YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12134
KARAR NO : 2023/59
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Kadastro sırasında, Seydikemer ilçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan 110 ada 16 parsel sayılı 2.680,85 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, komisyon kararı ile birinci derece doğal sit alanı olduğundan söz edilerek tarla vasfıyla davalı … adına tespit ve tescil edilmiş, davacı … ise, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalı adına oluşan tapu kaydının iptali ve adına tescili istemi ile dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı, çekişmeli taşınmazın sit alanı ve orman vasfında olduğunu, öte yandan davalı lehine iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, çekişmeli 110 ada 16 parsel sayılı taşınmazın 1. derece doğal sit alanı sınırları içerisinde kalması nedeniyle zilyetlik yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Davacı … temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.04.2013 tarihli ve 2013/3884 Esas, 2013/4456 Karar sayılı kararı ile, “çekişmeli taşınmazın sit alanında kalıp kalmadığının tespiti ile davacı yararına zilyetlik yolu ile mülk edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun araştırılması ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece İlk Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın 1. derece doğal sit alanı içinde kaldığı, dolayısıyla 5563 sayılı Yasa’nın 11. maddesi gereğince zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu ve zilyetlikle iktisap koşullarının davacı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
C. İlk Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.12.2015 tarihli ve 2015/4392 Esas, 2015/12357 Karar sayılı kararı ile, ”çekişmeli taşınmazın sınırında orman bulunmasına rağmen usulünce orman araştırmasının yapılmadığı, ziraat bilirkişi taşınmazın üzerinde 30-40 yaşlarında 2 adet zeytin ağacı bulunduğu ve geçmişten beri var olan doğal formlarında olduğu belirtilmesine rağmen zeytin ağaçlarının aşılı olup olmadığı ve aşı yaşlarının kaç olduğu konusunda belirtme yapılmadığı” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 18.12.2018 tarihli ve 2016/433 Esas, 2018/1064 Karar sayılı kararıyla, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, dava konusu taşınmazın ziraat arazileri içerisinde kaldığı, dava konusu taşınmazın yörede bulunan tarım arazileri ve sınır komşusu olduğu, tarım arazileri ile aynı toprak ve topografik özelliklere sahip kültür arazilerinden olduğu, taşınmazın kapsadığı alanın 1992 tarihli hava fotoğraflarında genel olarak içerisindeki ağaç ve bitki örtüsü itibariyle çevre orman alanlarından farklı açık renkte ve yapıda görüntü verdiği, taşınmazın fiili durumunda mevcut olan taş set terasların hava fotoğrafı üzerinde fotoğrafa yansıyan renk tonu itibariyle ile görüldüğü, bu durumun mahallinde dinlenen mahalli bilirkişilerin zilyetliğe ilişkin beyanları ile de örtüştüğü, parsel yüzeyinde herhangi bir taşınır veya taşınmaz kültür varlığı ve kültür varlığı kalıntısının bulunmadığı ve herhangi bir kültür varlığının koruma alanında kalmadığı, böylece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. ve 17. maddelerinde düzenlenen zilyetlikle kazanma koşulları davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
E. İkinci Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı … vekili, Yargıtay bozma kararına aykırı olarak düzenlenen, gerekçesiz ve denetime imkan vermeyen bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, çekişmeli taşınmazın sit alanında kalmakla beraber orman vasfı taşıdığını ileri sürerek, Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
F. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zilyetlik nedeniyle kadastrodan önceki hukukî sebeplere dayanılan 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü süre içinde açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713/1. maddesi, “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. “
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi, “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 17. maddesi, “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14. maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir.’’ hükümlerini içermektedir.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.