YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12127
KARAR NO : 2023/617
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro çalışmaları sırasında; … ili, … ilçesi, … Köyü çalışma alanından bulunan 101 ada 1 parsel orman niteliği ile Hazine adına tespit edilerek kesinleşmiştir.
2.Davacılar vekili 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu kayıtlarının bulunduğunu iddia ederek tapunun iptali ile adlarına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Zara Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.12.2012 tarihli ve 2010/180 Esas, 2012/366 Karar sayılı kararıyla, davacıların zilyetliği terk etmiş oldukları ve dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.11.2013 tarihli ve 2013/6841 Esas, 2013/10521 Karar sayılı kararı ile “davacılar tarafından dosyaya sunulan dayanak tapu kayıtlarının yöntemince uygulanması ve çekişmeli taşınmaz bölümlerinin orman niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun keşfen belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin söz konusu taşınmaz bölümlerinin orman parseli içerisinde kaldığı, bununla birlikte orman asli ağaçlarından ardıç, çam gibi ağaçların dava konusu taşınmazların üzerinde bulunduğu, zemininde taşlılık oranının yüksek olması ve üzerindeki bitki örtüsünün çevresindeki orman parselleriyle aynı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili, İlk Derece Mahkemesince bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, bozma kararında değinilen tapu kayıt uygulamasının yerine getirilmediğini, bu taşınmazın orman olmadığı ve davacılara ait özel mülk olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17 inci maddeleri maddeleri
3. Değerlendirme
1.Davacının tutunduğu tapu kaydının dört hududunun gayrisabit olduğu ve böylece zemine uygulama kabiliyetinin bulunmadığı gibi tapu kaydının oluşum tarihi itibari ile 1945 yılında devletleştirilen yerlerden olduğu ve taşınmaz bölümlerinin üzerinde kullanım olmadığı anlaşılmıştır.
2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.