Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12199 E. 2023/1289 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12199
KARAR NO : 2023/1289
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki taşınmazın 2/B çalışması kapsamında kaldığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; … ilçesi, … Mahallesinde bulunan sınırlarını bildirdiği taşınmazı önceki zilyedi …’dan 03.08.1993 tarihinde satın ve zilyetliğini devir aldığını, bu yerin 04.09.1987 tarihinde 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B madde uygulama çalışması ile orman sınırları dışına çıkarıldığını ancak 3402 sayılı Kadastro Kanununa (3402 sayılı Kanun) 5831 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (5831 sayılı Kanun) 8 inci maddesi ile eklenen Ek-4 üncü maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu sırasında taşınmaz hakkında tespit yapılmadığını, Ek-4 üncü maddeye göre yapılan çalışmada mutabakat raporu düzenlendiğini ve mutabakat raporunun zemine aplikesi sırasında 2/B madde tutanak ve haritasının sehven kaydırılarak yanlış uygulandığını ve davacının zilyetliğinde olan taşınmazın orman sınırları içerisinde kabul edilerek, kullanım kadastro çalışmasına dahil edilmediğini açıklayarak, davacının kullanımında olan dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun’un, 3302 sayılı Kanun’un 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (3302 Sayılı Kanun) değişik 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışında kalan yerlerden olduğunun tespitini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2013 tarihli ve 2011/543 Esas, 2013/82 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili ve davalı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi 30.06.2014 tarihli ve 2014/2059 Esas, 2014/6937 Karar sayılı kararı ile “hükmün onanmasına” karar vermiş, davalı Hazine vekili ve davalı … İdaresi vekili karar düzeltme istemi sonunda, aynı Dairenin 14.09.2015 tarihli ve 2015/8796 Esas, 2015/7202 Karar sayılı kararıyla “yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli olmadığı, hükme dayanak raporu hazırlayan bilirkişilerce, 3116 sayılı Kanun gereğince yapılan orman kadastrosu ile daha sonraki yıllarda yapılan aplikasyon, 2 nci madde ve 2/B uygulamalarına ait haritalar ile 5831 sayılı Kanun çalışmaları sonucunda oluşturulan pafta örneği ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilmek ve ayrı ayrı gösterilmek suretiyle taşınmazın konumu belirlenmemiş; yine mahkemece yöredeki ilk orman tahdidi ve 2/B madde uygulama çalışmalarına ilişkin tutanaklar ve orijinal renkli orman tahdit haritaları dosyaya getirtilmediği gibi bilirkişilerce hazırlanan raporda da kesinleşen orman ve 2/B madde uygulama çalışmaları ile 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile eklenen Ek-4 üncü maddeye göre yapılan aplikasyon ve düzeltme çalışması arasında var olduğu ifade edilen uyumsuzluğun nedenleri ile aplikasyon ve düzeltmenin kanun ve yönetmeliklere uygun yapılıp yapılmadığı denetime olanak verecek şekilde açıklanmamış, bundan başka yapılan keşfe yerel bilirkişi götürülüp, çekişmeli taşınmazı ilgilendiren orman sınır noktaları tespit edilmemiş, uzman bilirkişiler tarafından zeminde orman sınır noktaları bulunmuşsa dahi bu husus da keşif tutanağına yansıtılmamış, ayrıca orman kadastro tutanakları, orman kadastro tutanaklarının düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası uygulanarak orman kadastro tutanakları da bu yolla desteklenmemiştir. Bu nedenle tüm tahdit tutanakları dosya içine alındıktan sonra yapılacak keşif sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek, onama kararı kaldırılarak hüküm bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davacının imar barışından faydalandığını, bozma öncesi ve sonrasındaki raporların çeliştiğini ancak çelişkinin giderilmediğini, 2010 yılında yapılan çalışmalarıda hata yapıldığını, taşınmazın 1981 den önce orman vasfını yitirdiği hava fotoğraflarında görülen ağaçların meyve ve fındık bahçesi olduğunu açıklayarak, zilyetlik süresi de göz önüne alınarak hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunla eklenen Ek-4 üncü madde uyarınca yapılan aplikasyon ve düzeltme işlemi sırasında orman sınırları içinde kalan taşınmazın, 6831 sayılı Kanun’un 2/B madde çalışması kapsamında kalıp kalmadığının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi, 3402 sayılı Kanun’un ek 4 üncü maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.