Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12016 E. 2023/832 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12016
KARAR NO : 2023/832
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/271 E., 2019/32 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı … İdaresi dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Köyü 954 parsel sayılı taşınmazın 1990 yılında kesinleşen genel arazi kadastrosunda 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi kapsamında kalması nedeniyle Hazine adına tesbitinin yapılıp kesinleştiğini, taşınmazın halen eylemli orman olduğunu iddia ederek, tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ve üzerindeki şerhlerin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1979 yılında seri bazda orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci madde uygulamaları yapılmış, sonuçları 10.09.1979 tarihinde 1 yıl süre ile ilân edilerek 10.09.1980 tarihinde kesinleştikten sonra, 1989 yılında 3402 Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 4 üncü maddesine göre yapılan orman sınırlandırması ve 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uygulaması bulunmakta olup, 1990 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 954 parsel sayılı 20.875 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilip kesinleşmiştir.

II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.11.2013 tarihli ve 2013/457 Esas, 2013/744 Karar sayılı önceki kararı ile, davacı … İdaresinin talebinin çekişmeli taşınmazın davacı idareye tahsisi isteminden ibaret olduğu, davacı idarenin bu taleple davalı idareye başvuru yaptığı, 6831 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin altıncı fıkrası düzenlenmesi karşısında Orman İdaresinin talep etmesi halinde cins tashihi ve tahsis işlemlerinin sonuçlandırılacağı, işbu davanın davacı ve davalı kurumlar arasında idarî yoldan başvuru yapılarak halli mümkün bir konuda açıldığı, davacı idarenin yapılan başvuru neticesini beklemeksizin eldeki davayı açtığı, idarî başvuru neticesinde elde edilmesi istenen menfaatin elde edilememesi halinde dava açması mümkün iken başvuru neticesini beklemeksizin dava açılmasında hukukî yararı olmadığı gerekçeleriyle, dava şartı ve hukukî yarar yokluğundan davanın usûlden reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 15.11.2013 tarihli ve 2013/457 Esas, 2013/744 Karar sayılı önceki kararına karşı, davacı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.06.2014 tarihli ve 2014/3975 Esas, 2014/6811 Karar sayılı ilamıyla; “Mahalinde keşif yapılarak tasınmazın kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasında 2/B parseli olarak orman sınırları dışına çıkarılan alanda kalıp kalmadığının ve fiili durumunun, üzerindeki ağaçların yaşlarının ve cinslerinin, toprak yapısının incelenmesi, fiili orman niteliği tasıyıp tasımadığının arastırılması, ayrıca tapu kaydında gerçek kisi lehine kullanım şerhi bulunduğundan davanın şerh malikine yöneltilerek taraf teşkilinin sağlanması” gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulüne, … ili … ilçesi … Köyünde yer alan 954 parsel sayılı taşınmaza yönelik düzeltme (2/B) işleminin iptaline ve taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; vekil edeni kurumun, dava açıldıktan sonra dava konusu taşınmazların davalı olmasından dolayı gerekli idari işlemi tamamlayamadığını, ancak davanın her safahatında dava ne suretle biterse bitsin kanun gereği (3402 sayılı Kanun madde 11/6) gerekli tahsisin yapılacağını dava dosyası içerisindeki müzekkereler de beyan ettiğini, bilirkişilerin (özellikle orman bilirkişisinin krokilerinde) raporlarında 2/B kadastrosunun zemine oturmadığından kaynaklı bir düzeltme kadastrosunun da yapıldığının görüldüğünü, birbirinin aynı olan taşınmaz şekilleri paralel bir şekilde kayma gösterdiğinin açık olduğunu, 2/B kadastrosundan kalan krokilerin hali hazırdaki orman özelliği gösteren alanlar olduğunu, ancak kadastro düzeltmesi yapılmış halinin ise benzer şekil ile orman olmayan alana tam oturduğunu, bu kayık durumu dikkate almayan orman bilirkişisinin taşınmazın önceki 2/B krokisindeki durumuna bakarak karar verdiğini ve orman sayılan alan olarak belirttiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre dava, eylemli orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun), 3402 Sayılı Kanun, 6831 Sayılı Kanun, 1744 Sayılı 6831 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,20.02.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.