Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12020 E. 2023/1622 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12020
KARAR NO : 2023/1622
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/15 E., 2019/216 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasının yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine ve dahili davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Bingöl Merkez / … köyü çalışma alanında bulunan 139 ada 16 parsel sayılı 23.085,40 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1936 tarihli ve 136 sıra numaralı tahrir kaydına dayanılarak, tarla niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; Nisan 1921 tarihli ve 18, 20, 21, 28 ve 83 sıra numaralı tapu kayıtlarına ve müvekkili yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu iddiasına dayanarak, tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan Bölgöl ili Merkez /… Köyünde kain 139 ada 16 parsel sayılı tarla niteliğindeki taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni olan davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2015 tarihli ve 2011/316 Esas, 2015/143 Karar sayılı önceki kararı ile, davanın kabulüne, Bingöl ili Merkez / … Köyü 139 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2015 tarihli ve 2011/316 Esas, 2015/143 Karar sayılı önceki kararı, davalı Hazine ve dahili davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.10.2017 tarihli ve 2016/3622 Esas, 2017/8373 Karar sayılı ilamıyla; “Çekişmeli parsel kamulaştırma kapsamında kalıyor ve ifraz görerek yeni parsel numaraları oluşmuş ise sadece kamulaştırma kararı öncesinde kime ait olduğunun tespitine karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken eski parsel numarası olan 139 ada 16 sayılı parselin tapu kaydının iptali şeklinde hüküm kurulmuş olmasının doğru görülmediği açıklanarak, öncelikle dava konusu 139 ada 16 sayılı parselin bulunduğu yörede davalılardan … tarafından yapılan kamulaştırma çalışmalarına ilişkin plan proje, kroki ve tüm belgelerin ilgili birimden sorulmak suretiyle getirtilmesi, sonrasında bir harita mühendisi veya fen elemanı aracılığıyla mahallinde yapılacak inceleme ve keşifte bu belgelerin zemine uygulanması, ilgili kamulaştırma planı ile çekişmeli taşınmazı kapsayan kadastro paftası ölçekleri birbirine çevrilmek suretiyle çakıştırması yapılarak dava konusu taşınmazın kamulaştırma planındaki konumunun, kamulaştırma kapsamında yer alıp almadığının, taşınmaza ilişkin kamulaştırma işleminin tamamlanıp tamamlanmadığının ve tamamlanmış ise tapu kaydının oluşup oluşmadığının kesin bir şekilde belirlenmesi sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulüne, Bingöl ili Merkez … Köyü … Mevkiinde kain kamulaştırma kapsamında kalan ve 139 ada 16 nolu parselin ifrazı sonucu oluşan 139 ada 39 nolu parselde yol niteliği ile kayıtlı bulunan taşınmazın kamulaştırma işlemi öncesi davacıya ait olduğunun tespitine, söz konusu parselin tamamının kamulaştırma kapsamında kaldığı anlaşıldığından tapu iptali ile tescili hususunda karar verilmesine yer olmadığına, davalı Hazine adına kayıtlı Bingöl ili Merkez Köklü Köyü Hevir Mevkiinde bulunan ve 139 ada 16 nolu parselin ifrazı sonucu oluşan 139 ada 40 nolu parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davalı Hazine ve dahili davalı … vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Dahili davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve tesciline istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun 14 ve 17 nci maddeleri, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun (6001 sayılı Kanun),

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve dahili davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

6001 sayılı Kanun’un 12 nci maddesine göre davalı … Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.