Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/11990 E. 2023/210 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11990
KARAR NO : 2023/210
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/81 E., 2019/242 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki Tapu İptali ve Tescil, Elatmanın Önlenmesi ve Kal davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davaların reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 130 ada 459 parsel sayılı 402,18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmıştır”, ” …’ın 1989 yılında beri kullanımındadır ve iş bu parseldeki tek katlı kavgir ev kendisine aittir” şerhi yazılmak suretiyle tarla niteliğinde Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

2. Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde; … Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı ilamı ile … ili … ilçesi … Mahallesi 397 sayılı parselin tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına hükmen tescil edildiğini, mahkeme kararı uyarınca 139 ada 459 parsel sayılı taşınmazın anılan orman parseli içinde kaldığını, ancak 3402 sayılı Kanun’un EK 4 üncü maddesi kapsamında yapılan çalışmalar sonucu 397 parselin içerisinde yer alan 130 ada 459 parsel sayılı taşınmazın kullanıcı tespitinin yapılarak Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek, 130 ada 459 sayılı parselin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, davalıların müdahalelerinin men’ine, muarazanıın giderilmesine, parsel üzerindeki muhdesatların kal’ine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinden feragat etmiştir.

3. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman tahdidinin 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleştiği, daha sonra 1976 yılında aplikasyon, orman kadastrosu ve 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun’la (1744 sayılı Kanun) değişik 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2 ncı maddesi uygulamasının, 1981 yılında arazi kadastrosunun, 1989 yılında aplikasyon ve 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunun’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uygulamasının, 2007 yılında 4999 sayılı 6831 sayılı Kanun’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la (4999 sayılı Kanun ) Değişik 6831 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca fennî hataların düzeltilmesi işleminin ve 2010 yılında da 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) EK 4 üncü maddesi gereğince kullanım kadastrosu çalışmalarının yapıldığı anlaşılmaktadır.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 130 ada 459 parsel numaralı taşınmazın 2/B vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğunu, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi ve 11 inci maddesi gereği fiilen orman olduğu tespit edilen yerlerin talep üzerine OGM’ye tahsis edileceğini, davanın 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; çekişme konusu taşınmazın adına tescil edilmediğini, tapu malikinin Hazine olduğunu, bu taşınmazların tapu kütüklerinde 2/B kullanıcı ve muhdesat belirtmelerinin kaldırılmasının talep edilebileceğini, dava konusu taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunu, ayrıca görevli mahkemenin kadastro mahkemesi olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2014 tarih ve 2012/146 Esas, 2014/350 Karar sayılı önceki kararı ile, davacının tapu iptal ve tescil talebine yönelik davasının kabulüne, 130 ada 459 parsel sayılı 402,18 m2 büyüklüğünde tarla vasfında davalı Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tapunun beyanlar hanesindeki “6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmıştır.” şerhi ile muhtesat bilgilerindeki “…’ın 1989 yılından beri kullanımındadır ve iş bu parseldeki tek katlı kavgir ev kendisine aittir” kayıtlarının terkinine ve kaldırılmasına, davacının meni müdahale ve kal talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen önceki kararı, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.10.2017 tarih ve 2016/2431 Esas, 2017/7763 Karar sayılı ilamıyla; “Davacı … İdaresinin dayandığı … Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 E., 2002/16 K. sayılı kararında 397 parselin orman niteliğiyle tesciline karar verilmişse de tamamının davalı olmayıp bir bölümünün davalı olduğu, dava konusu yerin söz konusu bölümde kalıp kalmadığı, şayet kalmıyorsa 2/B’ye çıkarılan alanlarda kalıp kalmadığı hususlarının yeterince araştırılmadığı, 2/B madde uygulamasına konu edilen alanda ise eylemli orman olup olmadığı ve eylemli orman olması halinde orman idaresince orman olarak tahsisinin idareden talep edilebileceği gibi dava yoluyla da istenebileceği, 2/B madde uygulamasına konu edilmeyen alanda olup aynı zamanda 397 parsel kapsamında kalıyorsa tapusunun iptali ile yetinilerek tescil hükmü kurulmaması gerektiği açıklanarak, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin 10.04.2019 tarih ve 2018/81 Esas, 2019/242 Karar sayılı kararı ile, … Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı kararı ile 3302 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca yapılan çalışmalarda orman sınırlan dışına çıkartılan P.CXI, P. CXII, P.CXIII nolu blok parsellerinin iptal edildiği, davaya konu edilen taşınmazın P.CVI 2/B blok parseli içerisinde yer aldığı ve söz konusu mahkeme kararı ile ilgisinin bulunmadığı, fiili durumu, toprak ve bitki örtüsü itibariyle taşınmazın 2/B şartlarını taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine, men’i müdahale ve kal talepleri yönünden ise vazgeçme nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın … Kadastro Mahkemesi’nin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı kararı uyarınca orman sınırları içinde olduğunun tartışmasız olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Tapu İptal ve Tescil, Elatmanın Önlenmesi ve Kal istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi ve 3402 sayılı Kanun’un ek 4 üncü maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine 23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi