YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12088
KARAR NO : 2023/1309
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/45 E., 2019/172 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasından dolayı bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
DAVA
1. Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde; tapuda tarla vasfıyla Hazine adına kayıtlı olup beyanlar hanesinde orman sınırı dışına çıkartıldığına dair şerh bulunan … ilçesi … Köyü 1844 parsel sayılı 658,78 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kısmen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın orman olan kısımlarının orman vasfıyla Hazine adına tesciline, üzerindeki şerhlerin terkinine ve elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ormanla ilgisinin bulunmadığını, orman sınırı dışına çıkarılan yer olduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2012 tarih ve 2009/233 Esas, 2012/711 Karar sayılı önceki kararıyla, davanın kabulüne, 1844 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline, davalının yaptığı müdahalenin men’ine, davalı lehine taşınmaz üzerinde verilmiş olan şerhin terkinine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2012 tarih ve 2009/233 Esas, 2012/711 Karar sayılı önceki kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.11.2018 tarih ve 2016/10452 Esas, 2018/7106 Karar sayılı ilamıyla; “el atmanın önlenmesi talebine ilişkin olarak davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmazın davalı Hazine adına tapuda kayıtlı olması nedeniyle, davalının haksız bir tasarruf ve elatmasından söz edilemeyeceği açıklanarak, el atmanın önlenmesi yönündeki talebin reddine karar verilmesi” gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusundan yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 20.03.2019 tarih ve 2019/45 Esas, 2019/172 Karar sayılı ilamıyla; dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline dair bozma öncesi verilen hüküm onanarak kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, bozma ilamında belirtildiği üzere dava konusu taşınmazda davalı tarafın dava tarihine kadar tapu kaydına dayanarak tasarrufta bulunduğu ve bu tarihe kadar haksız elatmasının söz konusu olmadığı gerekçesiyle, el atmanın önlenmesi istemli davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; tapu iptali ve tescil talebi açıklanmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, tapu iptali ve tescil talebi hakkında açıklama yapılması ve hüküm kurulması gerektiğini, dava reddedildiği halde davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmediğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı iddia edilen taşınmaz hakkında tapu iptali – tescil ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun), 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun),
3. Değerlendirme
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince, elatmanın önlenmesi istemli davanın reddine karar verildiğine göre, davada kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazine lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu yönde bir karar verilmemesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalı Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına 5 inci bent olarak “Davalı Hazine kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı Hazineye verilmesine,” ibaresinin eklenmesine ve hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7 fıkrası (HMK’nin 304 üncü maddesi) gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA,
3. 1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
4. Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
5. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.