YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12142
KARAR NO : 2023/828
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/252 E., 2017/695 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında görülen tapu iptali – tescil ve el atmanın önlenmesi davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı … İdaresi 11.09.2008 tarihli dava dilekçesinde; İzmir ili …. ilçesi … Köyü 364 ve 365 sayılı parsellerin tapuda davalılar adlarına kayıtlı olduğunu, bu parsellerin orman olarak sınırlandırılmasına itiraza ilişkin davalarının reddiyle parsellerin orman kadastro komisyonun kararında olduğu gibi orman olarak tesciline ilişkin Urla Kadastro Mahkemesinin 15.05.1990 tarihli ve 1988/267 Esas, 1990/49 Karar sayılı kararının kesinleştiğini, ancak, kararda köy adının yanlışlıkla … Köyü olarak yazıldığını, bu nedenle kararın infaz edilemediğini, parsellerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan bölümlerinin tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ve davalıların el atmalarının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
2. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde dava tarihinden önce 1978 yılında yapılıp, 18.09.1979 tarihinde tarihinde bitirilen ve 07.04.1980 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ile 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı Kanun ile değişik 2 nci madde uygulamasının mevcut olduğu, daha sonra 1986 yılında yapılan aplikasyon ve 3302 sayılı 31.8.1956 tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 2/B uygulaması 11.06.1987 tarihinde ilân edildiği ve … Köyünde 1987 yılında yapılan orman kadastrosunun ise 06.05.1988 tarihinde ilân edildiği anlaşılmaktadır.
II. CEVAP
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2012 tarihli ve 2008/330 Esas, 2012/433 Karar sayılı önceki kararı ile, davanın kabulüne, çekişmeli …. ilçesi … Köyü … Mevkii 364 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, aynı yer 365 sayılı parselin 09.09.2011 ve 13.02.2012 günlü bilirkişi krokisinde (A1) ile gösterilen 1.462,12 m2 ve (B1) ile gösterilen 1.209,28 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, 365 sayılı parselin P.19 nolu iç parsel içinde kalan ve krokisinde (A2) ile gösterilen 1.930,07 m2 ve (B2) ile gösterilen 5.100 m2 olmak üzere toplam 7.030,76 m2 yüzölçümündeki bölümünün payları oranında tapu malikleri adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı … İdaresi vekili ve davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.04.2013 tarihli ve 2013/952 Esas, 2013/4790 Karar sayılı ilamıyla; “364 nolu parsel yönünden temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verildikten sonra, 365 nolu parsel yönünden ise eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “İzmir ili … ilçesi … köyü … mevkii (yukarı demircili) mevkii, 365 parsel (yeni 241 ada 1 parsel) sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile, 365 parsel (yeni 241 ada 1 parsel) taşınmazın fen bilirkişisinin 11.05.2017 havale tarihli raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 2.072,07 m2, D harfi ile gösterilen 3.976,80 m2 ve E harfi ile gösterilen 125.918,71 m2 olmak üzere toplam 131.967,58 m2 alanlık kısmın aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, İzmir ili … ilçesi … köyü … mevkii (yukarı demircili) mevkiinde kain 365 parsel sayılı taşınmazın 11.05.2017 havale tarihli rapora ekli krokide 304-305-306-307 nolu orman sınır hattı ile P19 olarak sınırlandırılan alan içerisinde yer alan ve B harfi ile gösterilen 2.109,80 m2, C harfi ile gösterilen 6.573,09 m2 ve yol olarak gösterilen 342,30 m2lik alan olmak üzere toplam 9.025,19 m2lik alanın; 19/64 hisse oranında davalı …, 15/64 hisse oranında davalı …, 15/64 hisse oranında davalı …, 15/64 hisse oranında davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline, davalıların 11.05.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda 365 parsel sayılı taşınmaz içerisinde yer alan A, D ve E harfi ile gösterilen ve davacı … İdaresi yönünden orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilen alanlar ile dava konusu 364 parsele yönelik yapmış oldukları müdahalelerinin men’ine, 364 parsel yönünden verilen tapu iptali ve tescil hükmünün Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2013/952 Esas, 2013/4790 Karar sayılı ilamı ile onanmış olması nedeniyle kesinleşen hüküm yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; vekil edeni olan davacı … idaresi harçtan muaf olduğundan aleyhine harca hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre dava, tapu iptali – tescil ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun), 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun), 1744 Sayılı 6831 sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 sayılı Kanun), 3302 sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun),
3. Değerlendirme
Davacı … İdaresi vekili, İlk Derece Mahkemesi kararını, davacı kurum aleyhine harca hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, hükmü sadece bu yönden temyiz etmiş olup, karar tarihinden sonra, 28.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile “…, 02.07.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlardan, bu Kanunda belirtilen görevleri kapsamında düzenlenen kâğıtlar sebebiyle damga vergisinden ve tapu ve kadastro işlemlerinden kaynaklanan döner sermaye hizmet bedellerinden muaftır,” hükmü gereğince, davacı … İdaresinin açtığı dava nedeniyle aleyhine harca hükmedilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı … İdaresi vekilinin, aleyhlerine harca hükmedilmesine yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan “Kadastro Kanunu’nun 36/A maddesi ve 6100 sayılı Kanun’un 323/1-a maddeleri uyarınca alınması gereken 1.366,20 TL harcın, peşin alınan 270,00 TL harçtan mahsubu ile kalan 1.096,20 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,” ibaresinin çıkartılarak yerine, “Davacı … İdaresi, 7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.