aykırı olamayacağı gözetilerek kesinleşen tahdidi hukukî yollar hariç hiçbir merci ve makam değiştiremeyeceğinden, 6831 sayılı Kanun’un 9/2 nci maddesi hükümlerine uyulmadan orman kadastro komisyonunun yaptığı düzeltme işleminin geçerli olmayacağının gözetilmesi, Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı dosyası, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/216 Esas, 2008/84 Karar, 2007/213 Esas, 2008/82 Karar, 2007/217 Esas, 2008/85 Karar sayılı dosyalarına konu taşınmaz bölümlerinin neresi olduğunun, çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadıklarının, tapuya tescil edilip edilmediklerinin belirlenmesi, varsa tapu kayıt suretlerinin getirtilmesi, mükerrer tesbit ve tescil olup olmadığının tespit edilmesi, çekişmeli taşınmazın 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığının belirlenmesi halinde taşınmazın eylemli durumunun tespit edilmesi, komşu taşınmazlara ilişkin açılan davalar ile davalının dayandığı Sulh Ceza Mahkemesinin 2005/5161 Esas, Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/438 Esas ve … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1947/441 Esas sayılı dava dosyaları da dosya içerisine alınarak dava konusu taşınmazla irtibatları olup olmadıklarının saptanması ve elde edilen deliller de değerlendirilerek oluşacak sonucu göre karar verilmesi” gerektiğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı kararı ile, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu uyarınca, çekişmeli taşınmazın 3116 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan çalışmalarda orman olarak sınırlandırıldığı, 1976 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu 2 nci madde uygulaması sırasında durumunda değişiklik olmadığı, 6831 sayılı Kanun’un 4999 sayılı Kanunla değişik 9 uncu maddesi uyarınca yapılan düzeltilme işlemlerinde ise hatalı aplikasyon ile bitişik IV nolu 2/B parseli içerisine alındığı, anılan düzeltme işlemine Orman Yönetimi tarafından itiraz edildiği ve … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/216 Esas, 2008/84 Karar sayılı ilamı ile düzeltme işleminin iptal edildiği, bu kararın kesinleşmesi ile taşınmazın orman sınırı içinde kaldığı, … Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı kararı ile 3302 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca yapılan çalışmalarda orman sınırlan dışına çıkartılan P.CXI, P. CXII, P.CXIII nolu blok parsellerinin iptal edildiği, davaya konu edilen taşınmazın orman sınırları içerisinde yer aldığı ve söz konusu mahkeme kararı ile ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil istemi yönünden davanın kabulüne, 137 ada 307 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline, muhtesat bilgilerindeki “… oğlu 1947 doğumlu …’ın 1989 yılından beri kullanımındadır” kaydının terkinine ve kaldırılmasına, men’i müdahale ve kal talepleri yönünden ise vazgeçme nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davacı … İdaresi vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; meni müdahale ve kal talebi yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.

2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazın 20 yılı aşkın süredir müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu, fenni hataların düzeltilmesi çalışmasının iptalinin hatalı olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptal ve tescil, elatmanın önlenmesi ve kal istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi ve 3402 sayılı Kanun’un ek 4 üncü maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davacı … İdaresi vekilinin ve davalı … vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince davalı …’dan harç alınmasına mahal olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine 22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.