Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12004 E. 2022/10341 K. 19.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12004
KARAR NO : 2022/10341
KARAR TARİHİ : 19.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mera Komisyon Kararının İptali ile Taşınmazın Orman Olarak Tescili

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

… ili Kabadüz ilçesi Yokuşdibi Beldesinde kain 381 ada 4 parsel sayılı 1.396.835 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 4342 sayılı Kanun’a göre 2007 yılında yapılan mera komisyonu çalışmaları neticesinde mera olarak tahsis edilmiş ve bu çalışma 03.12.2007 – 02.01.2008 tarihleri arasında ilan edilmiştir.

Davacı … İdaresi vekili, 28.12.2007 tarihinde açtığı iki ayrı dava ile, 381 ada 4 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, mera tahsis kararının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmış; aynı taşınmaz hakkında açılan davaların birleştirilerek görülmesi gerekirken davaların ayrı ayrı yürütülmesi neticesinde … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.02.2011 tarih ve 2007/401 Esas, 2011/71 Karar sayılı kararıyla taşınmazın A1 ila A14 kodlarıyla işaretli toplam 295.206 m2 bölümünün; … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.09.2011 tarih ve 2007/385 Esas, 2011/338 Karar sayılı kararıyla da taşınmazın A, B ve C harfleri ile gösterilen toplam 137.541 m2 bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş ve bu kararlar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Bilahare, kararların infazı aşamasında tapu müdürlüğünce, aynı taşınmaz hakkında iki farklı karar verilmiş olması nedeniyle infazın mümkün olmadığının bildirilmesi üzerine, davacı … İdaresince, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan 21.11.2012 tarihli dilekçe ile, 381 ada 4 sayılı parsel hakkındaki davaların birleştirilmesi suretiyle tek dosya üzerinden karar verilmesi istemiyle yargılamanın iadesi talebinde bulunulmuş olup Mahkemece, bu talep esasa kaydedilmeden, dilekçe arkasına şerh verilmek suretiyle “ilk hükme aykırı olarak ikinci kararı veren mahkemeden yargılamanın iadesinin istenebileceği” gerekçesiyle talep reddedilmiştir.
… 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin temyize konu edilen dava dosyasında ise, davacı … İdaresinin 18.07.2012 tarihli yargılamanın iadesi talebi esasa kaydedildikten sonra Mahkemece, aynı taşınmaz hakkında, aynı konuda mahkemenin 2007/401 Esas, 2011/71 Karar sayılı dosyasında taşınmazın bir bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verildiği ve hükmün kesinleştiği açıklanarak, kesin hükmün mevcudiyeti nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün, davacı … İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.11.2013 tarih ve 2013/6578 Esas, 2013/10361 Karar sayılı ilamıyla; “… 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/401 sayılı kesinleşen dosyasının temyize konu dosya içinde bulunmadığı, HMK’nin 375/1(ı) maddesinde, bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün kesinleşmiş olması halinde yargılamanın iadesi istenebileceğinin hükme bağlandığı, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/401 sayılı dosyasına ait fen bilirkişi raporunun bir örneği dosyada olmakla birlikte, orijinal renkleri içermediğinden ve orman bilirkişi raporu ile irtibatlı olmadığından (A1 ila A14) harfleriyle işaretli taşınmazların, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/385 sayılı dosyasında hükme bağlanan (A, B ve C) harfleri ile işaretli yerlerle aynı yerler mi, yoksa aynı taşınmazın farklı bölümleri mi olduğu anlaşılamamakla birlikte aynı taşınmaz hakkında farklı karar verilmiş olması nedeniyle hükmün infaz edilemediğinin açık olduğu belirtilerek, Mahkemece yargılamanın iadesi talebinin kabul edilmesi, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/401 sayılı dosyası getirtilerek yeniden keşif yapılması, her iki davada karara bağlanan taşınmazların nereler olduğu belirlenerek infaza elverişli ortak krokide işaretlenmesi, bu şekilde aynı taşınmaz hakkında verilen farklı kararlar ortadan kaldırılarak infazda sorun yaratmayacak şekilde yeni bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve bu kararın, taraflara tebliğ edilmesine rağmen taraflarca temyiz edilmediği gerekçesiyle 02.06.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine, davacı … İdaresi 17.08.2015 havale tarihli dilekçesi ile, kesinleşmiş mahkeme kararının kaldırılarak dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle yargılamanın iadesi talebinde bulunmuş ve Mahkemece, yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiş olp, bu hüküm, davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.04.2017 tarih ve 2015/14710 Esas, 2017/2849 Karar ilamıyla; “Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu kararın kesinleşmiş olduğu ve bu hususta dava konusu taşınmazla ilgili … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/401 Esas, 2011/71 Karar sayılı kararının kesinleşmiş olup hükmünü koruduğu gerekçesiyle yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verildiği, davanın yargılamanın iadesi istemine ilişkin olduğu, açılmamış sayılma kararından önce verilmiş olan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 09.11.2013 tarih ve 2013/6578 Esas, 2013/10361 Karar sayılı bozma ilamında da açıklandığı üzere HMK 375/1(ı) maddesi hükmüne göre davacının yargılamanın iadesi talebinde bulunmasında hukuki yararı bulunduğu, iki ayrı kesinleşmiş hükmün bulunması nedeniyle hükmün infaz edilemediği gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi yerine reddine karar verilmesinin doğru görülmediği” açıklanarak bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, … ili …., ilçesi …., Mahallesi ….., Yaylası 381 ada 4 nolu parselin tapu kaydının iptali ile orman bilirkişileri … Kemal GÜNAYDIN, Mehmet AKTÜRK ve Tülay BERİ’nin 13/07/2018 tarihli raporuna göre B1 ve B2 bölümlerinin orman olarak Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yargılamanın iadesi yolu ile mera komisyon kararının iptali ve taşınmazın orman olarak tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, HMK’ nın 375/1(ı) maddesi hükmüne göre davacı … İdaresinin yargılamanın iadesini talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, iki ayrı kesinleşmiş hüküm bulunması nedeniyle, hükmün infaz edilemediği gerekçesiyle yargılamanın iadesi yoluyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma ilamında “Mahkemece yargılamanın iadesi talebi kabul edilmeli, 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/401 sayılı dosyası getirtilerek yeniden keşif yapılmalı, her iki davada karara bağlanan taşınmazların nereler olduğu belirlenerek infaza elverişli ortak krokide işaretlenmeli, bu şekilde aynı taşınmaz hakkında verilen farklı kararlar ortadan kaldırılarak infazda sorun yaratmayacak şekilde yeni bir karar verilmelidir.” denilmesine rağmen, her iki davada orman olarak tesciline karar verilen yerleri gösteren infaza elverişli ortak rapor alınmaksızın karar verilmesi cihetine gidilmiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılması için Mahkemece, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/401 sayılı dosyasında ve … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/385 sayılı dosyası üzerinden verilen kararlar kaldırılarak mahallinde yeniden keşif yapılmalı, söz konusu her iki davada orman olarak tesciline karar verilen taşınmaz bölümlerinin nereler olduğu belirlenmeli ve teknik bilirkişilere düzenlettirilecek ortak krokide bu taşınmaz bölümlerinin infaza elverişli olacak şekilde işaretlenmesi / gösterilmesi istenilmeli ve bundan sonra aynı taşınmaz hakkındaki farklı kararlar ortadan kaldırılarak Yargıtay denetimine elverişli ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yeni bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu husus gözetilmeksizin, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 19.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.