Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12099 E. 2023/195 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12099
KARAR NO : 2023/195
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil (Zilyetliğe dayalı)

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı … Belediyesi vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, … ilçesi, … Köyünde orman tahdidi yapılmadan evvel 11.07.1953 tarihli arazi kadastrosu esnasında 10.520,00 metrekare yüzölçümü ile … adına 418 parsel sayısı ile tespit edildikten sonra, Orman İdaresi tarafından yapılan itiraz üzerine 11.11.1968 tarihli Isparta Tapulama Mahkemesi kararına istinaden 1.075,00 metrekaresinin 418 parsel olarak tespit maliki adına tesciline, kalan 9.445,00 metrekaresinin ise orman olduğu gerekçesiyle tapulama harici bırakılan taşınmaza yönelik, 418 parsel sayılı taşınmazı tespit malikinden kayden satın aldığı ve Tapulama Mahkemesi kararında tescil harici bırakılan bu taşınmaz ile kayden satın aldığı 418 parsel sayılı taşınmaz bir bütün halinde kullandığını, tescil harici bırakılan bu taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle iktisap koşullarının lehine gerçekleştiğini açıklayarak taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … Belediyesi Başkanlığı, açılan davanın yerinde olmadığını, davacının dayandığı zilyetlikle kendisinin bir ilgisinin olmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.

Davalı …, açılan davanın yerinde olmadığını, dava konusu olan ve tescili talep edilen taşınmazın dava dilekçesinde belirtildiği gibi tapuda davacı adına kayıtlı olduğunu, davacının malik olduğu kayıtlı taşınmaz hakkında tescil talebinde bulunmasının haksız ve yersiz olduğu açıklayarak davanın reddi ile çekişmeli taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı …, çekişmeli taşınmazın tapuda davacı adına zaten kayıtlı olduğunu, bu sebeple davacının dava açmada hukuki menfaatinin olmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 12.05.2015 tarihli ve 2014/545 Esas, 2015/389 Karar sayılı kararıyla, “dava konusu taşınmazın halihazırda davacı adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar” verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 20.02.2018 tarihli ve 2017/10552 Esas, 2018/1217 Karar sayılı kararı ile, “taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığı araştırılarak, davacının iddiası doğrultusunda delillerin toplanıp yerinde keşif yapılmak suretiyle dava konusu edilen taşınmazın belirlenmesi ve Tapulama Mahkemesinin 1965/477 Esas sayılı dosyasında verilen kararın kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı hususunun da değerlendirilerek oluşacak sonucu göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen karar ile çekişmeli bölümün Isparta Tapulama Mahkemesinin 1965/477 Esas, 1968/288 Karar ve 11.11.1968 tarihli kararına konu olan yer olduğu, söz konusu kararla taşınmazın (9.445 m2) orman olarak tapulama dışına bırakılması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, söz konusu kararın HMK’nin 303/4 üncü maddesi uyarınca davacı açısından kesin hüküm oluşturduğu, kaldı ki söz konusu taşınmazın Isparta Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1994/14 Esas, 1994/1201 Karar ve 7.12.1994 tarihli ilamı ile Hazine adına kayıt ve tescil edildiği,

Hazine adına tesciline karar verilen taşınmazın zilyetlikle iktisabının da mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

D. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davalı … Belediyesi vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

E. Temyiz Nedenleri
Davalı … Belediyesi vekili, dava sonucunda davalılar Hazine, Orman İdaresi ve Gönen Belediye Başkanlığının kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden tek vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak davanın ret sebebi ayrı olan davalılar yararına ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

Davalı … vekili, Mahkemece davanın reddine verilen ret kararının doğru olduğu ancak çekişmeli taşınmazın orman vasfıyla tapuya tescilinin gerekmesine rağmen vasfının düzeltilmediğini belirterek, Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

F. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi sebeplere dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ve 17 inci maddesi, “– Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir.” hükmünü içermektedir.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7 inci maddesinde ise “Görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, Tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunur. Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmü düzenlenmiştir.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … vekili ile davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … Belediyesi vekili ve davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davalı …’ndan alınmasına,23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.