YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12041
KARAR NO : 2023/1715
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2009/231 E., 2010/1020 K.
KARAR : Tavzih talebinin reddine
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen ve kesinleşen hükmün tavzih edilmesinin istenilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 01.11.2018 tarihli ek kararı ile tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı Hazine vekili, … Köyü 123 ada 256 parsel sayılı taşınmazın yörede 15.02.2003 ile 21.03.2003 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B sınırları içinde kaldığını ileri sürerek davalılar adlarına olan tapu kaydının iptali ile 2/B’lik alan niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir.
2. Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
3. İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2010 tarihli ve 2009/231 Esas, 2010/1020 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne krokide (A)=2727 m2’lik kısmının tapu kaydının iptaline, 2/B lik alan niteliği ile Hazine adına tesciline, (B)=6022 m2’lik kısmın …. mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş, bu karar, davacı Hazine vekilinin temyizi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.04.2011 tarihli ve 2011/1670 Esas, 2011/4945 Karar sayılı kararıyla; hükmün 2 nci bendinin 3 üncü satırında yer alan “2/B vasfı ile” kelimeleri kaldırılarak, bunun yerine “orman niteliğinde” kelimelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle onanmakla 25.04.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
4. Hükmün kesinleşmesinden sonra, davacı vekili tavzih dilekçesi ile, hükümde (A) ve (B) olarak belirtilen kısımların yüzölçümlerinin birbirinin yerine yazılmak suretiyle yüzölçümlerinde yanlışlık yapıldığını ileri sürerek kararın tavzih edilmesi talebinde bulunmuştur.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.11.2018 tarihli ve 2009/231 Esas, 2010/1020 Karar sayılı ek kararıyla; “hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği, somut olaydal metrekare ve hisse oranlarında değişikliği yapmanın diğer hak sahiplerine tanınan haklar ve yüklenen borçların değiştirilmesi sonucu doğuracağı gerekçesiyle tavzih talebinin reddine” karar verilmiştir.
III. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı, tavzih talep eden davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Tavzih talep eden davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın kesinleşmiş olmasının tavzihe engel oluşturmadığını, kararın infaz edilebilmesi için hatalı yazılan yüzölçümlerine yönelik tavzih kararı verilmesi gerektiğini, tavzihe konu talebin düzeltilebilir maddi hata mahiyetinde olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesinin ek kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, tavzih isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 6100 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ek kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen 01.11.2018 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
IV. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin 01.11.2018 tarihli ek kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince Yargıtay kararına karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.