YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12208
KARAR NO : 2023/980
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/51 E., 2019/156 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki Tapusuz Taşınmazın Tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı … dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Köyünde bulunan dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği yaklaşık 1 dönümlük tapusuz taşınmazı babasından 1990 yılında satın aldığını ve eklemeli zilyetlikle birlikte 75 – 80 yıldır taşınmazı zilyetliğinde bulundurduğunu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu ileri sürerek, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi uyarınca taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1963 yılında arazi kadastrosunun, 1971 yılında ilan edilerek kesinleşen seri usûlle orman kadastrosunun, 2001 yılında ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 3302 Sayılı 31.8.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la (3302 Sayılı Kanun) değişik 2/B madde uygulaması çalışmalarının yapıldığı, dava konusu taşınmazın arazi kadastrosu sırasında çalılık olarak tapulama harici bırakıldığı anlaşılmaktadır.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; haksız olarak açılan davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.05.2015 tarih ve 2014/23 Esas, 2015/240 Karar sayılı önceki kararı ile, davacının davasının, dava konusu … Manavgat … köyünde bulunan kadastrocu bilirkişilerin 13.11.2014 tarihli rapor ve eki 2 nolu krokisinde B ile gösterilen sarı ile taranmış 494,49 m²lik yer yönünden sübuta erdiğinden kabulü ile bu yerin aynı köy ve ada son parsel numarası verilerek davacı adına tarla vasfı ile tapuya tesciline, geri kalan ve paftasında yol olarak gösterilen kısım yönünden ise sübuta ermediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih numarası belirtilen önceki kararına karşı davacı ile davalı Hazine ve davalı … vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) (20). Hukuk Dairesinin 13.12.2017 tarih ve 2017/8013 Esas, 2017/10520 Karar sayılı ilamıyla; “Hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın yörede seri usûlle yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığının belirtildiği, tahdit seri usûlde yapıldığından ve serinin dışında kalan yerlerde henüz orman sınırlandırmasının yapıldığından söz edilemeyeceğinden taşınmazın orman olup olmadığının ve hukuki durumunun eski tarihli resmi belgelere göre saptanması gerektiği, ancak somut olayda en eski tarihli hava fotoğrafları incelenmediği, sadece 1963 yılı memleket haritasında taşınmazın çalılık olarak gösterilen alanda kaldığının ve eğiminin görsel olarak yapılan ölçüme göre % 8 – 10 arasında olduğunun tespit edildiği, 6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (J) bendi gereğince, eğimi % 12′ nin üzerinde olan fundalık, makilik ve çalılık niteliğindeki yerlerin orman sayılan yerler olarak kabul edileceği, dosyada bulunan ve hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporunda taşınmaz eğiminin %8 – 10 arasında olduğunun belirtildiği, bunun görsel olarak yapılan ölçüm olduğunun raporda ifade edildiği, taşınmazın gerçek eğim durumunun klizimetre ile ölçülüp belirlenmediği açıklanarak, çekişme konusu yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının saptanması, orman sayılan yerlerden olmadığının anlaşılması durumunda ise imar ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşip geçekleşmediğinin belirlenmesi ve yasal hasım olan … Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi” gereklerine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bilirkişi raporları, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları doğrultusunda dava konusu taşınmazın evveliyatının orman sayılan yerlerden olmadığı, imar ihya edildiği ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 02.01.2019 tarihli harita mühendisi bilirkişi …’in raporu ve krokisinde A ile gösterilen 772,36 m²lik (metrekarelik) tescile konu taşınmazın aynı mahalle 108 adanın son parsel numarası altında tarla vasfı ile davacı adına tapuya tesciline, aynı rapor ve krokisinde A1 ile gösterilen 124.13 m²lik (metrekarelik) yerin ise tapulu arazide kaldığından bu bölüm yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay bozma ilamındaki eksikliklerin giderilmediğini, davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin yeterli araştırma yapılmadığını, bozma ilamı öncesi mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile bozma sonrası alınan beyanların çelişkili olduğunu, taşınmazın bulunduğu mevkiden 3367 sayılı Kanun uyarınca uygulama geçmiş olduğundan imar uygulaması kesinleşene kadar zilyetlik süresinin devam edip etmediği yönünde araştırma yapılmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, Tapusuz Taşınmazın Tescili istemine ilişkindir.
2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14, 17 ve 18.maddeleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.